<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686</id><updated>2012-01-07T02:28:48.203+02:00</updated><category term='Şarkıların dili'/><category term='Türkiye&apos; nin Tina Turner&apos;ı'/><category term='bozacının sesi'/><category term='beğenmezsen seyretme canım aa'/><category term='uykum var'/><category term='KONUK YAZAR; Malla'/><category term='Sümela manastırı'/><category term='hetoks her ne neyse'/><category term='gerçekler'/><category term='böyle kursa ne denir?'/><category term='başarı dolu bir yıl.'/><category term='kim'/><category term='mis gibi nergis'/><category term='Tahsin Amca naptın:('/><category term='tuğba ablaaaa'/><category term='Anket Defterime Yazarmısın'/><category term='karar arifesi veee karar'/><category term='ucuzluk'/><category term='nasıl.beş n bir k'/><category term='bu yolun parasını da ben vermedim mi dolaylı olarak'/><category term='Kurslardan kurs beğen'/><category term='Kadın olmak'/><category term='Beklenti'/><category term='evlenme kardeşim sen'/><category term='arşiv sorunsalı'/><category term='Kaçış yok'/><category term='ohh beee'/><category term='M.J efsanesi'/><category term='değişiklik yapın'/><category term='ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca'/><category term='Aşk'/><category term='psikoloji'/><category term='Misafir odalarını özgür bı-ra-kın... Hepsi benim'/><category term='dinime küfreden Müslüman olsa'/><category term='detoks'/><category term='domuz gribi'/><category term='İkona Firdevs'/><category term='çabuk çıkmaz derler.'/><category term='Eskiye mazi derler'/><category term='belki de o rahat etmiştir'/><category term='kereviz mi bööh'/><category term='yaa benim aslında daha çok şey keşfetmiş olmam lazımmm'/><category term='özgür'/><category term='özgürsün'/><category term='blog ödülüm var'/><category term='ah çocuklar'/><category term='masum değiliz'/><category term='uyurken üstünüz açık kalmasının sonuçları'/><category term='kadın erkek evlilik'/><category term='mayıs ayları gevşer gönül yayları'/><category term='miami vice'/><category term='uyusun da büyüsün ee... ee...'/><category term='süslü adamlar'/><category term='oh ne rahat'/><category term='kuğuların ihaneti'/><category term='bereket'/><category term='kadınlar kutlansa da bir kutlanmasa da'/><category term='bu koku başka koku'/><category term='baba'/><category term='inadın katır cinsi olanı'/><category term='leopar leopar olalı böyle moda görmedi'/><category term='orman kaçkınlarımı deseydim.  nato kefari nato mermari'/><category term='üniversite sınavı'/><category term='anmne'/><category term='kıskanç'/><category term='nefsine hakim olamayan yaratıklar'/><category term='ee... bebeğime eee...'/><category term='acaba beni seviyomu'/><category term='şaş şaş şaşırt'/><category term='yüzde bilmem kaç'/><category term='insanlar hakettiği gibi yönetilirler'/><category term='lidyalılar'/><category term='JamesMcAvoy'/><category term='ıslah etsin'/><category term='gavur icat'/><category term='kokoşum şimdi kokoş dermişim'/><category term='Kendi kendinin hayalet avcısı ol'/><category term='Dükkanınızı yenimi açtınız-30 yıl kadar önce'/><category term='ütü yapsın yeter'/><category term='çiklet'/><category term='bakan'/><category term='malı kıymetli mi'/><category term='ilim'/><category term='çirkin ördek yavrusu'/><category term='hoş ama boş kişilikler'/><category term='cumartesi bunalımım'/><category term='zuzaylılar'/><category term='para-para-para'/><category term='geleceğe bakalım en iyisi'/><category term='iş'/><category term='Spor bahane'/><category term='Çemberin içindesindir yada dışında'/><category term='sıfır beden de ne'/><category term='olmaz ki böylede evlenilmez ki'/><category term='vergi vermeden olmaz'/><category term='kadın'/><category term='gündelik'/><category term='Evliymiş ama uygunmuş'/><category term='gülmek var'/><category term='ÖSS'/><category term='Orkid&apos;in garip araştırması'/><category term='zeka seviyesi'/><category term='kararım karar'/><category term='oynatmaya az kaldı'/><category term='Ev kadınlığı şahane'/><category term='cool'/><category term='yöneticiye kafa atmak suç mu?'/><category term='Hadise'/><category term='canım alışveriş yapmak istioooooo'/><category term='polaroid'/><category term='damarlarımda çağlayan Türk kanı'/><category term='Delidir ne yapsa yeridir'/><category term='film'/><category term='Yaprak Dökümü'/><category term='Ah bayramlar küçüklüğümün bayramları:('/><category term='helikopter'/><category term='yatak şahane'/><category term='karı-koca'/><category term='Dedikodu mu yoksa'/><category term='gelinsiz damat'/><category term='Zilini çaldır sana  kim olduğunu söyliyim.'/><category term='Kıvanç aşkı ;Aşk-ı Memnu'/><category term='çüklü Ayşe'/><category term='olmalı mı olmamalı mı'/><category term='Aşk_ı Memnu'/><category term='eski anılar'/><category term='Aynı hepsi aynı'/><category term='ÇAT DİYE ÇATLAMAK ÜZEREYİM;OBAMA İSTİYORUM'/><category term='saklambaç gazisi'/><category term='o muhabir istanbula gelmesin lütfen'/><category term='yorgunluk'/><category term='fazla mal göz çıkarmaz'/><category term='içdökmenin hafifliği'/><category term='artık yeter'/><category term='puzzle'/><category term='ilk yazım:10.02.2002'/><category term='sinir sistemine zararlı haberler'/><category term='ısıtmayan mikro dalga'/><category term='minik kağıtlara yazılan minik notlar'/><category term='nisan'/><category term='utanıyorum'/><category term='Ah ergenlik vah ergenlik'/><category term='kalın kaş sendromu'/><category term='işe yarasa bari'/><category term='evler'/><category term='defile'/><category term='Değeri kadar değer'/><category term='bezmek'/><category term='Gezilerden gezi beğen'/><category term='rahat ol'/><category term='kadınların beklentisi nereye kadar'/><category term='5Temmuz 2009'/><category term='Baba-Kız'/><category term='balık eti gibisi var mı'/><category term='ne kullanıyor ya bunlar'/><category term='sevilmek'/><category term='dağınıklık  bahane'/><category term='heyoooo mimlendimmm'/><category term='ev işi'/><category term='çok sevindirik oldum benn'/><category term='çocukluk fikirleri'/><category term='deniz ve mehtap'/><category term='bilge insan sendromu'/><category term='Bir yudum şarap ve ben'/><category term='Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar'/><category term='zihni sinir proceleri'/><category term='Dizilerden dizi beğen'/><category term='ah bi çocuk olsam'/><category term='Annelerine benzemeyen çocuklar'/><category term='derdini anlat'/><category term='MİSAFİR Mİ DEDİNİZ'/><category term='ya sabır ya selamet'/><category term='celebrityler'/><category term='özgürüm'/><category term='erkekler de yorulsun'/><category term='BİZ DE TAM ÇIKIYODUK.BÖYLE MİSAFİRE CAN KURBAN'/><category term='kendi düşen ağlamaz'/><category term='keşfedilmem lazımmm.'/><category term='tombul'/><category term='yalan'/><category term='metoks'/><category term='camlarım tertemiz oldu'/><category term='kafa göz dalma isteği'/><category term='inansam da inanmasamda'/><category term='PMS sendromu'/><category term='iyi dileklerimiz olsun'/><category term='Sarı saçlarından sen suçlusun'/><category term='kıskanmak'/><category term='sevgili'/><category term='çizgiler'/><category term='dansöz gibi kıvırtmak'/><category term='Hepimize sağlık'/><category term='geldi bahar ayları'/><category term='İlki kadın değiller'/><category term='yazmamak mı.'/><category term='kocamgil kapat şu alarmı...'/><category term='ah bide cigara içmeseler'/><category term='aklıma hiç gelmemiş'/><category term='kadınların bu hali ne olacak'/><category term='oldu mu şimdi'/><category term='Little Miss Sunshine'/><category term='Eh biraz köşe yazarlığı var'/><category term='sevgililer günü dedik o da geçti'/><category term='mutfak'/><category term='Havalardan mı ne'/><category term='sabır sabır ya sabır'/><category term='bedava alışveriş'/><category term='Konuk Yazar:Malla'/><category term='güzellik'/><category term='her neyse'/><category term='eskiye özlem'/><category term='Bahar geldi'/><category term='ohh tuzlu tuzlu'/><category term='316 atlı'/><category term='yazık çocuklara'/><category term='kafa atasım geldi'/><category term='Vincent Cassel'/><category term='yemeğin salçalısı kadının kalçalısı'/><category term='herşey'/><category term='kuş olup uçan paracıklarımız'/><category term='beş para etmez'/><category term='devekuşu kafanı kuma gömmeee...'/><category term='mutluluk'/><category term='sifonu unutmasalar'/><category term='sen nerde tilkiler peşinde'/><category term='kağıt ormanlar'/><category term='regl&apos;im geldi patron'/><category term='ayakkabı ayakkabı olalı...böyle dillenmedi'/><category term='ayrılık'/><category term='gelen gideni aratır'/><category term='yüksek tepelere ev kurmasınlar'/><category term='Çalışmak'/><category term='özgürlük gider mi-gitmez mi'/><category term='entellik dantellikten fayda yok'/><category term='sandığa dizle tepmek'/><category term='manikür pensi sorunsalı'/><category term='çemberimde gül oya'/><category term='sevgili hatırla sevgili'/><category term='mörevizyon'/><category term='çöpçatan'/><category term='huzur'/><category term='teröre lanet'/><category term='Ağlama değmez hayat bu gözyaşlarınaaa...'/><category term='ekonomik kriz paranoyası'/><category term='bunlar insansa ben değilim'/><category term='Bekarlık sultanlık mı'/><category term='şerefsiz'/><category term='Zülfü livaneli Ada'/><category term='yellozluk sertifikası'/><category term='Sıkı can iyidir'/><category term='ağlamak yok'/><category term='trendy hayvan'/><category term='yerel gazete yetmiyorrr'/><category term='Aşkın Kitabı'/><category term='offf'/><category term='seksi şempazeler'/><category term='aile kıymeti'/><category term='örtmencilik'/><category term='Uçanla kaçan kurtulur'/><category term='homurtulu buzdolabı'/><category term='uyumaktan şişmek'/><category term='çekirdek çitlemek çıt çıt'/><category term='beyaz saç'/><category term='ders'/><category term='senelerin hatırına'/><category term='meziyetli ol'/><category term='ah şimdi o sokakta olsakk'/><category term='Süperstar ajda'/><category term='kadın sağlığı'/><category term='annelerin çeyiz hastalığı'/><category term='yüksek'/><category term='dokunmatikmiş'/><category term='evliliğin anatomisi'/><category term='özgür willy:)'/><category term='Komşu komşunun külüne mi muhtaç....Ev alma komşu al'/><category term='güzelliğin bedeli'/><category term='izin'/><category term='bakalım geçmişe yolculuk yapacak mısınız'/><category term='paylaşım'/><category term='vicdan nerede kaldı?'/><category term='çocuk istismarına hayır'/><category term='Ben bahara'/><category term='ah jane vah jane'/><category term='Büyümüş te küçülmüler'/><category term='ziller kimin için çalıyor'/><category term='hüzün'/><category term='deli deli küpeli'/><category term='Çin işkencesi'/><category term='Yemede yanında yat'/><category term='Sevgilisizler Günü'/><category term='çikolatalar gelsin'/><category term='Afganistan'/><category term='beyin cevize benzer'/><category term='Zenginin malı:)'/><category term='boş bakmak'/><category term='haber izlemek istemiyorummm'/><category term='güç'/><category term='kına konsepti'/><category term='çöp insanları'/><category term='ev işi bunu bilir evli kişi'/><category term='Ünlü olmak ya da olmamak'/><category term='anneannecimm'/><category term='yumruk hala boğazımda'/><category term='insanlar'/><category term='hata'/><category term='bilim'/><category term='yok mu bunara bir dur diyecek'/><category term='nerede'/><category term='Valentin Day'/><category term='Tecrübe'/><category term='günebakan'/><category term='Allah akıl fikir versin'/><category term='Ne varsa eskilerde var.ah eski şarkılar'/><category term='Uyusunda büyüsün ninni'/><category term='aşk dediğin'/><category term='BeşNbirK'/><category term='sevinç'/><category term='tavsiyeye dikiz'/><category term='biri gider biri kalır'/><category term='of of'/><category term='değişen bi şey yok'/><category term='içimin yağları eridi vallahiiii'/><category term='takma kafana tokadan başka bir şey'/><category term='Monica Bellucci'/><category term='büyü dükkanı'/><category term='Yemek'/><category term='kokuların dünyası'/><category term='sadakatsiz hayvanlar'/><category term='sen çok yaşa Firdevs:))'/><category term='gerçek'/><category term='erövizyon'/><category term='dokunma hafızası'/><category term='kıskancım'/><category term='inat'/><category term='kadın dediğin balık etli olur'/><category term='Bütün aşklar tatlı başlar'/><category term='Tele tabi telefon mesajları'/><category term='ye akıllı ol'/><category term='arap ikilemi'/><category term='güzel'/><category term='Erkekler de kapansın'/><category term='üzüntü'/><category term='zuzaylı insan türü'/><category term='20lik diş'/><category term='Erkek dediğin testosteronlu mu olsun testosteronsuz mu'/><category term='yakan'/><category term='Kabaramazsın kel fatma annen güzel sen çirkin'/><category term='Yeni Yıl_Yeni Blog'/><category term='takıl tukul'/><category term='yüreğimde yeri var'/><category term='Türkan Şoray'/><category term='botoks'/><category term='erkek Fatma'/><category term='deniz seki güme gitti'/><category term='yaşlanıyorum mu ne'/><category term='oh misss'/><category term='ergenlik halleri'/><category term='KONUK YAZAR;'/><category term='alışveriş şahane'/><category term='Milano sendromu'/><category term='yaz geldi çarşıya kiraz gelecek'/><category term='çeyiz'/><category term='dizim benim'/><category term='banka'/><category term='Babalar günü'/><category term='bahar demem bahar gelmeyince'/><category term='mutlu ol.'/><category term='ayçekirdeği'/><category term='annelik duyguları'/><category term='kiminle'/><category term='Ne varsa eskilerde var. Teknofobikmiyim neyim ben'/><category term='sevmek'/><category term='aşşkkk'/><category term='Bloxoo günün blogu'/><category term='İş bahane'/><category term='okul dediğin'/><category term='yarışma'/><category term='sevgililer gününe 5 kala'/><category term='itfaiyeci şapkası'/><category term='kıskançlık'/><category term='eski eş yine yeni eş'/><category term='evlilik'/><category term='sağlıklı yaşam palavraları'/><category term='al gülüm ver gülüm'/><category term='Ayna ayna söyle bana'/><category term='Allah çirkin şansı versin'/><category term='çuval çuval para kazanan dizi oyuncuları'/><category term='el bebek gül bebek ee... bebeğime eee...'/><category term='çanak çömlek'/><category term='para para para'/><category term='Anne Hatteway'/><category term='çanak'/><category term='Recep İvedik resmi koyacaktım ama yok be o kadar da değildim:)'/><category term='lüküs hayat'/><category term='duygu insanı'/><category term='bir demet menekşe'/><category term='sivrisineğe ilaç lazım'/><category term='teknolojik yan tesir'/><category term='Nebahat Çehre'/><category term='hacet gidermek mi'/><category term='Gazanfer Özcan'/><category term='KONUK YAZAR;KENDİNİ BERBAT HİSSETMENİN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI'/><category term='tabak'/><category term='kazık kuaförlerden nedir bu çektiğimiz'/><category term='kızlarını sahneye atan ana-baba güruhu'/><category term='keşfetmek'/><category term='nasıl duruyorlar o şeylerin içinde yaa'/><category term='anneannem benim'/><category term='şarkıların adı var'/><category term='sınırlar'/><category term='aslında daha neler var yazacak'/><category term='herşey para'/><category term='listeler uzar gider'/><category term='abur cuburun dayanılmazlığı'/><category term='mis çarşaflar'/><category term='ya valla çok sinir oluyorum'/><category term='gevşer gönül yayları'/><category term='kıskançsın'/><category term='Yeni Bir Yıl'/><category term='Akıllı blog ödülüm var'/><category term='çocukluğuma dönesim var'/><category term='erkekler'/><category term='çocuk deyip geçme'/><category term='çikolata sevgilim ben seni sevdikçe severim'/><category term='Ali Kırca sadece benim sinirlerim mi bozuyor'/><category term='keşke verdiklerimiz yerini bulsaaa'/><category term='duygusuz ruhlar'/><category term='azmin sonu zafer'/><category term='yörevizyon'/><category term='çıkar yol'/><category term='Yazmak mı zor'/><category term='asparagas'/><category term='eh pesss valla'/><category term='rutin'/><category term='çocuk büyütmek iğneyle kuyu kazmak'/><title type='text'>HÜPCADISI</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>185</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3770327099401561281</id><published>2011-03-03T03:56:00.003+02:00</published><updated>2011-03-03T04:05:28.225+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın erkek evlilik'/><title type='text'>KADIN-ERKEK-GÜZEL YURDUM</title><content type='html'>﻿&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-iWRJhInP1AA/TW70yvlnt2I/AAAAAAAAA8U/AIl0rPuEILk/s1600/Resim%252520040.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-iWRJhInP1AA/TW70yvlnt2I/AAAAAAAAA8U/AIl0rPuEILk/s320/Resim%252520040.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;Kadınlar ve erkekler. Kimse bu iki cinsiyet arasındakileri ne araştırmaktan ne de yazmaktan yorulmadı. &lt;br /&gt;Bunlara ben de dahilim. Ama hayatın kendisi işte... &lt;br /&gt;Bu aralar bir sürü araştırma sonuçlarına rastladım basında. Çok çeşitli konularda yapılmış. Kadın- erkek eşitliğinden, ailedeki rollerine, aşık olduklarında içine girdikleri değişim rüzgarlarının şiddetine kadar.&lt;br /&gt;Kadın-erkek eşitliği konusuna hiç girmek istemiyorum. Girince çıkılmayacak bir konu. Zaten meclisinin kimi kadın üyelerinin , kadını erkeğe denk hale getirecek bir yasa tasarısını reddetmiş olduğu bir ülkede yaşıyorum .Yorum yapılabilecek bir durum değil.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Neyse bir araştırmadan bahsedeyim: Aşk kadınların ve erkeklerin hormonlarını farklı etkiliyormuş. Nasıl mı? İki taraf birbirine benzemeye başlıyor, kadın erkekleşiyor, erkek de kadınlaşıyormuş.. Biraz yumuşatıyor anlaşılan. Hoş bugüne kadar huyu güzeller kadar, aşık olduktan sonra daha çok sertleşen erkekler de duyduk. Bu kadınlaşma olayı ne kadar doğru bilemiyorum. Bu konunun temelinde de doğanın iki aşık arasındaki tüm farklılıkları yok etmeye çalışması yatıyormuş. Ne bileyim doğanın böyle bir eğilimi olması hoş tabi ama çoğu erkeğin doğaya aykırı hareket ettiği de bir gerçek.&lt;br /&gt;Ayrıca bu kadınlaşma meselesinin erkeklerin delikanlılıklarını zedeleyeceğini de unutmamak lazım. Asla ve katta kabul etmezler bunu güzel yurdumun taş fırın erkekleri. Ama okuduğum başka bir haberde de kadın otoritesinin aile içerisinde çok artmasından dolayı gelecek nesil erkeklerin biraz yumuşayacağından bahsediyordu. Allah saklasın, hele bu kabul edilemez bir şey.&lt;br /&gt;Yurdumun insanı demişken bir haberden bahsetmeden geçemeyeceğim. Balıkesir’de bir aile yakışıklı oğullarıyla kız istemiş ama meğersem asıl niyetleri aslında kızı daha az yakışıklı olan diğer oğullarına almakmış. Bunu öğrenen ve kabul etmeyen genç kız (Hakikaten genç,16 yaşında ) yakışıklı olanla kaçmış. Sonra olaylar karışmış, adliyelik olmuş, kız ailesine teslim edilmiş, yakışıklı da tutuklanmış.&lt;br /&gt;Trajikomik bir olay tabi. Üstelik 16 yaşındaki kızı evlendirmek istedikleri küçük!!! oğlan 37, kızı kapan yakışıklı da 41 yaşında imiş. Şimdi yukarıdaki olayla bağlarsak 41 yaşındaki amca 16 yaşındaki kızı görünce hafiften light mı oldu da, sonu tutuklanmaya kadar gidecek bir yola girdi?&lt;br /&gt;Bence aslında bütün bunlar bir yana küçük oğlanlarını çirkin buldukları için yakışıklı olanla kız isteyen ailenin psikolojisi ve da küçük oğlanın ne hissettiği incelenmeli. Daha ilginç sonuçlar çıkacağı kesin....&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3770327099401561281?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3770327099401561281/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3770327099401561281&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3770327099401561281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3770327099401561281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2011/03/kadin-erkek-guzel-yurdum.html' title='KADIN-ERKEK-GÜZEL YURDUM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-iWRJhInP1AA/TW70yvlnt2I/AAAAAAAAA8U/AIl0rPuEILk/s72-c/Resim%252520040.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-190792712896317604</id><published>2011-01-29T00:44:00.013+02:00</published><updated>2011-01-29T01:02:32.074+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayrılık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çöpçatan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlilik'/><title type='text'>ALMAN' DAN AL HABERİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TUNJoXPVwJI/AAAAAAAAA8A/mLUC2rK59eU/s1600/f73308f0ea9d8d432620b739ffe3586a_m.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TUNJoXPVwJI/AAAAAAAAA8A/mLUC2rK59eU/s320/f73308f0ea9d8d432620b739ffe3586a_m.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şu aşk denen şey olmasa bu dünyada daha az insanın karnı doyacaktı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Neyse ki var da, insanlar az buçuk evlerine bir şeyler götürebiliyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;En aygın aşk geçim alanı çöpçatan şirketler. Hala da zengin müşteri portföyüyle tam gaz devam ediyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Sonra buna bir de buna kazanova eğitim birimleri eklendi, eminim bunların kadınlar için hazırlanmış versiyonları da vardır. Sonuç: Daha çapkın bir bekar güruh.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Dolaylı yoldan aşk mevzusuna destek veren alanlar da var: Güzellik salonları, kuaförler, bir de tabii psikologlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Ve tüm bunlara bir yenisi eklendi: Ayrılık ajansı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Alman bir işadamı, kim bilir ne kadar hasılat yaptığı bu şirketle, eşleri ya da sevgililerinden ayrılmak isteyen ancak bunu onlara söyleyecek cesareti olmayan kişilere hizmet veriyormuş.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Ayrılık konusunun fiyat tarifesinde iki farklı iletim yolu var:&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Sempatik ya da doğrudan.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Tahmin ediyorum, aşırı kuvvetli olan tarafa doğrudan haber verme yöntemi uygularken, zayıf ve sulugöz olanlar için sempatik yöntem daha çok tercih ediliyordur.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Ayrılığın da sempatiği nasıl oluyorsa. Artık oyuncak ayı aracılığıyla mı oluyor, sempatik minik notlarla mı bilemiyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Bir de bildirim şekiller var: 20 Euro karşılığında telefonla arayarak, 50 Euro karşılığında ise bizzat görüşerek..&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Şimdiye kadar hiç olumsuz tepkiyle karşılaşmadığını da belirtmiş ayrılık elçisi.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Bir tepkiyle karşılaşmadığını söylemesi normal. Ben şahsen bu adam aracılığıyla terkedilen bir eş olsam halime şükrederim.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;İlişki başlarken en önde olan bir erkek, benden işi ayrılığı muştulamak olan bir adam aracılığıyla ayrılıyorsa varsın ayrılsın zaten.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Ayrılmak istediğini söyleyecek zerre cesareti olmayan birinden ayrılmak beni o kadar da üzmez böylece. O yüzden de ayrılık elçisine zarar vermek için bir neden kalmıyor ortada.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Dolayısıyla bu şekilde terkedilenlerin bu adama aşırı duygusal tepkiler vermemesi çok normal. Herkes oh be kurtuldum diye sevinmeye başlıyordur çünkü.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Dürüst ve açık olunması gereken bir konuda olduğu için bu yeni iş alanı bana çok samimiyetsiz geldi, hiç hoşlanmadım. Kazanova eğitim kursları bile daha sempatik gelmişti bana, en azından nispeten daha iyi bir amaca hizmet ediyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Ama ayrılık iletim merkezi.... Yok yok tasvip edilemez...&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt;"&gt;Böyle ayrılan sevgiliye kaba kuvvet uygulanması için de başka bir merkez açılabilir. Alman iş adamı bu konuya da bir eğilsin derim:)&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-190792712896317604?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/190792712896317604/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=190792712896317604&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/190792712896317604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/190792712896317604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2011/01/alman-dan-al-haberi.html' title='ALMAN&apos; DAN AL HABERİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TUNJoXPVwJI/AAAAAAAAA8A/mLUC2rK59eU/s72-c/f73308f0ea9d8d432620b739ffe3586a_m.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-779432927124548419</id><published>2010-12-17T02:08:00.003+02:00</published><updated>2010-12-17T02:15:59.200+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemede yanında yat'/><title type='text'>YEMEMEK İÇİN YENİ METOD</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TQqqbwN22kI/AAAAAAAAA7g/3BecLjiflRs/s1600/pie-eating-blue-eyed-women.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TQqqbwN22kI/AAAAAAAAA7g/3BecLjiflRs/s320/pie-eating-blue-eyed-women.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Her şeyin olduğu gibi yemenin de bir psikolojisi var elbet.&lt;br /&gt;Çok üzülünce iştah kesilir, mutlu olunca açlık insanın başına vurur.&lt;br /&gt;Tabi bunun tam tersi de geçerli.&lt;br /&gt;Depresyona girip dondurma kasesi kaşıklamak, ya da mutluluk sarhoşluğunda sürekli yemek yemeyi unutmak.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Görsel tarafını da es geçmeyelim. Renkli şekerlerle dolu bir kaseden şeker almak istemez misiniz? Ya da pastalarla dolu pastane vitrinlerine yapışmaz mısınız?&lt;/div&gt;Yok ben yapışırım oradan biliyorum. Öğlenleri çoğunlukla ofisin altındaki pastanede çıkan öğlen menülerinden yediğim için haliyle her gün bir pastane ziyaretim oluyor.&lt;br /&gt;Pastalar, envai çeşit şekerleme, kanepe, ekler ve benzeri zararlı!! yiyeceklerle dolu olan cam tezgaha genelde bırakın yan gözle, direkt boynum koparak bakıyorum. Ancak kendimle haklı olarak gurur duyuyorum ki, bugüne kadar yemek sonrası tatlı yememe prensibimi hiç bozmuş değilim. Sadece göz doygunluğu, nasıl bir terbiye ettiysem şu abur cubura aç bünyeyi, bugüne kadar kararımdan dönmüş değilim. &lt;br /&gt;Ama vitrinin o düzenlemesi insanı gerçekten baştan çıkartmıyor değil. Belki gözüktüğü kadar lezzetli bile olmayabilir bunlar. Mesela bir arkadaşım mozaik pasta dilimlerine dayanamayarak yemek yerine onu yemişti ama hayal ettiği lezzette çıkmadığı için bayağı hayıflanmıştı.&lt;br /&gt;Yemek yerine tatlı yediğine mi yansın, yoksa uğradığı hayal kırıklığına mı? &lt;br /&gt;Bir de böyle bir şey var, lezzeti hayal etmek. Somut olmayan birşeyi resmen kafanızda canlandırıyorsunuz, ne kadar güzel kurarsanız da, beklentileriniz gerçekleşmediği takdirde hayal kırıklığı o kadar yıkıcı oluyor:) Tatlı tadını hissetmeyi beklerken, beklentinin çok altında bir şeyle karşılaşınca hiç tadı yokmuş gibi gelir.&lt;br /&gt;Benim de canım o mozaik pastadan hep isterdi... Yoğun çikolata ve bisküvi tadı. Damardan çikolata takviyesi. Ama öyle değilmiş işte, kuru tatsız tuzsuz bir şey çıkmış.&lt;br /&gt;Hayal kırıklığına uğramadım mı, evet uğradım ama bir taraftan da içim rahatladı. En azından canımın çektiği pastane vitrininden bir zararlıyı elemiş oldum.&lt;br /&gt;O günden beri mozaik pasta istemiyor canım... Neymiş yemek isteyip de yemediğinizi başkasına yedirin, güzelse bir ara yersiniz, güzel değilse zaten bir daha asla canınız istemez.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-779432927124548419?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/779432927124548419/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=779432927124548419&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/779432927124548419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/779432927124548419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/12/yememek-icin-yeni-metod.html' title='YEMEMEK İÇİN YENİ METOD'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TQqqbwN22kI/AAAAAAAAA7g/3BecLjiflRs/s72-c/pie-eating-blue-eyed-women.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2054239402545020161</id><published>2010-12-02T00:32:00.001+02:00</published><updated>2010-12-02T17:14:24.980+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yakan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günebakan'/><title type='text'>BAKANLAR KURULU</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TPbMqu6AQ6I/AAAAAAAAA7Y/-RouGsNU90Y/s1600/rimel-surme.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="180" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TPbMqu6AQ6I/AAAAAAAAA7Y/-RouGsNU90Y/s200/rimel-surme.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İkili ilişkiler herkesin problemidir nedense. Kadını erkeği dost meclislerinin yegane konusu sevgililer, eşler olur. &lt;br /&gt;Herkesin herkesle bir problemi var. Kimi ilgisizlikten yakınır, kimi aşırı ilgiden. Kimi çok kıskançtır, kimi aşırı titiz, kimi maçodur, kimi de aşırı light. &lt;br /&gt;Kimse dört dörtlük olmadığı için de maalesef ilişkiler de dört dörtlük olamaz. Ama iki tarar da kendince ilişkiyi mükemmelleştirmeye uğraşır. &lt;br /&gt;Bir de ilişkilerde yöneten taraf vardır. Nasıl ki bir taraf hep daha fedakar, daha çok seven taraf oluyorsa, diğer tarafta belki bilinçli, belki de içgüdüsel olarak bu duyguları kullanmaya başlar. Belki kullanmak ağır bir kelime, ya da şöyle söyleyeyim: İlginin tadını çıkararak yan gelip yatmak.&lt;br /&gt;Yönetilen taraf, yönetenin suyuna gider sürekli. Baskın karakter yöneten olduğu için, yönetilen taraf her an bir kavga, her an bir huzursuzluk çıkabileceğinden, elinde çok kıymetli bir porselen tutuyormuş gibi davranır.&lt;br /&gt;Bence bu yönetim hakları bölüşülmeli. Koca devletlerin bile iktidarlarını iki parti oluşturabiliyor. Bakanlıklar bu iki parti arasında adil şekilde paylaştırılıyor. Hatta iktidarı eleştirmek için muhalefet denen bir taraf da var. Milyonlarca kişinin yaşadığı koca ülkelerde demokrasi var da, iki kişinin ilişkisinde olamıyor.&lt;br /&gt;Evet belki tek başbakan oluyor ama başbakan yardımcısı olan diğer partinin liderinin de neredeyse başbakanla eşit hakları oluyor.&lt;br /&gt;Diyorum ya ben de ilişkilerde hak paylaşımı yanlısıyım. Örneğin kapris bakanlığı, istenilen yere gitme bakanlığı, huzursuzluk çıkarma bakanlığı, morali bozuk olma bakanlığı, ilgiye muhtacım bakanlığı, sürpriz istiyorum artık bu ne yavan ilişki bakanlığı, ben senin arkadaşlarını seviyorum sen de benimkileri seveceksin bakanlığı falan olsun. Tüm bu bakanlıklar ortak yönetilsin, bunların her birinde iki tarafın da eşit hakkı olsun.&lt;br /&gt;Sadece aşk ilişkileri değil, hayatımızın içerisindeki diğer tüm insanlarla ilişkiler demokratik olarak yürüse kimsenin arasında problem çıkmaz. Bundan da adım kadar eminim...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2054239402545020161?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2054239402545020161/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2054239402545020161&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2054239402545020161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2054239402545020161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/12/bakanlar-kurulu.html' title='BAKANLAR KURULU'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TPbMqu6AQ6I/AAAAAAAAA7Y/-RouGsNU90Y/s72-c/rimel-surme.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1147789987402115248</id><published>2010-11-21T20:13:00.000+02:00</published><updated>2010-11-21T20:13:14.091+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gavur icat'/><title type='text'>BİLİMİN DİĞER YÜZÜ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TOlg1WUgz3I/AAAAAAAAA7U/WsTalBxF8lk/s1600/06crop.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TOlg1WUgz3I/AAAAAAAAA7U/WsTalBxF8lk/s320/06crop.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bilim teknik konular çoğu zaman keyifsiz ve sıkıcı gözükse de demek ki eğlenceli tarafları da olabiliyor.&lt;br /&gt;Yeniden üretilmeyecek ve üretilmemesi gereken bilimsel başarılara!!! verilen bir çeşit Nobel ödülü işte bu eğlenceli tarafları ortaya çıkarmak amacıyla veriliyormuş.&lt;br /&gt;Ama başlıkları görseniz üretilmemesi gerekenden çok, üretilse de yine gülsek denecek cinsten. Alın işte size liste:&lt;br /&gt;• Yetişkinlerin duyamadığı, ancak ergenlik çağındakilerin işittikleri rahatsız edici bir ses çıkaran "çocuk kovucu" aleti ( Ergen çocukların olmaması gereken ama olmakta inat ettikleri ortamlar için olmazsa olmaz değil mi?)&lt;br /&gt;• Ağaçkakanların neden başının ağrımadığına dair yapılan araştırmayı anlatan makale ( Her neden ağrımıyorsa ben de istiyorum)&lt;br /&gt;• Bir grup fotoğrafında, herkesin gözünün açık çıkmasını kesin olarak garantilemek için kaç fotoğraf çekilmelidir konulu araştırma ( Bir de kırmızı gözlü çıkma problemi var, bununla ilgili de bir araştırma var mıdır acaba??)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Gübre böcekleri neden hızlı yer konulu çalışma ( Tadını almamak için olabilir mi?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yazı tahtasına sürülen tırnağın sesi neden bu kadar rahatsız edicidir ( Düşününce bile içim kalkıyor...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Country müziğin intihara etkisi ( Bizde de arabesk müziğin jilete sevketmesi ile ilgili bir çalışma yapılabilir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Hula-hoop çevirmenin dinamiği ( Asla beceremedim, her ne dinamikse bende yok ondan kesinlikle)&lt;br /&gt;Görüldüğü üzere gülünç de gözükse bence son derece enteresan çalışmalar. En azından daha hayatın içinden. Evet belki ağaçkakan ve gübre böcekleri konusu çok içinde olduğumuz bir konu değil ama, diğerlerinin içeriğini öğrenmek faydalı olabilirdi.&lt;br /&gt;Bir de hıçkırığı dindirmekle ilgili bir başlık vardı ama şimdi onu buraya yazmak çok da uygun kaçmayacak, artık internetten bir bakıp okuyun, ben sorumlusu olmayayım:) Hıçkırığı dindireyim derken başınıza bir iş gelmesin...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1147789987402115248?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1147789987402115248/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1147789987402115248&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1147789987402115248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1147789987402115248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/11/bilimin-diger-yuzu.html' title='BİLİMİN DİĞER YÜZÜ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TOlg1WUgz3I/AAAAAAAAA7U/WsTalBxF8lk/s72-c/06crop.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3725681303902043468</id><published>2010-11-01T01:19:00.000+02:00</published><updated>2010-11-01T01:19:26.451+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sabır sabır ya sabır'/><title type='text'>SABIR SABIR YA SABIR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TM35JSyWcgI/AAAAAAAAA7A/-m_zUYJ3baY/s1600/2283492005_1.png" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" nx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TM35JSyWcgI/AAAAAAAAA7A/-m_zUYJ3baY/s320/2283492005_1.png" width="264" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İnsanın her istediği hemen olamıyor maalesef. Bu konuya paralel olarak da sabır diye bir kavram gelişmiş. Yani olmasını istediğin şeyin gerçekleşmesini beklerken şikayet etmeden, umudu kaybetmeden beklemek sabır göstermek oluyor.&lt;br /&gt;Aslında ailelerimizin bizi yetiştirirken en fazla dikkat ettikleri noktalardandır sabırlı olmak. Ama onlar bize sabırlı olmayı öğretmeye çalışırken, aynı zamanda da her istediklerimizi yaptıkları için tam sabırlı olmayı beceremiyoruz. Bu durum doyumsuzluğu ve buna bağlı mutsuzluğu getiriyor. (Ufak bir örnek verecek olursam, bir yerde bir şey beğendiğinizde onu ne yapıp edip en kısa sürede almadan içiniz rahat ediyor mu??? Parayı bulup buluşturup koşa koşa almaya gitmiyor musunuz??? Üstelik nesiller değiştikçe bu sabırsızlığa bağlı doyumsuzluk oranı iyice artıyor. Örneğin ben lisedeki halimle, bugünkü liseli profilini karşılaştırdığımda aramızdaki inanılmaz farklılıkları görüyorum ve bizden çok daha şımarık olduklarını farkediyorum. Ama aradan geçen sadece 8 senelik bir süre. Parantezim çok uzun oldu, kapatayım artık....)&lt;br /&gt;Neyse, insanın gençlik döneminde zaten her şey bir şekilde güllük gülistanlık gidiyor. Sorumsuz öğrencilik dönemi, çılgın gençlik günleri bitince bir anda hayatla yüz yüze kalınca insan bocalıyor. Çünkü kendi kendimize yarattığımız o ufacık fanus birazcık çatlıyor ve yavaş yavaş hayatın zorlukları birer birer içine sızmaya başlıyor. &lt;br /&gt;Artık yetişkin sayılıyor olduğundan herkes sizden bir şeyler beklerken, siz de elbette bir şeyler beklemeye başlıyorsunuz. Belki bu hayatın getireceği sorumluluklara hazır hissediyorsunuz kendinizi ama belki bir işiniz yok. &lt;br /&gt;Bakalım ne olur bu sürede??? Sabırla iş beklersiniz, beklersiniz. Peki bu bekleme süreci nasıl geçer? Belli aralıklarla “Ben bir şey olamayacağım, hep işsiz kalacağım, olmuyor işte, olmuuyoorrr!!!” tipinde hezeyanlar geçirerek gözyaşlarına boğulursunuz.&lt;br /&gt;Ama işte buna sabretmek değil, bunalıma girmek denir. Asıl sabır, insanın bu süreci kendi kendini yiyip bitirmeden ve kendine inancını yitirmeden geçirebilmesidir. Zaten çoğu zaman o kadar eften püften şeylere üzülüp kafayı takıyoruz ki geçip kaybolan şeyleri farkedemiyoruz bile.Oysa sabretmeyi öğrenebilsek, eminim güzellikleri görüp bunları yaşama fırsatı yakalayabiliriz.&lt;br /&gt;Ben açıkçası sabırsız bir insandım, her an her şey çabucak olsun diye bakardım. Ama büyüdüm artık birazcık. Her şeyin bir zamanı olduğuna, gelecekte bir yerlerde bizi güzelliklerin beklediğine iyice inanmaya başladım. Beklentilerim için sabır gösterdim, ve her şey göründüğünden çok daha kolay oldu. Son bir sabır olayım kaldı, o da sabır taşımı çatlatmadan gerçekleşirse rahata ereceğim. Zaten ya sabır taşı çatlayacak, ya ben:)&lt;br /&gt;HÜP NOT: Sabrın sonu selamettir, sabreden derviş muradına ermiş kalıpları da bu konuda söylenmiş özlü sözlerimizdendir. Değinmeden geçmeyeyim dedim.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3725681303902043468?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3725681303902043468/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3725681303902043468&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3725681303902043468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3725681303902043468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/11/sabir-sabir-ya-sabir.html' title='SABIR SABIR YA SABIR'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TM35JSyWcgI/AAAAAAAAA7A/-m_zUYJ3baY/s72-c/2283492005_1.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6891093331093996548</id><published>2010-10-17T20:56:00.001+03:00</published><updated>2010-10-17T20:57:28.911+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dansöz gibi kıvırtmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inat'/><title type='text'>KATIRIN İNADI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TLs3_WRfTuI/AAAAAAAAA68/U0LuJjtbmMQ/s1600/monkey-morris-2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TLs3_WRfTuI/AAAAAAAAA68/U0LuJjtbmMQ/s200/monkey-morris-2.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bende katır inadı var valla. Birini sevmedim mi sevemiyorum, mümkün değil. Bir sefer taktım mı, ııhhh ıhh içim ısınmaz.Taktığım bir kaç insan var mesela. Ama bakıyorum suç bende değil. Benim sevmediklerimi zaten kimse sevmiyor. Sevmemem için illa ki bana bir terslik yapmaları da şart değil. Tipinden anlıyorum uyuz tipleri, hani bazı insanlar iyidir yüzlerinden bellidir, nur yağmış derler ya. Böyleleri de tam tersi, gıcıklık akar suratlarından. Bir kere iki yüzlülüğe hiç gelemiyorum. &lt;br /&gt;Bana değil, başkasına yapmaları yeterli. Konuştuğu konuya ve kişiye göre ses tonunu değiştirenler... Özellikle de bir alt sosyal sınıfa ait insaları standart aşağılama ve emir tonunu takınanlar. &lt;br /&gt;Yapmacık davrandığı ayan beyan belli olanlar... &lt;br /&gt;Samimi olmadan canım cicim triplerine girenler... &lt;br /&gt;Çok bilmiş geçinenler. &lt;br /&gt;Normal şartlarda politik olmak, sevmediğin ama işinin düşebileceği tiplere şirinlik yapmak lazım ama nerdeee... Bırakın işimi hallettirmeyi, konuşmalarına dayanamadığım insanlara yapamam şirinlik falan. Eşim kızıyor bana, kızım köprüden geçene kadar ayıya dayı felsefesini unutma der ama... Ayı benim için her zaman ayı, dayı da dayıdır.Yok bundan ötesi. &lt;br /&gt;Neyse Kadıköy aynen devam en azından. Bu düz halimle siyaseti de beceremem ben. Dansöz gibi kıvırtamıyorum...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6891093331093996548?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6891093331093996548/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6891093331093996548&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6891093331093996548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6891093331093996548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/10/katirin-inadi.html' title='KATIRIN İNADI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TLs3_WRfTuI/AAAAAAAAA68/U0LuJjtbmMQ/s72-c/monkey-morris-2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3478973775098689863</id><published>2010-09-25T13:29:00.001+03:00</published><updated>2010-09-25T13:31:07.093+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olmaz ki böylede evlenilmez ki'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelinsiz damat'/><title type='text'>TOPLU İĞNE KADAR MANTIĞI YOK!...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TJ3PBz1rR_I/AAAAAAAAA6w/8608K2YDfwQ/s1600/gelin_damat_kediler.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TJ3PBz1rR_I/AAAAAAAAA6w/8608K2YDfwQ/s200/gelin_damat_kediler.jpg" width="197" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Resme bakıyorum, aslında güleceğim geliyor.&lt;br /&gt;Bir sürü beyaz toplu iğne kafası var sanki.&lt;br /&gt;Beyaz beyaz arap kıyafetleri içerisinde yüzlerce erkek.&lt;br /&gt;Ne yaptıkları ilk bakışta belli olmuyor.&lt;br /&gt;Haberin detayına baktığınızda anlıyorsunuz.&lt;br /&gt;Meğersem düğün varmış. Kendi düğünleri. Tabi resimde hiç kadın görmediğiniz için bu resmin bir düğün karesi olduğunu anlamamanız normal.&lt;br /&gt;Riyad’ta yapılan toplu bir düğün bu. Tam 818 erkek Riyad Valisi sponsorluğunda evlendirilmiş. Erkekler bizzat hazır bulunmuşlar düğün törenlerinde, kadınlar da gıyabında evlenmişler. Kendi düğünlerinde yoklar.&lt;br /&gt;Ama erkekler düğün boyunca yiyip içip eğlenmiş. Damat damata takılmışlar. Bekarlığa veda partisi tadında düğün. Ne hoş.&lt;br /&gt;Kadınlar haremlikte kendi aralarında eğlendiler mi bilmiyorum. Bu detay verilmemiş. Ama nikah esnasında kendi ağızlarından kabul ediyorum bile diyememişler, eğlenseler ne olacak. &lt;br /&gt;Garip geliyor ne bileyim. Bana camide haremlik selamlık olması da garip geliyor. Kadınların ön safta cenaze namazı kılamaması da. &lt;br /&gt;Hep arkada, hem ikinciden bile geri bir planda bırakılmaları, bana Müslümanlık’ın şartı gibi gelmiyor. Fani bazı kulların, muhtemelen çok iyi bildiğini sanan din bilginlerinin din adı altındaki kendi fikirleri. Tamamen geleneksel, göreneksel, böyle gelmiş böyle gider mantığı.&lt;br /&gt;Hepsini bir kenara bıraktım. &lt;br /&gt;Neden kadınlar kendi düğünlerinde eşleriyle ve tüm sevdikleriyle eğlenemiyorlar. Dışarıda gezmeleri sakıncalı, flört haram ama evleniyor artık ya, nikahı da mı düğünü de mi yasak! Hadi şahitlikleri kabul görmüyor, kendi adlarına bir şeyi kabul etmek de mi haram. Allah’ın huzurunda nikahlanıyorlar daha ne olsun. Düğün gelinin olayıdır bir kere, güzelce kıyafetini giysin, nikahının düğününün tadını çıkarsın, kurallar elverdiğince. Ama belli ki Arabistan’da gün yine erkeklerin günü.&lt;br /&gt;Yoksa erkekler kendilerine mi güvenemiyorlar, nikahı kıyılırken başkasının yeni eşine gözü kayar diye. Tehlike toptan bertaraf ediliyor. Şahane!&lt;br /&gt;Suudi hükümeti çiftlere iki günlük balayı da hediye etmiş. Allah bilir o tatile de sadece erkekler gidiyorlardır, nasılsa kadınlar evde oturup gıyabında balayı yaparlar. &lt;br /&gt;Hatta evlilik hayatları da gıyabında olsun. Gıyabında yemek, gıyabında temizlik, gıyabında kadınlık görevleri!!!, gıyabında çocuk. &lt;br /&gt;Madem nikahlar gıyabında kıyılabiliyor, bu işler de gıyabında pekala yapılabilir, Arap erkekleri bir denesin bakalım, bir zahmet....!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3478973775098689863?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3478973775098689863/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3478973775098689863&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3478973775098689863'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3478973775098689863'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/09/toplu-igne-kadar-mantigi-yok.html' title='TOPLU İĞNE KADAR MANTIĞI YOK!...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TJ3PBz1rR_I/AAAAAAAAA6w/8608K2YDfwQ/s72-c/gelin_damat_kediler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5550766917829686421</id><published>2010-09-18T19:26:00.002+03:00</published><updated>2010-09-18T19:28:30.718+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konuk Yazar:Malla'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir yudum şarap ve ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='annelik duyguları'/><title type='text'>BİR YUDUM ŞARAP VE BEN</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TJTn9BFNvnI/AAAAAAAAA6o/LFMR7yT2oVE/s1600/36gx3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" qx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TJTn9BFNvnI/AAAAAAAAA6o/LFMR7yT2oVE/s200/36gx3.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sarmaşıkları oldum olası sevmişimdir. Bu yüzden evimin bahçesini sarmaşıklarla donattım...&lt;br /&gt;Fırsatını bulursam bahçemize iner, orada tek başına oturur, gökyüzüne bakarım. Yıldızların ışıklarının bilmem kaç yıl önceki ışıkları olduğunu düşününce içim bir tuhaf olur.&lt;br /&gt;Mesela bu yıldızlardan birinin ışığının 25 yıl önceden geldiğini hayal edip, 25 yıl önceki halimi hatırlamaya çalışırım.&lt;br /&gt;Geçen gece yine bahçeye indim. Çiçekleri suladım. Çimenleri, ortancaları, hanımelini, yasemini... &lt;br /&gt;Aslında en çok da yasemini...Oturduğum zaman mis gibi kokusunu içime doya doya çekeyim diye.&lt;br /&gt;Yanıma bir kadeh de kırmızı şarap alıp bahçedeki tahta kanepeye şöyle bir uzandım. İlk defa şarap içtiğim bu gece, 20’li yaşlarımı gözümüm önüne getirmeye çalıştım.&lt;br /&gt;Evlendiğimizde 20 yaşındaydım. Nerdeyse çocuk yaşta anne olmuşum, şimdi öyle düşünüyorum. 21 yaşında bebeğimi ilk elime aldığım o anın, hayatımın en tılsımlı anı olduğunu düşünmeden edemedim. Düşünsenize, dokuz ay karnınızda hissedip, bilinmezlikle geçen zamanlardan ve acıdan sonra kucağınıza verilen bebeğiniz. Kızım, benim kızım...&lt;br /&gt;İnsan doğurduğuna bile inanamıyor. Öyle ilahi bir duygu fırtınası ki... O kadar yıldan sonra bile hala etkisini kaybetmemiş, gözlerim doluyor.&lt;br /&gt;Kızım yetişkin genç bir kız ve bu yazıyı kaleme aldığım gece, kendi evinde yaşamaya başladı.&lt;br /&gt;Onu büyütürken yılların bu kadar çabuk geçeceğini, kendi kanatlarıyla uçmasının bana bu kadar zor geleceğini hiç düşünmemiştim.&lt;br /&gt;Şimdi de oğlumu düşünüyorum.&lt;br /&gt;Bana tılsımlı dakikaları ikinci kez yaşattığı için ona hayranlıkla bakıyorum, seviyorum, öpüyorum, kokluyorum.&lt;br /&gt;Onun da bizden kopup, kendi kanatlarıyla uçmak isteyeceği günlerin yakın olduğunu düşündükçe duygularım doruk noktasına ulaşıyor, boğazıma bir şey düğümleniyor, ağlamak istiyorum.&lt;br /&gt;Sevinmem mi yoksa üzülmem mi gerektiğini bilemiyorum, ağlıyorum...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;KONUK YAZAR: Malla&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5550766917829686421?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5550766917829686421/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5550766917829686421&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5550766917829686421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5550766917829686421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/09/bir-yudum-sarap-ve-ben.html' title='BİR YUDUM ŞARAP VE BEN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TJTn9BFNvnI/AAAAAAAAA6o/LFMR7yT2oVE/s72-c/36gx3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4146341519389302443</id><published>2010-09-03T13:12:00.004+03:00</published><updated>2010-09-03T13:14:58.955+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beyin cevize benzer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ye akıllı ol'/><title type='text'>BEYİN VE ÇENE</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TIDJ_Ty00RI/AAAAAAAAA6g/4S8e1YeVW8Y/s1600/erkek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TIDJ_Ty00RI/AAAAAAAAA6g/4S8e1YeVW8Y/s320/erkek.jpg" width="316" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ve işte evrensel bir gerçek daha su yüzüne çıkmış oldu. 2.4 milyon yıl once bir genin mutasyona uğraması sonucu çene küçülmüş ve beyne yer açılmış.&lt;br /&gt;Yani çenenin küçülerek beyne yer açılmasını sağlayan bu gen kazara mutasyona uğramasaymış, muhtemelen hepimiz maymunduk. &lt;br /&gt;Çünkü maymunların çenesi insandan 10 kat daha güçlü imiş, çünkü onların geni mutasyona uğramamış. Güçlü çene, kafatasının belirli bir şekilde olmasını gerektirdiğinden; takdir edersiniz ki bu durumda da beyin için fazla yer kalmıyor. &lt;br /&gt;Fakat bana kalırsa herkesin tam mutasyona uğramış olduğundan da çok emin değilim ben açıkçası. Hani bir laf vardır “Az laf çok iş” diye, ben bu lafın çene kasları daha güçlü olan maymun eğilimli insanlar için söylenmiş olabileceğini düşünüyorum.&lt;br /&gt;Ortalıkta çok ama boş konuşan o kadar çok az mutasyona uğramış insan var ki, ben de bir türlü anlayamıyordum nasıl olur da bu insanlar bu kadar çok konuşur ama bu kadar boş konuşur diye. Bundanmış demekki. E tabi çok konuşurken çene kasları iyice çalışıyor, gelişiyor, böylece bir laf kalabalığıdır gidiyor. Sonra bu insanların bir kısmı politikaya atılıyor, konuşuyor da konuşuyor, sonra seçim zamanı geliyor, ortalıkta ne vaatler dönüyor.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Ama beynine yer açılmış olan zayıf çene kaslı insanlar böyle mi. Eğrinin doğrunun farkındalar, yanlışla doğruyu, dürüstlükle yalanı ne de güzel ayırıyorlar. Beyinlerini kullandıkça beyinleri daha da gelişiyor tabi. Hem kendilerine hem de çevrelerindekine ne kadar da faydalı oluyorlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4146341519389302443?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4146341519389302443/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4146341519389302443&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4146341519389302443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4146341519389302443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/09/beyin-ve-cene.html' title='BEYİN VE ÇENE'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TIDJ_Ty00RI/AAAAAAAAA6g/4S8e1YeVW8Y/s72-c/erkek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-631419518483867844</id><published>2010-08-20T00:22:00.001+03:00</published><updated>2010-08-20T00:23:29.948+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülmek var'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağlamak yok'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çikolatalar gelsin'/><title type='text'>İNSANIN SEYİR DEFTERİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TG2gT9NH-FI/AAAAAAAAA6Q/2ixP6ijGFd0/s1600/kadin.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TG2gT9NH-FI/AAAAAAAAA6Q/2ixP6ijGFd0/s320/kadin.jpg" width="218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şu bilim adamları hakikaten anlaşılır gibi değil. Tamam bazen araştırmalarının gerçekten ilginç sonuçları oluyor ki örneğin bugün bahsedeceğim araştırma öyle, ama yine de bu insanlar böyle garip işlerle nasıl uğraşıyorlar anlayamıyorum kimi zaman.&lt;br /&gt;Efendim, bilim adamlarının (Kim ki acaba bu böyle araştırmaları yapacak kadar geniş vakitli olan insan gürühu?? ) insanın seyir defterinde yaptıklarını araştırıp ulaştıkları sonuçlara göre, 76 yılı geride bırakmış bir insan yaklaşık olarak 80 litre gözyaşı döküyor, 12 yıl konuşuyor, 7 bin 300 yumurta yiyor, 5 yıl boyunca telefon ile konuşuyor, burun tüyleri yaklaşık iki metre uzuyor, cilt, kaşınma ve yaralanma nedeniyle19 kg. kaybediyor, 160 kg. çikolata yiyor, kalbi 3 milyar kez çarpıyor, yaklaşık 2 bin kişi ile şahsen tanışıyor, 3.5 yıl yemek yiyor, iki kez ciddi olarak aşık oluyor, toplam iki hafta boyunca öpüşüyor, 40 bin litre idrar yapıyor, altı aydan fazla tuvalette kalıyor, TV önünde 12 yıl oturuyor, el tırnağı 28 m. uzuyor, başında toplam 950 km saç uzuyor, toplam 22 bin km yürüyor, 415 milyon kez göz kırpıyor ve 21 yıl çalışıyor.&lt;br /&gt;Açıkçası ben bu kilometre taşlarına baktığımda, daha 30'larımda bunların bazılarını çoktan gerçekleştirmiş olabileceğimi düşünüyorum. Bir kaçını örnek vermek gerekirse, muhtemelen ben çoktan 5 yıl boyunca telefonda, 12 yıl boyunca da aktif olarak konuşmuş, 80 litre gözyaşını da dökmüşümdür. Affedersiniz ama çok konuşuyorsanız, hele hele de ota boka ağlıyorsanız, böyle oluyor.&lt;br /&gt;Neyse yine de bu son derece anlamlı!!! araştırmayı yaptıkları için söz konusu bilim adamlarına teşekkür ediyorum, ve sizi, bu yaşınıza kadar yukarıdakilerden hangi miktarlarda yaptığınızı hesaplamaya davet ediyorum:)&lt;br /&gt;HÜP NOT: Yediğim çikolatalar 160 kg. olmamıştır herhalde daha:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-631419518483867844?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/631419518483867844/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=631419518483867844&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/631419518483867844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/631419518483867844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/08/insanin-seyir-defteri.html' title='İNSANIN SEYİR DEFTERİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TG2gT9NH-FI/AAAAAAAAA6Q/2ixP6ijGFd0/s72-c/kadin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5925143230708286214</id><published>2010-08-10T01:23:00.002+03:00</published><updated>2010-08-10T01:35:58.376+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='malı kıymetli mi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskiye özlem'/><title type='text'>EŞYALARA BAĞLANDIM</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TGB_1LhUh_I/AAAAAAAAA6I/pW6CnOMMUDU/s1600/cats.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="137" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TGB_1LhUh_I/AAAAAAAAA6I/pW6CnOMMUDU/s200/cats.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Siz de eşyalarıyla duygusal bağ kuranlardan mısınız? Hani neredeyse çöpüne bile gönül bağıyla bağlananlardan.. &lt;br /&gt;Ben öyleyim, hem de çok fena. Resmen prangayla bağlanıyorum kişisel eşyalarıma. Benimcilik had safhada bende. İşin tuhafı malım kıymetli olduğu için falan da değil. Nasıl bir anne çocuğunu her şeylerden sakınır, öyle bir duygu işte. Mesela bugüne kadar her cep telefonu satışımda uzun zaman düşündüm. Her seferinde “Benim bu telefonla ne anılarım var, ne günler geçirdik birlikte, can yoldaşım benim...” triplerine giriyorum. &lt;br /&gt;En sevdiğim CD’lerim de aynı şekilde. Ödünç vermiş olayım bir tanesini, geri alana kadar içim rahat etmiyor. Verdiğim kişiden sakındığımdan değil. Başka CD olsa tamam, ama en favorilerimden biriyse, imkanı yok içim rahat etmez. Ayıp olmadan nasıl geri istesem diye kara kara düşünürüm. E niye veriyorsun diyeceksiniz, öyle malımı da başkalarından sakınanlardan da değilim. Yani bir garibim işte.&lt;br /&gt;Neyse, geçenlerde uzun zamandır almak istediğim bir şey aldım kendime. Ama almamla birlikte iyice bir tuhaf oldum. Rüyalarıma giriyor, birilerinin alıp götürdüğünü görüyorum, ağlıyorum ağlıyorum. Resmen çocuğum gibi benimsedim. Ellerden dillerden sakınır haldeyim. Şimdi isim takacağım ona ama daha ona layık bir isim bulamadım. Gidip gidip bakıyorum. Tozlanmışsa elimle siliyorum. Of ne çok toz var ya diyorum. Hep ondan bahsediyorum. Çünklü o benim ya, bana ait ya, kendim aldım ya. Garip bir duygu bu. Hatta annem çok dalga geçmeye başladı: “Hafif tırlattın sen, işte insanın çocuğunun olması da böyle, sonra aman anne ne çok üzerime düşüyorsun diyorsunuz, al sana işte, bak neden üstüne düşülüyormuş” falan diyor.&lt;br /&gt;E haklı. Hakikaten bırakın gönül bağını, anne-çocuk gibi oldum resmen.&lt;br /&gt;Bu eşyalarla bağ kurma huyumla ne yapacağım bilemiyorum. Kalemimi bile kaybetsem üzüldüğüm için, belki bu alışkanlığımı biraz bıraksam iyi olacak. Tabi elimden ne kadar gelirse.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5925143230708286214?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5925143230708286214/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5925143230708286214&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5925143230708286214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5925143230708286214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/08/esyalara-baglandim.html' title='EŞYALARA BAĞLANDIM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TGB_1LhUh_I/AAAAAAAAA6I/pW6CnOMMUDU/s72-c/cats.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8036993129628256787</id><published>2010-07-22T23:44:00.001+03:00</published><updated>2010-07-22T23:45:32.434+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oh ne rahat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lüküs hayat'/><title type='text'>TEK PROGRAM OH NE RAHAT</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TEitt7afyFI/AAAAAAAAA6A/qUWZzZWux7Q/s1600/camasir-makinasi-74995807.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TEitt7afyFI/AAAAAAAAA6A/qUWZzZWux7Q/s200/camasir-makinasi-74995807.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Her gün reklamlarda izliyoruz. Çamaşır, bulaşık makinalarının, buzdolaplarının, fırınların falan her geçen gün biraz daha atraksiyonlusu çıkıyor.&lt;br /&gt;Şu düğmeye bas şöyle olsun, bu düğmeye bas böyle olsun. Özel yıkama, çok muhteşem soğutma, kusursuz pişirme.&lt;br /&gt;Ama gel gelelim, o aletlerin üzerindeki düğmeler arttıkça benim kafamdaki sigortalar da daha fazla atmaya başlıyor.&lt;br /&gt;Zaten kullanma kılavuzları başka bir hikaye. Bu kılavuzlarda cevaplarını bulabildiğim soru sayım sıfır. Merak ettiğim hiç bir şeyi bulamıyorum.&lt;br /&gt;Sanki ben icat ettim, ben tasarladım, ben ürettim… Ne bileyim.&lt;br /&gt;Zaten hangisinde çok düğme var, başınızın belada olma ihtimali o kadar yüksek.&lt;br /&gt;Çok düğmelilerde yemek de yakarsınız, su da harcarsınız bol bol, çamaşırları da boyarsınız… Her şey başınıza gelebilir.&lt;br /&gt;O yüzden olsun tek düğme. Hem modeli çetrefillendikçe fiyatı da artıyor, hem basit hem ucuz.&lt;br /&gt;Bir de bilmem kaç programlılar var. Bir tanesini çözdük çünkü diğerleri eksik kaldı.&lt;br /&gt;Ben bulaşık makinasının en kısa zamanda, çamaşır makinasının en düşük sıcaklıkta yıkayan programlarını severim. Mikrodalganın sadece ısı ve sıcaklık ayar düğmesi olanlar makbul benim için.&lt;br /&gt;Gerisi hikaye, tek düğme, tek program. Gerisi boşuna program israfı, anlamak için harcadığın akıl ve zaman, başka bir şey değil:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8036993129628256787?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8036993129628256787/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8036993129628256787&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8036993129628256787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8036993129628256787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/07/tek-program-oh-ne-rahat.html' title='TEK PROGRAM OH NE RAHAT'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TEitt7afyFI/AAAAAAAAA6A/qUWZzZWux7Q/s72-c/camasir-makinasi-74995807.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4052421992063619144</id><published>2010-06-29T17:28:00.002+03:00</published><updated>2010-06-29T17:33:18.111+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sınırlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çizgiler'/><title type='text'>ÇİZGİ DIŞI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TCoDC_TTBEI/AAAAAAAAA54/y_1c1zC2f7Q/s1600/24.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ru="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TCoDC_TTBEI/AAAAAAAAA54/y_1c1zC2f7Q/s320/24.jpg" width="254" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Benim çok sık düşündüğüm bir şey var. Bilmem belki kimilerinize tuhaf gelebilir. Ne mi? Şöyle anlatayım:&lt;br /&gt;Bir tiyatrodayım mesela, sahnede son derece dramatik bir oyun sergileniyor. Salondaki kalabalık insan topluluğu dikkatini tamamen sahneye vermiş. Sahnedeki oyunu ne kadar beğenirsem beğeneyim, içimin sıkılmaması imkansızdır. Mutlaka oyunun bir evresinde afagan basma saatim gelir. O anda kafamdaki tek şey o salonu hafiften birbirine katmaktır. Kimsenin aklına bile gelmeyeceği bir anda yerimden fırladığımı, bir çığlık kopardığımı, ya da oyun devam ederken sahnenin kenarına gidip sahneye çıkmaya kalkıştığımı düşünürüm. İnsanların tepkisi ne olur ki diye düşünmekten de kendimi alıkoyamam. &lt;br /&gt;Bu illaki tiyatro olmak zorunda değil tabi. Ciddi bir konferans da bende bu çeşit taşkınlık duygularını uyandırmak için uygun bir mekan olacaktır.&lt;br /&gt;Asla eyleme dökeceğim davranışlar olmadığını biliyorum, zaten düşüncem huzur kaçırmak da değil. Benim bu tuhaf düşüncelere dalmamın sebebi çok sıkılmanın yanısıra, herkesin hiç farklılık göstermeden tek bir noktaya odaklanmaları. Neden bu kadar insan aynı şeye bakıyor, neden kimse farklı tepki göstermiyor, oyunu herkes mi bu kadar beğendi, ya da konferansta bir canlılık var da ben mi farkedemiyorum gibi garip hisler.&lt;br /&gt;Ama eminim çoğu insanda da ucundan azıcık vardır tekdüzeliğe karşı çıkmak, sıradan olmak istememek gibi düşünceler.&lt;br /&gt;Kimi çok cesurdur hayatın akışına bir dur der ve hayatın aktığı yönü değiştirmeyi başarır, kimi de bu kadar cesur değildir hayatın akışına kendini bırakır, bu akışa ne kadar isyanı olsa da iş buna bir dur demeye gelince kılını bile kıpırdatmaz.&lt;br /&gt;Diyorum ya amaç oyunu bozmak, çığlık atmak değil. Böyle düşünmek sadece insanın kafasında yapmak istediklerini ve bunların sonuçlarını analiz etme yöntemi. Hadi canım, çok sıkıldığınız herhangi bir yerde, sıkıntıdan patlayıp bir feryat ayağa fırlayıp orayı herkesin orayı terkettiğinden farklı terketmek istemediniz mi? Kandırmayın beni...:) &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4052421992063619144?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4052421992063619144/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4052421992063619144&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4052421992063619144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4052421992063619144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/06/cizgi-disi.html' title='ÇİZGİ DIŞI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TCoDC_TTBEI/AAAAAAAAA54/y_1c1zC2f7Q/s72-c/24.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5150727872087752154</id><published>2010-06-25T15:13:00.001+03:00</published><updated>2010-06-25T15:14:09.981+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teröre lanet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çıkar yol'/><title type='text'>YOK MU BAŞKA YOL?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TCSdRif237I/AAAAAAAAA5w/Y6dPxCbQLJI/s1600/asker.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="288" ru="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TCSdRif237I/AAAAAAAAA5w/Y6dPxCbQLJI/s320/asker.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten yapılacak bir şey yok mu? Yani savaşmadan, öldürmeden, daha fazla şehit vermeden?&lt;br /&gt;Tek çözüm yolu silahlanmaktan, kanunları daha da iyi savaşabilmek için değiştirmekten mi geçiyor?&lt;br /&gt;Masaya oturularak, el sıkışılarak, silahsız tartışarak yapılması hiç mi mümkün değil?&lt;br /&gt;Ben kendimi bildim bileli aynı laflar.&lt;br /&gt;Terörle mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.&lt;br /&gt;Bunun failleri en kısa zamanda yakalanıp cezalandırılacaktır.&lt;br /&gt;Bir daha böyle bir durumun yaşanmaması için gereki bütün önlemler alınacaktır.&lt;br /&gt;Teröristlerin kökü kazınacaktır.&lt;br /&gt;Acaktırların, ecektirlerin bir sonu yok.&lt;br /&gt;Ama daha birinin şokundan çıkamadan, bir diğerinin haberi geliyor.&lt;br /&gt;Ailelerin içi yanıyor.&lt;br /&gt;Bütün bunlara rağmen tek arpa yolu katedilemiyor.&lt;br /&gt;Vur vur bitiremedik. Neden anlaşılamıyor! Bu iş demek ki vurmakla bitmeyecek.&lt;br /&gt;Biz vurdukça onlar da vuracak, her seferinde daha fazla insanın canı yanacak.&lt;br /&gt;Sürekli gövde gösterisi yapacaklar, biz de onlara gözdağı vereceğiz.&lt;br /&gt;Küçükken kısa zamanda temizlenir bu bela zannederdim, herkes bu kadar iddilalı konuştuğuna göre. Çok safmışım.&lt;br /&gt;Şimdi biliyorum lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini.&lt;br /&gt;Bu savaştan çok insanın nemalandığını.&lt;br /&gt;Bu çekişmenin bitmesini isteyenler kadar, istemeyenler de olduğunu.&lt;br /&gt;Bu sorun kafalarda çözülmedikçe, asıl sebepleri, asıl bu destekçilerine ulaşamadıkça benim çocuğum da 30’una geldiğinde hiçbir şey değişmemiş olacak.&lt;br /&gt;Asıl destekleyenlerin ben dağlarda savaştığını düşünmüyorum. Birileri oturduğu yerden emrediyor. &lt;br /&gt;İşi kökünden halletmedikçe, savaşmak dışında bir çözüm bulmadıkça, bu çözüm herneyse, bu acıların sonu gelmeyecek korkarım.&lt;br /&gt;Giden askerlere, polislere acımıyorsanız, annelerine, annelere acımıyorsanız eşlerine, eşlerine acımıyorsanız çocuklarına acıyın.&lt;br /&gt;Artık birileri dişe dokunur, elle tutulur bir adım atsın, bir çözüm üretsin.&lt;br /&gt;Çünkü belli ki şimdiye kadar ki yöntemler pek işe yaramamış, kınamalara, kararlılıkla sürdürülen mücadelelere herkesin karnı tok.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5150727872087752154?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5150727872087752154/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5150727872087752154&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5150727872087752154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5150727872087752154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/06/yok-mu-baska-yol.html' title='YOK MU BAŞKA YOL?'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TCSdRif237I/AAAAAAAAA5w/Y6dPxCbQLJI/s72-c/asker.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2736822635620832756</id><published>2010-06-12T13:56:00.001+03:00</published><updated>2010-06-12T13:57:17.097+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zihni sinir proceleri'/><title type='text'>ZİHNİSİNİR PROCELERİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TBNnID51IeI/AAAAAAAAA5o/ZKSpF9SjUak/s1600/zihnisinir4ii5.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" qu="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TBNnID51IeI/AAAAAAAAA5o/ZKSpF9SjUak/s320/zihnisinir4ii5.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Evde birşeylerle uğraşırken keşke şu işi yapan bir alet olsaydı dediğiniz çok olmuştur eminim. Mutfakta yemek, salonda keyif, evin muhtelif yerlerinde ortalık toplayıp temizlik yaparken aklıma takılır böyle şeyler. Aynı annemle teyzem gibi. Bu tip fikirler konusunda ailede bir numaradır ikisi de.&lt;br /&gt;Şimdi nasıl projeler bunlar dediğinizi duyar gibiyim. Mesela pantalon paçaları için paça bantları olsa da topuklu ayakkabıyla ayrı düz ayakkabıyla ayrı paça ayarı yapabilsek. &lt;br /&gt;Islak mendillerin yer bezi olanları çıksa da yerleri sildikten sonra atsak. &lt;br /&gt;Ya da mutfakta çorbayı kendi kendine karıştıran bir tencere olsaydı ki Tefal bunu yaptı sanırım ama teyzem uzun yıllar önce bunu planlamıştı bile. &lt;br /&gt;Peki televizyon seyrederken ayaklarımızın altında mini pedallı bir alete ne dersiniz? Böylece televizyon izleyip birşeyler atıştırırken bir yandan da kalori harcayabiliriz.&lt;br /&gt;Hmmm bir de fosforlu kapı kilitleri fikrimiz var. Elinizde anahtarlık, uygun anahtarı bulup siz açana kadar ışık defalarca söner bazen. Özellikle de eliniz kolunuz dolu olduğu zamanlarda. İşte böyle anlarda karanlıkta parlayan kapı kilitleri süper olurdu, böylece anahtarı bulduktan sonra bir de kilidi bulma derdinden kurtulmuş olurduk. &lt;br /&gt;Ve son olarak benim en acil ihtiyacım: Saat gibi kurmalı yatak. Bu yatak kalkma saati geldiğinde sizi rahatsız ederek, gerekirse yataktan atarak uyandırma görevi üstleniyor. Sabah erken kalkma zorluğu çeken benim için bu aralar çok lazım valla. &lt;br /&gt;Neyse ben ve bizimkiler bu projelere kafa yoraduralım ben de sizin fikirlerinizi bekliyorum. &lt;br /&gt;HÜP NOT: Bu arada ojeyi sürdükten sonra parmağın kenarına bulaşan ojeyi tırnaktakini bozmadan çıkarmanın bir yolunu biliyorsanız mailleyin bana.(Kulak çubuğu dışında; sakar olan ben öyle de bozuyorum:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2736822635620832756?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2736822635620832756/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2736822635620832756&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2736822635620832756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2736822635620832756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/06/zihnisinir-proceleri.html' title='ZİHNİSİNİR PROCELERİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TBNnID51IeI/AAAAAAAAA5o/ZKSpF9SjUak/s72-c/zihnisinir4ii5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3385697830725965179</id><published>2010-06-04T19:09:00.001+03:00</published><updated>2010-06-04T19:12:48.053+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskançlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskanmak'/><title type='text'>KISKANÇLIK</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TAklDtKctHI/AAAAAAAAA5g/YiiZpGz5Hag/s1600/KADN_E~1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gu="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TAklDtKctHI/AAAAAAAAA5g/YiiZpGz5Hag/s320/KADN_E~1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kıskançlık bir çok yöne çekilebilecek bir mesele. Seven de kıskanır, kendisine güvenmeyen de kıskanır, karşısındakine güvenmeyen de kıskanır, başka insanlara güvenmeyen de kıskanır.&lt;br /&gt;Hatta bazen ufak tefek kıskançlık oyunları, gerçekten kıskanmayıp da kıskanıyor gibi yapmalar aslında matrak olabilir. Kös kös, mıç mıç, yapış yapış bir ilişki yerine, hafiften didişmek faydalı bile olabilir.&lt;br /&gt;Üstelik bir de seven kıskanır diye çıkmış ya bir kere, hiç kıskanılmayınca, “Acaba bende bir tuhaflık mı var?” bile denir, “Yaa sen niye beni hiç kıskanmıyorsuuuun??” olur.&lt;br /&gt;Eee biracık kıskançlık yapınca da “Sen benim hayatıma müdahele etmeye mi çalışıyorsun!!” olur bu sefer de. İnsan ne yapsa yaranamaz yani.&lt;br /&gt;Bence şaka yollu da olsa yapılan kıskançlıkların asıl nedeni, eğer kıskanan kişi ruh hastası değilse tabi, ya önceden alınan derslerdir ya da çevreye güvenilmemesidir.&lt;br /&gt;Etraf ava çıkmış bir güruh insanla dolu. Herkes eğlenceye birilerini bulmak amacıyla çıkıyor. &lt;br /&gt;O yüzden de çevreye fazla güvenmemek lazım. Çünkü yine ne arıza çıkıyorsa başkalarının yaptıklarından çıkıyor.&lt;br /&gt;Arayışta olan insan kadar tehlikelisi de yoktur zaten. Böylesi nereye bulaşacağını şaşırır ki, Allah şaşırtmasın.&lt;br /&gt;Ufak tefek de olsa, şakayla karışık da olsa kıskançlıkların sebebi budur.&lt;br /&gt;Aa unutulmamalıdır ki, neredeydin, ne yaptın, kimleydin, telefonun 15 dakika kapalıydı neler karıştırdın, bunu mu giydin çok açık gibi bayıcı, daraltıcı ve bunaltıcı davranış biçimlerine de girmemek, anaç tavuk gibi karşısındakine kuluçkaya alıp kıskanaçlık yapmamak gerekir. Böylesi bayar, bayıltır, iç şişirir, daraltır, yıpratır.&lt;br /&gt;Yani herşeyde olduğu gibi kıskançlığın da azı karardır insanın hoşuna bile gidebilir çünü sevildiğini hissettirir, çoğu zarardır insanın kendisini de karşısındakini de bitirir. Hatta bu biten söz konusu ilişki bile olabilir:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3385697830725965179?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3385697830725965179/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3385697830725965179&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3385697830725965179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3385697830725965179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/06/kiskanclik.html' title='KISKANÇLIK'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/TAklDtKctHI/AAAAAAAAA5g/YiiZpGz5Hag/s72-c/KADN_E~1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5214303242767212284</id><published>2010-05-21T14:22:00.001+03:00</published><updated>2010-05-21T14:26:29.289+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mayıs ayları gevşer gönül yayları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nisan'/><title type='text'>BAHAR ÖZEL</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S_Zst9OfNvI/AAAAAAAAA5Y/rF62JnQ3j-s/s1600/timirving3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gu="true" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S_Zst9OfNvI/AAAAAAAAA5Y/rF62JnQ3j-s/s320/timirving3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yaz geliyor ya şimdi, ben iki haftada bir bahar geldi, yaz gelecek, güneş var, neşe doluyor insan yazıları yazmadan duramam. &lt;br /&gt;Bu seneki geleneksel bahar yazılarım kapsamında da bu hafta köşemi bahara ve yaza hoşgeldine ayırmaya karar verdim. &lt;br /&gt;Yazımı üç bölüme ayıracağım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Güzel havalardan faydalanıp gidilebilecek yerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Ee haliyle bahar aşkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Hıdrellez&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak güzel havalardan faydalanma konusuyla başlayalım. Bir parça güneş görünce insan bir anda gezme planları yapmaya başlıyor birden. Nereye gitsek, bu güzel havada eve kapanmayalım deniyor.&lt;br /&gt;Doğa açısında zengin bir ilde yaşıyor da olsak, tesis olarak çok zengin olduğumuz söylenemez. Ya da bir yerler var da benim haberim yok. Bu da mümkün. Aklım bir karış havada, etrafla ilgilenmez gibi dolaştığım için yeni nereler açılmış pek haberim olmaz. Bazen bizim buralarda açılmış yerleri tesadüfen internette görüyorum da “Aaa burası bizim oralarda mı açılmış, hiç duymadım” diyorum. &lt;br /&gt;Çevre beldelerde pek adı sanı duyulmayan ama İstanbullular’ın akın ettiği bir kaç tesis okumuştum bir aralar.&lt;br /&gt;Hafta sonu geldi. Acaba ne yapılabilir? &lt;br /&gt;Kerpe tarafı var öncelikle. Eskiden insanın içini dışına çıkaran virajlı bir yolu vardı. Neyse ki yeni yolu yapıldı da, son bir kaç senedir insan gitmeye tasa çekmiyor. Ama bizim yazlığımız orada olduğundan ve neredeyse kendimi bildim bileli oraya gittiğimizden son bir kaç sezondur gezme tercihlerimin oldukça alt sıralarında yer alıyor. Ayda yılda bir gidiyorum denebilir ki bu gitmeyişlerime yaz ayları da dahil. Benim kişisel yorumlarımı bir kenara bırakırsak Kerpe, Kefken bu mevsimde pek hoş olur. Ne çok tenha, ne çok kalabalık. Haftasonu gezileri için ideal.&lt;br /&gt;Bir de Sapanca var. Göl kıyısında keyifli bir kaç mekan var. Hiç mekan olmasa çimlere serilmek bile yeter bence.&lt;br /&gt;Değirmendere- Karamürsel - Yalova tarafları iyidir de nedense diğer bahsettiğim seçeneklere göre biraz daha fazla şehirleşmiş olduğundan bana o kadar da cazip gelmiyor.&lt;br /&gt;Uzak seçeneklere gelince: İlk tercihim Polonezköy. Tavsiye edilir. Bir sürü kendin pişir kendin ye var. Hepsinde tahta masalar, çimlerde renkli minderler, istediğin kadar mangallık nevale alıp kendin pişirip tahta masalarda köy ekmeği eşliğinde yiyebiliyorsunuz. Biraz kalabalık olur ama çimlerde yürüyüp, biraz aşağıda ufak bir orman gezintisi yapmak için değer derim.&lt;br /&gt;Ağva’ya gelince… Açıkçası çok niyetlenip hala gitmediğim bir yer. Bu ara televizyonda ve nereye gitmeli tipinde haberlerde çokça rastlıyorum.&amp;nbsp;Birçok dizinin bazı sahneleri orada çekilmiş. İzleyince tam bahar gezmesi için ideal mevki demekten kendimi alamamıştım. En kısa zamanda orayı bir görmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de bahar aşkları….. Önceki bahar yazılarımda da bahsetmiştim. Bahar havası gelince insanların hormonlarında değişiklikler olduğu için aşık olmaya daha elverişli hale geliyormuş. Alın size gazetede okuduğum tıbbi bir açıklama: ''Göze çarpan güneş ışınları normalde arka kısımda yer alan göz çaprazı denilen bölgeye ulaşır. Sonra da beyne gider. Göz çaprazındaki sinir hücreleri bu ışınların gelişine göre iç saat denilen sistemi oluşturur. Vücudun yapmaya alıştığı şeyleri adeta kayıt altına alan bu sistem belli dönemler geldiğinde vücudu uyarır. İç saat böylece mevsimlere göre vücudu kontrol altına alır. Bahar döneminde fazlaca ortaya çıkan aşk dürtüsünün, mevsimsel döngünün üreme işlevi ile ilgili olmasından kaynaklanır'.&lt;br /&gt;Gördüğünüz gibi her şeyin suçlusu güneç ışınlar. Aşkını kışın bulanlar ne olacak peki? Güneş ışını gözüne çarpmadan aşık olanlar da var sonuçta. Peki bunlar ne olacak? Kimileri gözlerine giren güneşten etkilenmeden yürüdükleri yolda devam edecek, kimileri de güneşi zorla gözlerine gözlerine sokacaklar. Orasını bilemiyorum. Ama yine de hali hazırda aşık olanların illa ah gözüme güneş geldi, ben aşık olmalıyım diye havaya girmelerine gerek yok derim ben. Zaten içleri kıpır kıpır, daha fazla kıpırdanmaya ne gerek var.&lt;br /&gt;Ve gelelim baharın vazgeçilmezi hıdrelleze. Hıdrellez dedik o da geçti&amp;nbsp;... Ben yine isteklerimi bir güzel toparlayıp camın önüne çizdim. O istekler oradan silindikçe gerçekleşir diye bir rivayet var ama, bizde her temizlikte camların önü bezle silindiği için ben bu rivayeti pek ciddiye alamıyorum. Her ne kadar batıl da olsa hıdrellezin insana tuhaf bir coşku verdiği de bir gerçek. Gül ağacına bağlanan niyet dolu keseler falan pek eğlenceli....&lt;br /&gt;Bu bahar özel yazım da böylece burada bitiyor. Umarım yaz aylarından, güneşten, çiçeklerden, böceklerden bahsetmeden bir kaç hafta geçirebilirm. Yoksa en sonunda benim baharımdan herkese fenalık gelecek. İyi bir hafta sonu ve iyi baharlar:)&lt;br /&gt;:)&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5214303242767212284?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5214303242767212284/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5214303242767212284&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5214303242767212284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5214303242767212284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/05/bahar-ozel.html' title='BAHAR ÖZEL'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S_Zst9OfNvI/AAAAAAAAA5Y/rF62JnQ3j-s/s72-c/timirving3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1166894650334815535</id><published>2010-05-15T16:44:00.000+03:00</published><updated>2010-05-15T16:44:57.148+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk dediğin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevilmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevmek'/><title type='text'>BEN BU ARALAR...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S-6lICnxeKI/AAAAAAAAA5I/4l-tzM3YbVk/s1600/kadin-2229.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S-6lICnxeKI/AAAAAAAAA5I/4l-tzM3YbVk/s400/kadin-2229.jpg" width="265" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bazen burada bazı şeyleri kendimce tanımlamaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;Kendimce aşkın tanımını yapıyorum zaman zaman...&lt;br /&gt;Kendi olmayı bırakıp hep biz olmak. Kadının adam, adamın kadın olması biraz. Biraz güvence.. Alışkanlık, saygı, güven, sevgi, arkadaşlık. &lt;br /&gt;Bu tanımına kaldığım yerden devam edeceğim, benim için aşkın tanımı bu ara daha kapsamlı çünkü....&lt;br /&gt;Geçen zamana rağmen yine de beğenmeye devam edebilmek, hatta her gün biraz daha çok. Beğentinin, hoşlantının tavan yapması.&lt;br /&gt;Her türlü pespaye, yorgun, üzgün, hımbıl, mızmız, aksi, huysuz hallerin karşılıklı görülmesine rağmen bunları bile seviyor hale gelebilmek.&lt;br /&gt;Bazen aşırı alınganlık.. Karşında seni ne çok sevdiğini bildiğin kişinin konuştuğunu unutup alınmak. Kapris yapmak, tavır almak, ama tabii sonra dayanamamak.&lt;br /&gt;Deli gibi kıskanmak. Ona değil, başkalarına güvenmemekten. Karşı cinsin sevgilinize karşı arsız davranışları yüzünden delirmek. Hala hayatında biri olduğunu kabul edemeyenlere kafa atmak istemek. Şiddet yanlısı olmak. Bu insanların ar damarı nerede acaba diye merak etmek...&lt;br /&gt;Geyiğin en alasını çevirmek, deli gibi gülebilmek. Mutlu oldukça daha da komik hale gelebilmek.&lt;br /&gt;Birbiriyle dalga geçmek, en acımasızından...&lt;br /&gt;İş için katılınması gereken bir organizasyon için t-shirt boyarken hayal gücünü kullanabilmek için bile onu yanında istemek. Hayal gücünün birazını ondan almak için değil de, onun hayallerini de belki boyamak için. Sonunda saçmalamak ve üzerinde garip renkli ağaçlar, koyunlar, değişik renkte bulutlar olan bir tuhaf t-shirt giymek durumunda kalmak. &lt;br /&gt;Çok sevmek, sevildiğinden de emin olmak, her ne kadar emin değilmiş gibi yapsan da...&lt;br /&gt;:)&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1166894650334815535?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1166894650334815535/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1166894650334815535&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1166894650334815535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1166894650334815535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/05/ben-bu-aralar.html' title='BEN BU ARALAR...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S-6lICnxeKI/AAAAAAAAA5I/4l-tzM3YbVk/s72-c/kadin-2229.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7017578817000617481</id><published>2010-05-07T17:14:00.000+03:00</published><updated>2010-05-07T17:14:29.036+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='baba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anmne'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk deyip geçme'/><title type='text'>ESKİ MİNİKLERİN BÜYÜK HEDEFLERİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S-QgAsqI9vI/AAAAAAAAA5A/WM3PfIkFYWI/s1600/cocuk1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S-QgAsqI9vI/AAAAAAAAA5A/WM3PfIkFYWI/s320/cocuk1.jpg" tt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hep çok şanslı çocuklar olduğumuz söylenir bizim yaşlardakilere. Herşeyi daha kolay elde eden, her türlü teknolojiden ve son moda şeyden geri kalmadan ekmek elden su gölden yaşayan ballı jenerasyon.&lt;br /&gt;Türkiye’de her şey var artık. Yurtdışına giden tanıdıklara bir şeyler sipariş etmek zorunda değil hiç kimse. Beyaz eşyaysa beyaz eşya, mobilyaysa mobilya, kıyafetse kıyafet. Hiç bir şey eski moda değil, ama bu yok şu yok demiyoruz. Çünkü hepsi var.&lt;br /&gt;Eskiden böylemiymiş. Kimi zaman kahvenin bile lüks olduğu, tek kanallı ve renksiz televizyon zamanlarında yaşamış büyükler. &lt;br /&gt;Şimdinin bol bulamacına bakınca, böylesini hayal etmek zor.&lt;br /&gt;Büyüklerimiz evlenmiş, her şeyi tek tek kendileri yapmış. Aza kanaat edip, yıllarca çalışarak hayatlarını şimdiki konforlu haline getirmişler. Ama bir de o zaman herkes aynıymış. Yani zengin fakir uçurumu bu kadar derin değilmiş. Her olanak olmadığı için zengin de çok bir şey yapamazmış, fakir de. Herkesin hedefleri birmiş. O ankinden daha güzel ve rahat bir hayat.&lt;br /&gt;Şimdi bizim de hedeflerimiz var tabii. Fakat daha farklı hayat koşulları içerisinde olunca, insanın hedef kapsamları da değişiyor.&lt;br /&gt;Dedim ya şanslıyız biz ama, bir açıdan da şanssız. Çünkü zaten olanaklarla dolu rahat bir yaşamımız var. Evlenmeye karar verilince de durum biraz karmaşıklaşıyor.&lt;br /&gt;İçinde yaşadığımız koşulları minimum olarak kabul ediyoruz ister istemez. O yüzden de evin de, eşyaların da daha güzelini aramaya başlıyoruz. Öylesini seçiyoruz. Belki biraz kasıyoruz ödeyeceğiz diye ama yine de daha mutlu hissediyoruz kendimizi. Kirada oturacaksak oturabileceğimiz en güzel, en düzgün evi beğeniyoruz, alınabilecek en şık eşyaları almaya çalışıyoruz. &lt;br /&gt;Bunlar hedef olmuyor artık, zaten olması gereken bu diyoruz. &lt;br /&gt;Bu noktadan sonra hedefler başlıyor. Ev almalıyız, arabayı değiştirmeliyiz. Ama kimseden destek almadan, tamamen sahip olunan imkanlarla. Bunu da biz yaptık diyebilmeliyiz. Nasıl şimdi ailelerimizle gurur duyuyorsak, bizim çocuklarımızın da bizle gurur duymalarını sağlamalıyız&lt;br /&gt;İşimiz daha zor, olanak çokluğu içinde erişebilecek daha az yüksek hedef var eskiye nazaran. Ama olsun, hedefsiz de yaşanmaz ki. &lt;br /&gt;Gelecekte yapmak istediklerimizi birer nokta olarak kabul edip, bu noktalara kitlenip, elde etmek için çalışmak gerek bir aile olarak. Artık şımarık çocuk değil de, küçük bir ailenin iki bireyi olmanın tadı, biraz da böyle çıkar herhalde.&lt;br /&gt;:)&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7017578817000617481?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7017578817000617481/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7017578817000617481&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7017578817000617481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7017578817000617481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/05/eski-miniklerin-buyuk-hedefleri.html' title='ESKİ MİNİKLERİN BÜYÜK HEDEFLERİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S-QgAsqI9vI/AAAAAAAAA5A/WM3PfIkFYWI/s72-c/cocuk1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-187606904079456497</id><published>2010-04-30T14:02:00.001+03:00</published><updated>2010-04-30T14:04:07.087+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yatak şahane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dağınıklık  bahane'/><title type='text'>DAĞINIKLIĞA BAHANE</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S9q4NkSP15I/AAAAAAAAA44/TnltSp9lEJ8/s1600/YATAK_~1.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S9q4NkSP15I/AAAAAAAAA44/TnltSp9lEJ8/s320/YATAK_~1.JPG" tt="true" width="273" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte en sonunda dağınık yatakların aslında ne kadar sağlıklı olduğu ortaya çıkmış. Gözle gözükmeyen toz böcekleri nem oluşmaması nedeniyle dağınık yataklarda yerleşmiyorlarmış. Bu böcekler astıma ve bazı allerjilere neden olduğu için pek faydalı yaratıklar olduğu söylenemez. Hadi bu zararlarını geçtik, insan zaten varlıklarını düşününce içi kalkıyor. Yani insanın yatağında uyuyası gelmez, o kadar fena yani. &lt;br /&gt;Ama işte gözünü sevdiğimin bilimadamları bu konuya da bir açıklık getirdiler de, sabahları aceleyle çıktığımda düzeltemediğim yatak için vicdan azabı çekmekten kurtulmuş oldum.&lt;br /&gt;Benim bir talebim daha olacak, evet imkansız biliyorum ama yine de yazacağım:&lt;br /&gt;Örneğin makyajı silmeden ve diş fırçalamadan bir kaç gece koltukta uyuyakalıp bu işler sabaha kalınca, o bir kaç günün sonunda suratımı sivilceler basmasın, dişim ağrımasın. Ne bileyim, suratta kalan makyajın yüz derisini beslediği bilimsel olarak kanıtlansın mesela. &lt;br /&gt;Yok yani halim olsa yatağıma yatarım zaten, koltukta sabahlamam.&lt;br /&gt;Dedim ya, imkansız, bunun için öncelikle benim kalkmaya halim olması gerekiyor.&lt;br /&gt;Neyse yatağın dağınık kalmasına da bir bahane bulduk, anne kızma ya toz böcekleri gelmesin diye öyle bırakıyorum, yoksa yine uyanamayıp geç kaldığımdan falan değil....&lt;br /&gt;:)&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-187606904079456497?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/187606904079456497/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=187606904079456497&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/187606904079456497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/187606904079456497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/04/daginikliga-bahane.html' title='DAĞINIKLIĞA BAHANE'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S9q4NkSP15I/AAAAAAAAA44/TnltSp9lEJ8/s72-c/YATAK_~1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1167095598501823804</id><published>2010-04-27T14:10:00.000+03:00</published><updated>2010-04-27T14:10:49.091+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='celebrityler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='asparagas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ünlü olmak ya da olmamak'/><title type='text'>RAY PROBLEMİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S9bGJlvv0YI/AAAAAAAAA4w/aAUe-OzjnwE/s1600/adriana-lima-b8.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S9bGJlvv0YI/AAAAAAAAA4w/aAUe-OzjnwE/s320/adriana-lima-b8.jpg" tt="true" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Ünlü olmak ister miydim emin değilim. Belki biraz, ama milyonların hatta milyarların tanıdığı bir yüz olmak bir an düşününce belki çok cazip ama insanın ömründen eksiltiyor biraz da gibi geliyor bana. &lt;br /&gt;Hele de bunu kaldırabilecek çelik gibi bir bünyeye sahip değilseniz. Milyon, milyar dolarlar içerisinde yüzerken, etrafta bir sürü insan emirlere amadeyken karakteri ve bünyeyi rayında tutabilmek her yiğidin harcı olmasa gerek.&lt;br /&gt;Muhtemelen bütün aşırı ünlüler bir şekilde raydan çıkmıştır. Kimi daha az hasarla, kimi de bir sürü takla atıp ağır hasar görerek.&lt;br /&gt;Her gün gazetelere ve internet sitelerine manşet olmak, hakkında yalan yanlış bir sürü haber yazılması, fotomontaj resimler, hiç gitmediğin ülkelerdeki insanların seninle ilgili yazılanları okuyup, işin bırakın iç yüzünü hiç bir yüzünü bilmeden ileri geri konuşması.&lt;br /&gt;Hiç kimsenin ne dediği umrumda değil dense de, kuyruklu yalan. Özellikle müzik ve sinemanın özü kendini ve yaptıklarını birilerine beğendirmek. O kadar gardrop masrafı, yeni kostümler, rol için girilen bin bir kılık, alınan ses ve dans dersleri, hep ekrana, sahnelere, beyaz perdeye daha gerçekçi, daha görsel, daha inandırıcı, daha izlenebilir ve dinlenebilir bir şeyler çıkartabilmek.&lt;br /&gt;Gözönünde olunca da eee bu şimdi kimle beraber, ne yer ne içer merakı sarar ahaliyi. Sonra her giydiğin, her yaptığın herkese dert olur.&lt;br /&gt;Sanki bu halk ahalisi hep en güzeli yermiş, en güzeli giyermiş, en doğru kişiyle beraber olurmuş gibi... Bir de halka mal olma görevi vardır, çok lazım bir şeymiş gibi. Halk kendini bulmaktan aciz mi de, doğruyu ancak sahnelerdeki ünlülerden öğrenebiliyor.&lt;br /&gt;Misal Britney Spears... Daha 30larına gelmeden sayısız psikolojik tedavi, uyuşturucu bağımlılığı, garip garip evlilikler, intihar girişimleri. Milyar dolarlara yakın parası vardır kesin. Yani bütün hayatı boyunca hiç çalışmasa da kendisi ve yakınları bol bulamaç geçinebilir. Ama denge, akıl kalmamış, raydan çoktan çıkılmış. Tekrar raya girer mi, girse de doğru yolda gitmeyi başarabilir mi orası bir muamma.&lt;br /&gt;Bir de asalak tayfası var. Yok menajeri, yok kostümcüsü, yok makyajcısı kisvesi altında kendine sömürmeyi görev edinmiş, ünlü kişinin başını belaya sokmaya çalışanlar. Ünlü kısmısı, çevresinde güvenebileceği kimseyi bulamazken, aslında asrın hatasını yaparak bu asalak tayfasını en güvenilecek ilan edebilir. Yine Britney örneği... Uyuşturucuya alıştıran bizzat kendi menajeriymiş. Gazetelerin yalancısıyım.&lt;br /&gt;Misal Seda Sayan, Petek Dinçöz. Aklı fikri yok mu bu milletin genç kızlarının da , onlar evli olmadan birlikte yaşıyorlar diye RTÜK başkanı tarafından uyarı alıyorlar? Bekar genç kızlara iyi örnek olalım diye evlendilerse, keşke hiç evlenmeselerdi. Bekar genç kızlar televizyondaki ünlüleri örnek alacak kadar sivri zekalıysa, sanatçı da kendini örnek olmaya zorlamak zorunda mı?&lt;br /&gt;Ünlü olmanın çok güzel yanları vardır eminim ama bol para, sınırsız seçenek, lüks içerisinde yüzmek gibi gözardı edilemez avantajların yanında, uçan kuşa hesap vermek, hayatında görmediğin insanlara örnek oluyorsun diye davranışlarını değiştirmek, alakalı alakasız her durumda medyaya malzeme olmak(hoş aslında ünlüler medyayla besleniyor, onu seviyor ama sonra kendini zehirleyen yine medyanın ta kendisi oluyor), kendini her zaman herkese beğendirme zorunluluğu da kolay hazmedilebilir şeyler değil. Allah kolaylık versin...&lt;br /&gt;:)&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1167095598501823804?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1167095598501823804/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1167095598501823804&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1167095598501823804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1167095598501823804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/04/ray-problemi.html' title='RAY PROBLEMİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S9bGJlvv0YI/AAAAAAAAA4w/aAUe-OzjnwE/s72-c/adriana-lima-b8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4972273469244261996</id><published>2010-04-17T17:04:00.001+03:00</published><updated>2010-04-18T01:14:47.377+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul dediğin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziller kimin için çalıyor'/><title type='text'>DERS ZİLİ ÇALDI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S8m_3PxGg0I/AAAAAAAAA4o/oIRlQfE7Kug/s1600/1257807731_sinemalardan-145x213.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S8m_3PxGg0I/AAAAAAAAA4o/oIRlQfE7Kug/s200/1257807731_sinemalardan-145x213.jpg" width="135" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;ABD, Avustralya, Kanada ve İngiltere’deki eğitim öğretim yılı çoktan başlamış. Hatta bence hiç bitmemiş bile olabilir. Ne de olsa dört mevsim her türlü devam edebilecek olan bir eğitim bu.&lt;br /&gt;Yalnız saatlari biraz tuhaf. Yani okula hafta içi yerine Cuma öğleden sonra itibariyle tüm haftasonu gitmek zorundasınız. Neyse ki sınıfta olmuyor dersler. Saha çalışması yapılıyor.&lt;br /&gt;Hem de dağlarda bayırlarda değil, lokanta ve barlarda oluyor bu saha çalışmaları.&lt;br /&gt;Vur patlasın çal oynasına dalmamak lazım tabi. Ne de olsa okula bir şeyler öğrenmek için gidiliyor, eğlenmek için değil.&lt;br /&gt;Bir de müfredettan bahsedelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Kadınlara kur yapmanın sırları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bilimsel yöntemlerle konuşma sanatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Duyusal algılama tekniklerinin incelikleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Dokunarak flört yöntemleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Vücut dili kullanma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Belirgin duygusal bir atmosfer yaratma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Hikaye anlatma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda söylediğim ülkelerde düzenlenen Kazanova kurslarından bahsediyorum, ya da daha kibar tabiriyle “Kadınlara nasıl kur yapılacağını öğreten cazibe seminerleri”.&lt;br /&gt;Neyse ki sınıflar da kalabalık olmuyor; 7-8 kişiden oluşuyormuş.&lt;br /&gt;Bahçede sıraya girmek de yok. Bir otel lobisi ya da lokantada falan buluşulup, müfredattaki konuların teorik olarak üzerinden geçildikten sonra, akşamları da bir barda toplanarak kazanova adayı öğrencilerin gündüz öğrendiklerini pratiğe dökmeleri sağlanıyormuş. &lt;br /&gt;Kursun sonunda da karne olarak ne alıyorlar bilmiyorum. Herhalde eğitim-öğretim döneminde bir kadınla yakın temasa girmek falan takdir belgesinden sayılıyordur, yıldızlı pek iyi.&lt;br /&gt;Hoş iki teorik olarak iki göz süzme, bir iki kaş kaldırma öğrenilip, barda bir takım hanımlar üzerinde pratik yapılınca kazanova mı olunur!! Sonradan görme çapkından daha ileri bir şey çıkmaz. Ne de olsa kazanova olunmaz doğulur:)&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4972273469244261996?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4972273469244261996/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4972273469244261996&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4972273469244261996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4972273469244261996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/04/ders-zili-caldi.html' title='DERS ZİLİ ÇALDI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S8m_3PxGg0I/AAAAAAAAA4o/oIRlQfE7Kug/s72-c/1257807731_sinemalardan-145x213.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7843348150325864144</id><published>2010-04-09T14:15:00.001+03:00</published><updated>2010-04-09T14:17:19.144+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sarı saçlarından sen suçlusun'/><title type='text'>AKIL BAŞTA DEĞİL SAÇTA MI?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S78L65Gew2I/AAAAAAAAA4g/DhAbxlaCu3k/s1600/gallery_Film_Afi%26%23351%3Bleri_Das%2520Parfum%2520-%2520Die%2520Geschichte%2520eines%2520M%25F6rders%2520(2006).jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S78L65Gew2I/AAAAAAAAA4g/DhAbxlaCu3k/s320/gallery_Film_Afi%26%23351%3Bleri_Das%2520Parfum%2520-%2520Die%2520Geschichte%2520eines%2520M%25F6rders%2520(2006).jpg" wt="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Kimi dar kafalı insan grupları kadınları saçı uzun aklı kısa olarak tabir ederler. Ne boş düşünceler...&lt;br /&gt;Hala böyle düşünebilenler var gerçekten de.&lt;br /&gt;Bu saç olayıyla daha çok kadınları aşağı gören insanımsı toplulukların kafayı bozduğunu düşünürdüm.&lt;br /&gt;Yani diyeceğim Kuzey Kore hükümeti beni çok şaşırttı. Yok kadınlarını aşağı görmek değil onların olayı, daha farklı bir durum var.&lt;br /&gt;Evet yine olay saç uzunluğu ama bu kez erkeklerin saçları.&lt;br /&gt;Kuzey Kore hükümeti uzun saçlı erkekleri “sağlıksız antisosyalist aptallar” olarak nitelendirmiş ve savaş açmış. &lt;br /&gt;Peki ne demek bu “sağlıksız antisosyalist aptallar”?? Burjuva yaşamının kör takipçisi olmak demekmiş hükümetin açıklamasına bakılırsa.&lt;br /&gt;Resmi televizyonlarında saçların kısa olması kuralını ihlal edenlerin isimleri ve adresleri yayınlanıyor ve alay konusu olmaya maruz bırakılıyorlarmış.&lt;br /&gt;Peki nedir bu saç kısalığının limiti? Yani kaç cm boyunda olmalı ki, erkekler sosyalist yaşama uygun saçlara sahip olmalılar?&lt;br /&gt;Hemen söyleyeyim: Genç ve yetişkin erkeklerin saç boyu için en fazla 5 cm’ye izin var. Ama yaşlı erkekler için bu limit 7 cm. Neden? Yaşlılar kellerini kapatabilsin diye...&lt;br /&gt;Şimdi Kuzey Kore’de ne olur? 5 cm’i geçmeyen peruk satışında (uyduruyorum aslında, var mı ki böyle bir peruk modeli?) patlama yaşanır, saçı uzun olan erkekler uzun saçlarını kafa tepesinde toplayarak perukları geçiriler kafalarına ki resmi televizyon ajanlarına yakalanmasınlar ( bunu da ben uydurdum, resmi televizyon duyuruyorsa herhalde suçluları da o yakalıyordur).&lt;br /&gt;Ya da postiş siparişleri patlar bir anda. Uzun saçlılar saçları kestirip, kesilenlerle postiş yaptırırlar, evlerinde takarlar bari.&lt;br /&gt;Böylece dışarda sosyalist evde burjuva yaşamının kör takipçisi:)&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta sonu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7843348150325864144?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7843348150325864144/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7843348150325864144&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7843348150325864144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7843348150325864144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/04/akil-basta-degil-sacta-mi.html' title='AKIL BAŞTA DEĞİL SAÇTA MI?'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S78L65Gew2I/AAAAAAAAA4g/DhAbxlaCu3k/s72-c/gallery_Film_Afi%26%23351%3Bleri_Das%2520Parfum%2520-%2520Die%2520Geschichte%2520eines%2520M%25F6rders%2520(2006).jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3985094303528645716</id><published>2010-04-05T16:19:00.001+03:00</published><updated>2010-04-05T16:20:31.143+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üniversite sınavı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÖSS'/><title type='text'>CANLAR SIKILMASIN</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S7njYhl2FwI/AAAAAAAAA4Y/WW1D4yn2dxI/s1600/zBK327780HH493_250.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" nt="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S7njYhl2FwI/AAAAAAAAA4Y/WW1D4yn2dxI/s200/zBK327780HH493_250.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;18 yaşınızda ne kadar gözünüz açılmış olabilir.&lt;br /&gt;O yaşlarda sadece gönlü açılmış olmalı insanın aslında.&lt;br /&gt;Gençliğin baharında gelecek kaygısıyla yanıp tutuşmamak lazım.&lt;br /&gt;Ama ne mümkün tabi. Her sene daha kanlı oluyor üniversite savaşı.&lt;br /&gt;Hayatta ne olmak, ne yapmak istediğini bilmeden, daha aklın eksikken kendine bir meslek seçiyorsun. Ne zamanki okul bitiyor, bir kaç sene mesleğini yapıyor insan, bir bakıyor ki hayatın hiç hayal etmediği, hiç de istemediği bir yerlerinde.&lt;br /&gt;Onun için 18 yaşa çok anlam yükleniyor. Hayatta aslında ne isteniyor, ne istenmiyor ancak 30lara merdiven dayayınca anlaşılıyor.&lt;br /&gt;Çünkü 18lerde o aralar hangi meslek gözdeyse, etraftan o meslek için aynı lafları duyuyorsun: Mesleği bilmem ne olanların önü çok açık.&lt;br /&gt;Aslında şanslı olanların dışında kimsenin önü açık falan değil.&lt;br /&gt;Kendine göre harika bir yere kapak atanlar, ve gerçekten severek işini yapanlar, sevdiği işten iyi de para kazananlar o kadar azki.&lt;br /&gt;Ama&amp;nbsp;son senelerdeki&amp;nbsp;üniversite sınavı şampiyonlarından gördüğümüz kadarıyla zamane 18liklerin de gözleri açılmış, hem de ne açılmak.&lt;br /&gt;Şampiyonların hepsi zaten hali hazırda güzel okullara kapağı atmışlar bile. Zaten o kadar dahiler ki, istedikleri mesleği de seçmiştir onlar kesin. Bizim aklımız yetmedi.&lt;br /&gt;Üstelik bu şampiyonların çoğu,&amp;nbsp;daha önceki&amp;nbsp;sınavlarda da derece yapmışlar ama birinci olamamayı kendilerine yedirememişler. Bir de dersanelerinin kendilerine verdikleri hediyelerden tatmin olmamışlar.&lt;br /&gt;Katmerli şampiyonlarla ilgili haberlerleri düşününce &amp;nbsp;bu sene sınava girenler adına sinir oldum. Ama kendi adıma da acıdım.&lt;br /&gt;Belki aile baskısıyla, belki de doğuştan gelen lüzumsuz derecede bir hırsla böyle davranıyorlar gibi hissettim. &lt;br /&gt;Gerçekten zekiler, buna kuşku yok. Ama bu hırs dalgası içerisinde gerçekten ileriye dönük olarak gerçekten istedikleri yöne mi gidiyorlar, bu şüpheli.&lt;br /&gt;Evet güzel okullarda okuyacaklar, deha budalası firmalar bunları havada kapacak, acayip paralara acayip yerlerde çalışacaklar. Yolları açık olsun. Kafası fenle matematiğe basıyor diye mühendis olmuş, okulda çok başarılıyım, bana mühendislik yakışır diye kendine gereksiz ve çok anlamsız yere gaz vermiş, ama şimdi başka şansı olsa başka işler yapmayı seçecek biri olarak söylüyorum, umarım hayatımın mesleği dedikleri bir meslek olur seçtikleri. Sonra insanın canı sıkılıyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3985094303528645716?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3985094303528645716/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3985094303528645716&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3985094303528645716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3985094303528645716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/04/canlar-sikilmasin.html' title='CANLAR SIKILMASIN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S7njYhl2FwI/AAAAAAAAA4Y/WW1D4yn2dxI/s72-c/zBK327780HH493_250.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-782432394663831545</id><published>2010-03-31T14:15:00.001+03:00</published><updated>2010-03-31T14:16:49.214+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='banka'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='para para para'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='herşey para'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lidyalılar'/><title type='text'>YA OLMASAYDI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S7Mt42gjL_I/AAAAAAAAA4Q/2f-vhke9AfI/s1600/sedatakkaya_para.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" nt="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S7Mt42gjL_I/AAAAAAAAA4Q/2f-vhke9AfI/s200/sedatakkaya_para.jpg" width="135" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bazen çok basit düşünmek istiyorum. Mantıktan uzak, çok cahilce. Belki ne boş kafalısın diyeceksiniz, diyen desin.&lt;br /&gt;Para, ekonomi, banka falan diye şeyler olmasaydı diyorum. Hepimizin para basma makinası olsaydı. Gerektikçe bassaydık. Hoş zaten para da gerekmezdi, dünya da zaten bu kadar ilerlememiş olurdu çünkü. Kimsenin paraya ihtiyacı olmadığı için bir şey üretmezdi, yaratmazdı. Ama yine de sadece para değil, insanlığa fayda adına bir şeyler yapacak birileri çıkardı mutlaka.&lt;br /&gt;Çünkü dünyanın bugünkü hali, sevabıyla günahıyla, paranın eseri. Artık para dünyanın efendisi. Aşkı, aileyi, şerefi, haysiyeti çoktan solda sıfırda bıraktı. Bir daha da hükümdarlığını kimseye kaptıracağa benzemiyor.&lt;br /&gt;Bütün yenilikler de, lüksler de, işler de, savaşlar da, evlilikler de para için. Artık gerçekten özgürlüğü için savaşan kim kaldı ki?&lt;br /&gt;Para olmasaydı, ya da biz kendimiz bassaydık gerektikçe, belki basit bir yaşamımız olurdu ama bugünkünden daha huzurlu olmaz mıydık dersiniz? Ekonomi dengesi diye bir şey olmazdı, o dengeler sarsıldıkça bizim de dengelerimiz şaşmazdı. Zenginle yoksul arasında uçurum olmazdı, herkes eşit olurdu.&lt;br /&gt;Üstelik de bankalar olmazdı. İşte asıl huzur bu olurdu. Bakalım bugün bana bilgi vermeden hesabımdan ne tırtıklamışlar, kredi kartımdan olmayan bireysel kredi hesabım için neden hayat sigorta bedeli çekmişler, neden yine kredi kartı kesimimi bana ekstrede bildirdikleri tarihte değil, sistem hatası sonucu başka tarihte yapmışlar ve neden ben bunu tesadüfen öğreniyorum? Neyse ki sistem diye bir şey var, yoksa bankalar yaptıkları yanlışları, attıkları kazıkları kime yükleyeceklerdi?!!&lt;br /&gt;Banka hesabı ve kredi kartı olan birinin hesabını her gün satır satır kontrol etmesi gerekiyor. Artık kaçınılmaz oldu. Çok parası olup da kontrol etmeyenlerin vay haline zaten. O kadar para içinde ne gittiğini zaten farketmezler. Ben sıkı takip ettiğim için direkt farkediyorum. Kaldı ki çok param olsa da yaparım, büyük paranın kesintisi de büyük olur tahminimce:)&lt;br /&gt;Diyorum ya basit, cahil, biraz boş kafalı ve ilkel düşünmek istiyorum.&lt;br /&gt;Evet paranın çok faydası var ama bütün zorlukların nedeni de o değil mi?&lt;br /&gt;Bugün paranın yokluğu felaket artık, dönüşü yok.&lt;br /&gt;Ama en baştan beri varolmasaydı bugün hayatımız nasıl olurdu, acaba parayı icat eden Lidyalılar, durumun bu hale geleceğini bilselerdi yine de icat etmekte direnirler miydi çok merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-782432394663831545?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/782432394663831545/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=782432394663831545&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/782432394663831545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/782432394663831545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/03/ya-olmasaydi.html' title='YA OLMASAYDI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S7Mt42gjL_I/AAAAAAAAA4Q/2f-vhke9AfI/s72-c/sedatakkaya_para.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7237649761928617033</id><published>2010-03-13T18:10:00.002+02:00</published><updated>2010-03-13T18:12:10.145+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='deniz ve mehtap'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gökyüzünde yalnız gezen yıldızlar'/><title type='text'>ÖYLESİNE BİR YAZI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S5u4YmayadI/AAAAAAAAA4I/al3BYbnXeu0/s1600-h/ayisigi9cmdmx5.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S5u4YmayadI/AAAAAAAAA4I/al3BYbnXeu0/s320/ayisigi9cmdmx5.jpg" vt="true" width="228" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Deniz aynı deniz, mehtap aynı mehtap, yeşil aynı yeşil, dolunay aynı dolunay, güneş de aynı güneş. Hava çok soğuk sadece o kadar. Üzerine rahat bir etekle, t-shirt yerine kalın kazak ve kaban giymek durumundasın.&lt;br /&gt;İçinde olduğun hayat aynı mı peki... Rahat bir etek ve t-shirtle mehtabı seyrettiğin insanlar yine yanında mı... Yoksa mevsimle beraber onlar da değişmeyi mi tercih ettiler?&lt;br /&gt;Sen yemeğini yiyip mehtabı seyrederken bir köşede gitarı tıngırdatan adam içini mi okuyor? &lt;br /&gt;Yoksa neden deniz ve mehtap sordular seni neredesin, bırakıp beni gittin şarkısını söylesin ki... Aaa ama bak şimdi de elbet bir gün buluşacağız, aşkımız yarım kalmayacak diyor...&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Şarkılardan fal mı tutsam acaba, ne çıkar dersiniz?&lt;br /&gt;Yok en iyisi istek parça yapalım... Bu akşam hava da açık, dolunayın etrafı yıldızlarla dolu. Ha aklıma geldi, evet evet, gökyüzünde yalnız gezen yıldızları isteyelim hadi... Biz de yeryüzünde onlar kadar yalnız değil miyiz. Hoş pek gitarlık bir şarkı değil ama bu adam gitar telleriyle her telden çalabiliyor. O şarkı senin bu şarkı benim her türden şarkıyı çalıyor. Buna da hayır demez herhalde. &lt;br /&gt;Of buralar yaz kış güzel... İnsanın yazın olduğu gibi yine dönesi gelmiyor. Çok soğuk ama olsun. Yine çarşaf gibi denize bakıp hayallere dalabiliyor musun sen ona bak ama dikkat et de yine hayal kırıklığı olmasın. Ya yine tatil bitiyor, yol göründü bize....&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta sonu...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7237649761928617033?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7237649761928617033/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7237649761928617033&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7237649761928617033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7237649761928617033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/03/oylesine-bir-yazi.html' title='ÖYLESİNE BİR YAZI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S5u4YmayadI/AAAAAAAAA4I/al3BYbnXeu0/s72-c/ayisigi9cmdmx5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1320529604655634338</id><published>2010-03-06T15:31:00.000+02:00</published><updated>2010-03-06T15:31:41.764+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayakkabı ayakkabı olalı...böyle dillenmedi'/><title type='text'>AYAKKABI DAVASI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S5JY1zrUFVI/AAAAAAAAA4A/uQzQ57uMzxw/s1600-h/starlet-578.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" kt="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S5JY1zrUFVI/AAAAAAAAA4A/uQzQ57uMzxw/s200/starlet-578.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kadınların en çok bayıldığı, tarihin gelmiş geçmiş en klasik üç şeyini sayalım.&lt;br /&gt;Çikolata..&lt;br /&gt;Çantalar..&lt;br /&gt;Veee tabii ki ayakkabılar.&lt;br /&gt;Sporu, babeti, topuklusu, çizmesi, sivri burunlusu, yüksek tabanlısı, parmak arası olanı, ucuzu, pahalısı...&lt;br /&gt;Bu liste böyle uzar gider.&lt;br /&gt;Mesela bir kadının asla yeterli ayakkabısı yoktur. Hep ihtiyacı vardır bir çiftine daha.&lt;br /&gt;Çok beğenildiği zaman verilen paraya o kadar bakılmaz.&lt;br /&gt;İçimde kalacağına dolabımda dursun denir. &lt;br /&gt;Haa bir de bir ayakkabı ne kadar acıtırsa acıtsın, eğer güzel duruyorsa, bu giymek için yeterlidir. Ayağınızda oluşan ve bir süre sonra yer eden yaralar çok da önemli değildir, hatta şıklığın yanında nedir ki zaten.&lt;br /&gt;Şimdi ayakkabılar kadınların takıntısı olmalarının yanında,yeni ve bambaşka bir boyut kazandı son günlerde.&lt;br /&gt;Son senelerde&amp;nbsp;&amp;nbsp;iki kere&amp;nbsp; ve şimdi yine&amp;nbsp;manşetlere düştü.&lt;br /&gt;Şu ayaklarla ayakkabılar da nelere kadirmiş dedirtti insana.&lt;br /&gt;Haksız mıyım?&lt;br /&gt;Önce Bush’un kafasına fırlatınlarla başlayalım. Fırlatan gazeteci resmen efsane isim oldu. Iraklı kızlar için yeni bir çift ayakkabı kadar arzu nesnesi haline geldi, fenomene dönüştü.&lt;br /&gt;Çünkü o şekilde bir ortamda bu hareketi yaparak cesaret, çılgınlık, dolayısıyla da ortaya karışık, değişik bir kahramanlık örneği gösterdi. Bush da alaycılıkla karşılamış durumu, ne geniş adam....&lt;br /&gt;Tam bu haber almış başını giderken, biricik THY’mızın biricik genel müdürünün hac dönüşü plastik terlikli &lt;br /&gt;görüntüleriyle başbaşa kaldık.&lt;br /&gt;Ne desek bilemedik. Bu sefer kafaya atılan bir çift ayakkabı yok ama, hepimizin başından aşağı dökülen kaynar sular var.&lt;br /&gt;Evet rahat, evet sıcak yerden gelmiş, evet belki rahatsız ama ne bileyim, ben bu görüntüyü kafamda bir yerlere koyamadım. Dünya çapındaki şirketlerimizden birinin CEO’sunu bu şekilde görünce tuhafıma gidiyor. Sebep her ne olursa olsun, çözüm bu olmamalıydı diye düşünüyorum.&lt;br /&gt;Şimdilerde de Tayyip Erdoğan' a atılan ayakkabı olayı dillerde...&lt;br /&gt;Ama bir de asıl şunu düşünüyorum.... Ey ayakkabılar, biz sizi sadece kadınların saplantısı sanarken, siz asıl daha büyük kalabalıkları peşinizden sürükleyebiliyormuşsunuz. İyi ya da kötü bir şekilde. Yine de helal olsun.&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta sonu...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1320529604655634338?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1320529604655634338/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1320529604655634338&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1320529604655634338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1320529604655634338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/03/ayakkabi-davasi.html' title='AYAKKABI DAVASI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S5JY1zrUFVI/AAAAAAAAA4A/uQzQ57uMzxw/s72-c/starlet-578.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8350674106620723127</id><published>2010-02-27T14:52:00.001+02:00</published><updated>2010-02-27T14:53:26.722+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='güzel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çirkin ördek yavrusu'/><title type='text'>YENİ BİR METOT</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4kVaZQ97GI/AAAAAAAAA34/XeQwCgpMLCQ/s1600-h/CIRKIN%2520ORDEK.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" kt="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4kVaZQ97GI/AAAAAAAAA34/XeQwCgpMLCQ/s320/CIRKIN%2520ORDEK.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Karşımıza çıkan her insanı sevmek zorunda değiliz.&lt;br /&gt;Birine sinir olmak da sevmek kadar normal bir duygu.&lt;br /&gt;Bakışlarını, tavırlarını ya da sözlerini beğenmiyor olabiliriz. Hatta görünürde insanı sinir edecek bir hali olmasa da gözünün üstünde kaş var diye bile sinir olunabilir. Elektriklerin uymaması durumu işte...&lt;br /&gt;Hatta bazen çok sevecen, sevgi yumağı durumunda olanlara da deli olurum ben. Sürekli sevgi gösterileri, her cümlenin başında “canımm”lar bana yapmacık geliyor. Dayanamam zaten, sıkıntı gelir.&lt;br /&gt;Bir de sinir olmak zorunda olunanlar vardır. Bu kişiler ya çok beğendiğimiz biriyle birliktedirler ya da çok sevdiğimiz biriyle( yakın arkadaş, akraba gibi falan). Ama beğenmiyoruzdur işte, onlara yakıştırmıyoruzdur, zorla mı yani....&lt;br /&gt;Bizimkiler eskiden bu tip durumlarda, yani benim bu sinir olduklarımda sürekli kusur aradığım zamanlarda, hep “Bahane verme kızım, çocuğun öyle olur, beş beteri olur vallahi” diyerek beni caydırmaya çalışıyorlardı. Ben de ne yapayım, ağız torba değil ki büzesin durumunda olduğum için yavaş yavaş, çocuğumun yaratık gibi olacağını düşünerek korkmaya başladım.&lt;br /&gt;Buna karşı geliştirdiğim bir metot var. Artık çirkin, kısa bacaklı, büyük burunlu ( burna bahane vermek en fenasıymış bu arada haberiniz olsun), iğrenç saçlı, geniş kalçalı gibi ağır ithamlarda bulunmak yerine, çok güzel değil, uzun olmayan bacaklı, burnu küçük olmayan, saçları yeterli güzelliğe henüz ulaşamamış, kalçaları dar değil gibi değerlendirmeler yapıyorum. Böylece olumsuzlukta kendini aşmış değerlendirmelerimi nispeten olumlu kelimeleri kullanarak yapabiliyorum.&lt;br /&gt;Doğrusu kimi insanlar için ( yani sinir olduklarım) bu tip sıfatlar kullanmak pek doğru değil, bunun farkındayım, ama elimde değil, tek yapabileceğim laf söylemek, üstüne atlayacak halim yok ya:)&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta sonu...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8350674106620723127?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8350674106620723127/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8350674106620723127&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8350674106620723127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8350674106620723127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/02/yeni-bir-metot.html' title='YENİ BİR METOT'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4kVaZQ97GI/AAAAAAAAA34/XeQwCgpMLCQ/s72-c/CIRKIN%2520ORDEK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3614026783365248367</id><published>2010-02-20T14:14:00.003+02:00</published><updated>2010-02-27T14:54:05.482+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tele tabi telefon mesajları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eh pesss valla'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='her neyse'/><title type='text'>YETER ARTIK !!!...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S3_R-AMv_JI/AAAAAAAAA3A/if3ZWghl2vk/s1600-h/sinirli-bebek-150x150.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ct="true" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S3_R-AMv_JI/AAAAAAAAA3A/if3ZWghl2vk/s200/sinirli-bebek-150x150.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Şu cep telefonuna reklam mesajı gönderme olayına nasıl dur diyebilirim, bilen var mı?&lt;br /&gt;Eskiden tek tük geliyor olmasına rağmen çok rahatsız oluyordum. Hatta gönderen yerleri arayıp bu mesajları istemediğimi de söyledim.&lt;br /&gt;Fakat artık önüne geçilemez bir hal aldı. Her gün en az üç tane böyle mesaj geliyor. Kah bir banka, kah başka bir banka.&lt;br /&gt;Bazen de fi tarihinde alışveriş yaptığım bir mağaza. Hatta kimi zaman adını bile duymadığım, mesajın içeriğinden üstbaş satıyor olduğuna olduğuna kanaat getirdiğim mağazalar.&lt;br /&gt;Dur diyemiyorsun. Akşam, sabah erken, öğleden sonra işinin ortasında. Yani ne zaman vuracağı belli değil.&lt;br /&gt;Allah’tan birinden mesaj beklediğim falan yok da telefondan gelen mesaj sesiyle mideme ağrılar girmiyor.&lt;br /&gt;Düşünsenize günlerdir birinden mesaj bekliyorsunuz, derken evet o ses, telefonunuzun mesaj sesi. Eliniz ayağınız titriyor, heyecanla telefonu alıyorsunuz elinize, bir açıp bakıyorsunuz: “BİLMEMNE BANKASI KARTIYLA BİLMEMNE MAĞAZASINDA TAKSİT FIRSATI, KAÇIRMAYIN ” ( eski sevgiliden mesaj bekleyenler bence heyecanlanmadan önce iki kere düşünsün).&lt;br /&gt;Tamam halkın nabzını yoklamak, akılda kalıcılık sağlamak bir marka için vazgeçilmez, cep telefonları da bu işi için eşsiz bir fırsat.&lt;br /&gt;Ama bunu insanları rahatsız ederek, canından bezdirerek, mesaj kutularını gereksiz yere işgal ederek yapmak çekici değil, aksine itici.&lt;br /&gt;Üstüne üstlük biz herhangi bir yerde telefon verirken (özellikle banka) kimse bize sormuyor mesaj ister misiniz diye. Buna rızam yokken kimse benim şahsi telefonumu bu şekilde işgal edemez. Buna kim dur diyecek bilemiyorum ama ben yakında mesaj yollayan her kurumu teker teker aramayı düşünüyorum. Bakın işte bu da boşuna telefon masrafı!&lt;br /&gt;Herkese iyi bir hafta sonu...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3614026783365248367?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3614026783365248367/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3614026783365248367&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3614026783365248367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3614026783365248367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/02/yeter-artik.html' title='YETER ARTIK !!!...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S3_R-AMv_JI/AAAAAAAAA3A/if3ZWghl2vk/s72-c/sinirli-bebek-150x150.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8550971267020175008</id><published>2010-02-13T14:37:00.003+02:00</published><updated>2010-02-13T14:52:02.129+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgililer gününe 5 kala'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili hatırla sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sevgilisizler Günü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Valentin Day'/><title type='text'>YAZMADAN OLMUYOR!... "1GÜNLÜK SEVGİLİ"</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S3adFXHWwNI/AAAAAAAAA24/NLJLkP3bR8s/s1600-h/sevgili.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ct="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S3adFXHWwNI/AAAAAAAAA24/NLJLkP3bR8s/s320/sevgili.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sevgililer Günü’nü yazmadan olmuyor maalesef. İlk kez bu günün varlığına cidden sevindim çünkü feci şekilde konu kıtlığı çekmekteyim. Arkadaşlarım yazma dediler ama şu an saat Cuma gecesinin bir körü,&amp;nbsp; arkadaşımın doğum günü kutlamasından yeni geldim&amp;nbsp; ve çok fena uykum var.&amp;nbsp; Bu ticari gün hakkında üç beş satır karalamadan olmayacak. &lt;br /&gt;Sevgilim yok diye değil, gerçekten sevmiyorum bu günleri.&lt;br /&gt;Her yer kırmızı, her yer aşk, her yer kalp, içim daralıyor... Aslında geçen sene bu güne daha yaratıcı yaklaşmışım aklıma sevgilisiz olanlar için süper bir fikir&amp;nbsp;gelmişti: 1 GÜNLÜK SEVGİLİ.. &lt;br /&gt;Bu&amp;nbsp;da &amp;nbsp;nerden çıktı diyebilirsiniz ama eminim 14. Şubat’a sevgilisiz girenler ne demek istediğimi gayet rahat anlayacaktır. Nedense yıllardır 14. Şubat’a sevgilisiz girmeyi başarmanın haklı!!!! gururunu yaşıyorum. Her sene de “ Aman boşverin canııım, tamamen ticari” diyor ve sevgilisiz giren diğer arkadaşlarımı da avutuyorum. Artık bu fikri o kadar benimsedim ki, kazara bir sevgiliyle girecek olsam inadına sadece 14. Şubat’ta ayrılacağım, o kadar yani.&lt;br /&gt;Neyse bu sene biraz gerçekçi olmaya karar verdim: Acaba olayı gerçekten ticari olarak mı görüyorum, yoksa züğürt tesellisi misali bu, gene de &amp;nbsp;"1Günlük Sevgili" fikrinin &amp;nbsp;arkasına sığınıyorum? &lt;br /&gt;Bu kişi en yakın arkadaşlarınızdan biri olacak ve o da yalnız olacak. Anlaşacaksınız, birbirinize ufak tefek hediyeler alacaksınız, mesajlar atacaksınız falan. Fazla abartmadan tabii... Böylece en azından bu günü teoride olmasa da pratikte bir sevgiliyle geçireceksiniz. Ben uygulamadım, çünkü böyle bir anlaşma yapabileceğim biri yoktu, ama bir-iki arkadaşıma önerdim.&lt;br /&gt;Neyse, geçen sene bu fikri ben uygulamamıştım, fakat uygulayan bir arkadaşım, bir günlük sevgilisiyle ilişkiyi birkaç ay daha uzatmıştı:)&lt;br /&gt;Sanırım son birkaç aydır içinde bulunduğum mantık denizi yüzünden böyle garip fikirler üretmekten vazgeçtim. Bu günü artık sadece en sevdiğim arkadaşlarımdan birinin doğum günü olarak algılıyorum.&lt;br /&gt;Ama yine de bu akşam gittiğimiz balıkçı sağolsun, biz kızların hepsine birer gül de verdi de, ilk kez bir sevgililer gününü elimde gülle geçirme fırsatı yakaladım. Tam görmemişin sevgililer gününde gülü olmuş durumu:) Yani hem umurumda değil diyorum, hem de verilen güle hayır diyemiyorum. Biz kızlar işte, maalesef sağımız solumuz belli olmuyor... &lt;br /&gt;HÜP NOT: İtiraf ediyorum, kendime içine toka koyarım bahanesiyle kalp şeklinde bir hasır sepet aldım, ıyyy rezilim...&lt;br /&gt;YENİ HÜP NOT: Bu eski bir yazımdı, güne uygun olduğu için yayınladım. Şükür Allah'a şimdi var:)))&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8550971267020175008?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8550971267020175008/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8550971267020175008&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8550971267020175008'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8550971267020175008'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/02/yazmadan-olmuyor-1gunluk-sevgili.html' title='YAZMADAN OLMUYOR!... &quot;1GÜNLÜK SEVGİLİ&quot;'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S3adFXHWwNI/AAAAAAAAA24/NLJLkP3bR8s/s72-c/sevgili.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-622437526884159595</id><published>2010-02-06T15:09:00.006+02:00</published><updated>2010-02-06T15:21:34.624+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgililer gününe 5 kala'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşşkkk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk'/><title type='text'>HANGİSİ DAHA MASRAFLI ???</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S21prW3rJTI/AAAAAAAAA2w/ElwFGWb2kc8/s1600-h/erkek.gif" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" kt="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S21prW3rJTI/AAAAAAAAA2w/ElwFGWb2kc8/s320/erkek.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aşk dediğin masraflı iş. Yakalayana kadar harcadığın manevi efor, yakaladıktan sonra da maddi efora dönüşüyor.&lt;br /&gt;Erkekler için biraz daha zor tabi. Hele de cicim ayı adı verilen, ilginin tavan yaptığı dönemde paralar har vurup harman savuruluyor. Yemekler, geziler, sinema, hediye, çiçek, içki falan filan. &lt;br /&gt;İngiltere’de de bu konuda bir araştırma yapılmış ve bekar bir İngiliz erkeğin aşk yolunda yaklaşık olarak ne kadar para harcadığı ortaya çıkartılmış. Tabi bayanlar da bundan nasibini almış da onların da harcamaları ortaya dökülmüş.&lt;br /&gt;Bu araştırmaya göre ilişkinin ilk altı ayında erkekler 1426 sterlin harcarken, kadınlar 740 sterlinde kalıyormuş. Ancak ilişki 1 yılı geçtiğinde erkekler sevdiklerine 987, kadınlar 784 sterlin harcama yapıyormuş ( Bu arada 1 sterlin yaklaşık 2.41 tl, siz hesaplayıverin artık).&lt;br /&gt;Bu da kadınların ilk etapta ellerini ceplerine atmadıklarının ya da atamadıklarının, erkeklerin de sevdiklerini sahiplenmek için bir sürü parayı gözden çıkarabileceklerinin bir kanıtı.&lt;br /&gt;Atmadıklarının ya da atamadıklarının diyorum çünkü bu durumdan çok memnun bir kesim olabileceği gibi, altta kalmak istemeyen ve karşısındakinin sürekli ödeme yapan taraf olmasından rahatsızlık duyanlar da var elbette.&lt;br /&gt;Bir de işin ayrılık boyutu var. Habere göre ayrılık İngilizler’e yılda toplam 5 milyon sterline mal oluyormuş. Sevgililer ilişki sırasında alınan CD, cep telefonu, evcil hayvan, mücevher ve hatta arabalarını karşı tarafta bırakıyorlarmış.&lt;br /&gt;Ben iki konuya da başka bir açıdan yaklaşmak istiyorum.&lt;br /&gt;1. Elbette erkekler genelde daha fazla harcayan taraftır. Ya farkedilmek, güzel olabilmek için kadınların çektiklerine ne demeli. Hep söylerim güzel olmak masraflı iştir. Kuaförü, manikürü, pedikürü, kıyafeti vardır. Üstelik hadi diyelim ilişki başladı, erkek tarafını cezbetmeye devam edebilmek için maksimum güzellik sürdürülmelidir, yoksa erkek başka çıtırlara kaçıverir. Bu da bakım eşittir masraf anlamına gelir. &lt;br /&gt;2. Gelelim ayrılığa.... Evet alınan eşyalar fazla çirkeflik yapılmadığı müddetçe karşı tarafta bırakılabilir. Güzel günlerin hatrına. Peki ayrılık sonrası travma geçiren tarafın iyileşme sürecine ne demeli. Kendini tatlıya vurma, alın size yiyecek masrafı. Çok şişmanlama sonucu diyetisyen masrafı. Saç baş yaptırmak da bunalım döneminin vazgeçilmezidir. Abuk subuk alışveriş turları. Ağır vakalarda psikolog... &lt;br /&gt;Bu böyle uzar gider...Masrafları bu kadar sınırlı düşünmemek lazım. Bir de bunun küsmesi var, doğumgünleri, yıldönümleri, aydönümleri ( iyice abartanlarda hafta dönümü bile olabilir) , sevgililer günü de var. Yani ilişkiler de o günler bu günler bitmez hiç. İki tarafın da sağlam bir sevgili bütçesi olması lazım, hem iyi gün hem de kötü gün için...:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-622437526884159595?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/622437526884159595/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=622437526884159595&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/622437526884159595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/622437526884159595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/02/hangisi-daha-masrafli.html' title='HANGİSİ DAHA MASRAFLI ???'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S21prW3rJTI/AAAAAAAAA2w/ElwFGWb2kc8/s72-c/erkek.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6452156652618529823</id><published>2010-01-30T18:11:00.000+02:00</published><updated>2010-01-30T18:11:36.115+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kereviz mi bööh'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devekuşu kafanı kuma gömmeee...'/><title type='text'>KEREVİZ VE DEVEKUŞU :)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S2RaGbr9WEI/AAAAAAAAA2g/0lvQzYNpRH4/s1600-h/www_yeniresim_com_-_Kular_-_Devekuu.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="257" kt="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S2RaGbr9WEI/AAAAAAAAA2g/0lvQzYNpRH4/s320/www_yeniresim_com_-_Kular_-_Devekuu.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Nedense gereksiz bilgiler, gereklilere oranla daha fazla ilgimizi çeker. Yani işimize yarayacak, belki bize önemli bir kültürel birikim kazandıracak bir ayrıntıyı öğrenmektense, asla işimize yaramayacak, sadece beynimizde gereksiz laf kalabalığı yaratacak ayrıntıları öğrenmeyi tercih ederiz.&lt;br /&gt;Hadi gereksiz bilgiler diyoruz da, sonuçta bunları birileri araştırmış. Bu araştıranların hayattaki misyonlarının kapsamını çok merak ediyorum açıkçası. &lt;br /&gt;Neyse aslında gereksiz de görünseler aslında eğlenceli sonuçlar ortaya çıkıyor. Ben de geçenlerde, internetteki en popüler gereksiz bilgi sitelerinden seçilen bazı haberleri okudum. Beynimin gereksiz bilgiler bölümüne büyük katkıda bulunmuş oldum böylece.&lt;br /&gt;Örneğin hipopotamların insandan daha hızlı koşmaları, sümüklüböceklerin dört burnu olması, bir devekuşunun gözünün beyninden büyük olması gibi bazı zoolojik ayrıntıların yanısıra, bir kilo limonda, bir kilo çilekten daha fazla şeker bulunması veya kereviz yerken harcanan kalorinin, kerevizin içindeki kaloriden daha fazla olması gibi bazı bitkisel ayrıntılar falan.&lt;br /&gt;Ben bunların bazılarını biliyormuşum zaten. Devekuşu meselesi zaten artık bir dünya gerçeği haline geldi ki aslında gözün beyinden büyük olması meselesi sadece devekuşu familyası için geçerli değil bence. İnsan ırkının gözü de az büyük değil hani:)&lt;br /&gt;Sümüklüböcek konusuna gelirsek, zaten hayvanın adı üstünde. Dört burnu olmasının sonucu olarak sümüklüböcek olmuş zaten. Yani bu konuda da fazla kafa yormaya gerek yok.&lt;br /&gt;Ama ciddi ciddi benim en çok ilgimi çeken kereviz meselesi oldu. Kereviz hiç yemem.Tadını sevemedim gitti. Gerçekten yemesi zevksiz ve tatsız bir sebze olduğu için yerken iki ters bir düz takla atmak gerekiyor ki, böylece içerdiği kaloriden daha fazla kalori harcanıyor. Yani ne kadar da sevmesem rejim için sanırım en ideal sebze. Sadece kereviz yiyerek kalori sayısını eksili rakamlara bile düşürebiliriz:)&lt;br /&gt;Okuduklarım arasında kedilerin beyninde 32 kas bulunduğu, tarantulaların iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşabildikleri, Marilyn Monroe’nun altı adet ayak parmağı olduğu ayrıntıları da vardı. Ama ben bu detaylara artık dayanamıyorum, ve yazıyı bitiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6452156652618529823?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6452156652618529823/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6452156652618529823&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6452156652618529823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6452156652618529823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/01/kereviz-ve-devekusu.html' title='KEREVİZ VE DEVEKUŞU :)'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S2RaGbr9WEI/AAAAAAAAA2g/0lvQzYNpRH4/s72-c/www_yeniresim_com_-_Kular_-_Devekuu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5358507702967253416</id><published>2010-01-23T15:53:00.001+02:00</published><updated>2010-01-23T15:56:32.911+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben güzele güzel demem güzel benim olmayınca'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Allah çirkin şansı versin'/><title type='text'>BENİ GERMEYİN</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S1r-7vo4s5I/AAAAAAAAA2Y/J5ASwz4y16Y/s1600-h/estetikli.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" mt="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S1r-7vo4s5I/AAAAAAAAA2Y/J5ASwz4y16Y/s320/estetikli.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ne kadar inkar edilse de karşılaşılan bir kişide ilk bakılan şey tabii ki de dış görünümüdür. Bu durumda hayatın her yerinde daha güzel olanların daha şanslı olduğu söylenebilir.&lt;br /&gt;Bir de işin gençlik yönü var. Yaşı geçen kimi bayanlar hep genç kalabilmek için bıçak altına yatmaktan çekinmiyorlar.&lt;br /&gt;Sonuç olarak olayın sonucu hep gençliğe ve güzelliğe bağlanıyor. Ama bu estetik, güzellik meselelerinin bu kadar konuşulması bana artık bay getirdi.&lt;br /&gt;Bir&amp;nbsp;zamanlar Neco’nun eski eşi genç ve güzel kalmanın sırlarını bizlerle paylaşmıştı hatırlarsanız,&amp;nbsp;ama bir duyuyorsunuz ki, bilmem kaç tane estetik yaptırmış aslında. Yani aslında bu sırlar kendini bir estetik cerrahın bıçağının altına atmakla ilgiliymiş.&lt;br /&gt;Ay bilemiyorum. Büyük konuşmayayım ama bana hiç yaptırmak istemezmişim gibi geliyor. Hele o botoks yok mu, çok fena, bırakın gençleşmeyi, yaptıranların suratında ifade namına bir şey kalmıyor. E... pardon yaratık ifadesi dışında. &lt;br /&gt;Her yerde orasını burasını değiştirmiş bir ordu kadın görmüyormuş gibi bir de üstüne üstlük estetik ameliyatlarda iyice çeşitlenmeye başladı.&lt;br /&gt;Bu işin son modası da ses estetiği yaptırmakmış. Şaka gibi değil mi? Aslında bu operasyon tek başına uygulanabilir bir çalışma değil. Yani 60 yaşında bir hanımın başka hiçbir yerinde estetiği olmadan 20’li yaşlarda edalı bir sese sahip olması gülünç olur. &lt;br /&gt;Diyeceğim zaten bu ses gerdirme işlemi gençleşmek yolunda yaptırılmış operasyonları takiben yapılacak bir operasyon. &lt;br /&gt;Yani önce bıçak altına yatılıyor, oralar buralar gençleştiriliyor. Ama olmadı tabi, ses biraz kart kalacak. Bu yüzden de bir uzmana gidiliyor, uzman da boyundan içeri girerek telleri birbirine yaklaştırıyor ya da tellerin gençlikteki esnekliğine dönmesi için yağ ve 'kollajen' türü maddeler enjekte ediyor. Böylece gençlik ve güzellik yolunda her şey tastamam hazır oluyor. İşte size güzel sesli bir yaratık ay pardon bir hanım.&lt;br /&gt;Şu an Amerika’da uygulanan bu ses ameliyatları aslında ses tellerinin hasar görmesine yol açan hastalık ya da kaza geçirenlere, "çatlak" ve "kaba" seslilere uygulanıyormuş ama bana kalırsa yakında ülkemizde olsun, diğer estetik meraklısı ülkelerde olsun daha ziyade sesi tipe uydurma amacıyla uygulanmaya başlayacak. Siz ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5358507702967253416?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5358507702967253416/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5358507702967253416&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5358507702967253416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5358507702967253416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/01/beni-germeyin.html' title='BENİ GERMEYİN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S1r-7vo4s5I/AAAAAAAAA2Y/J5ASwz4y16Y/s72-c/estetikli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7228915563955327629</id><published>2010-01-16T14:18:00.002+02:00</published><updated>2010-01-16T14:22:03.348+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='listeler uzar gider'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevgili'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biri gider biri kalır'/><title type='text'>SEVGİLİ KONTROL LİSTESİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S1Gun7XdJeI/AAAAAAAAA2Q/ldwvV45DxDU/s1600-h/sevgili.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S1Gun7XdJeI/AAAAAAAAA2Q/ldwvV45DxDU/s320/sevgili.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bu devirde insanın kendine doğru insanı bulması biraz zor. Bazen de bulduğunu sanıp sonradan aslında ne kadar çok yanıldığınızı anlayıveriyorsunuz. Biraz üzülüyorsunuz ama hayat devam ediyor sonuçta.&lt;br /&gt;Kimileri de bu insanın doğru olup olmadığı hakkında derin kuşkulara sahip oluyor ve kararsızlık içinde kalıyor. İşte böyle sevgilisinden ayrılıp ayrılmamakta kararsızlık geçiren genç arkadaşlara yardımcı olmak için bir önerim var. Sevgili kontrol listesi… Önce elinize bir kağıt kalem alacaksınız sevgilinizin ismini başa yazıp, artılar ve eksiler bölümünü ayırdıktan sonra başlayacaksınız düşünmeye… Acaba sevgilimde en çok beğendiğim nitelikleri neler olabilir yada beğenmediğim yönleri… Yüzü güzel mi, çenesi düzgün mü, kibar mı, maço mu,….. gibi. Tabi kimileri için eksi özellik olan şeyler sizin için artı özellik olabilir. &lt;br /&gt;Orası da size kalmış.&lt;br /&gt;Eğer artılar çoğunluktaysa sakın ayrılmayın, eşitse de düşünmeyebilirsiniz. Ama eksiler çoğunluktaysa bir gün bile beklemeyin. Ne olur ne olmaz. Sonra üzülmektense önce üzülmek daha iyidir. Ama ben onu eksileri ile de çok seviyorum diyorsanız o zaman kimsenin diyecek bir şeyi olamaz değil mi? Ne de olsa aşkın gözü kördür diye boşuna dememişler ne yapalım. Bu arada iki kişi arasında kararsız kalmışsanız da benzer bir liste yapabilirsiniz. Yani kağıdı ikiye ayırır bir tarafa birinin, diğer tarafa diğerinin artı-eksilerini koyar bir kıyaslama yaparsınız. Böylece sonuca ulaşmanız kolaylaşır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Ne dersiniz hoş olmaz mı:) &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #a64d79; font-size: large;"&gt;hüp not: &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Tabi aynı listeyi o sizin için yaparsa, sizin artı ve eksileriniz ne olur onu bilemeyeceğim:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7228915563955327629?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7228915563955327629/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7228915563955327629&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7228915563955327629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7228915563955327629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/01/sevgili-kontrol-listesi.html' title='SEVGİLİ KONTROL LİSTESİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S1Gun7XdJeI/AAAAAAAAA2Q/ldwvV45DxDU/s72-c/sevgili.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5731932898546623381</id><published>2010-01-08T14:10:00.000+02:00</published><updated>2010-01-08T14:10:05.033+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='leopar leopar olalı böyle moda görmedi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trendy hayvan'/><title type='text'>LEOPARDAN GAK GELDİ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S0cgisvs2QI/AAAAAAAAA2A/6bERWb46z_0/s1600-h/leopar_29.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S0cgisvs2QI/AAAAAAAAA2A/6bERWb46z_0/s320/leopar_29.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Hepimiz iyi kötü modayı takip etmeye çalışırız kendi çapımızda. Moda çok hızla değişip insana feleğini şaşırtsa da yine de mesela mor moda olunca, mor bişeyler edinmek farz olur. Ya da pembe moda olur, ya da yılan derisi, ya da İspanyol paçalar falan. Bu liste uzar gider. &lt;br /&gt;Ancaaak modası hiçbir sezon geçmeyen birşey var ki, o da leopar deseni. Kendimi bildim bileli modadır, her sezon ufak tefek de olsa bir yere kondurulur bu desen. Ama son zamanlarda bunun da cılkının çıktığı kanaatindeyim. Hani gerçek leoparlar şehre inse hiç yabancılık çekmeyecekler yani. Sağımız solumuz, önümüz arkamız leopar atkılar, bereler, üstler, pantalonlar dolmaya başladı. Bu furyaya katılanlardan olmadığımız sanılmasın. Annem ve teyzem bizim aileyi başarıyla temsil ediyorlar. &lt;br /&gt;Ben ise dekorasyon alanında bir temsilciyim. Odamda yatak çarşafından, abajura kadar muhtelif leopar desenli eşyalar bulunmaktaydı, geçen güne kadar...&lt;br /&gt;Geçen akşam bir film izliyorum. Film sonradan görme bir çifti konu ediyordu. Ben film boyunca çok kitsch ( rüküş ve banal) olan evlerini sürekli eleştirirken, yatak odalarını görünce beynimden vurulmuşa döndüm ve aniden sustum. Çünkü odaları benimkinin tıpkısıydı. Onların fazladan perdeleri de leopardı ben de buna şükrettim en azından ve eleştirmeyi kestim. Ama bu durum giydiğim, taktığım, kullandığım herşeyle tarz, trendy ve cool olduğuna inanan benim için ağır bir yıkım oldu. O gündür bu gündür odamdan teker teker leopar parçaları atmaya başladım ki en azından öz benliğime saygımı kaybetmeyeyim!&lt;br /&gt;Ama şu da var ki leoparı hala seviyorum yani ben şimdi banal miyim yaaa... Ne ikilem!&lt;br /&gt;HÜP NOT: Leopar abajurumu asla çıkarmam odamdan, her güzelin bir kusuru olduğu kadar banal bir noktası olabilir. Acaba bu biraz züğürt tesellisi mi oldu ne!!! :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5731932898546623381?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5731932898546623381/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5731932898546623381&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5731932898546623381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5731932898546623381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/01/leopardan-gak-geldi.html' title='LEOPARDAN GAK GELDİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S0cgisvs2QI/AAAAAAAAA2A/6bERWb46z_0/s72-c/leopar_29.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3160302628548229927</id><published>2010-01-06T14:17:00.002+02:00</published><updated>2010-01-06T19:22:48.129+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PMS sendromu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='regl&apos;im geldi patron'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='izin'/><title type='text'>REGLİYİM ONA GÖRE ...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ps="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S0R-3SVK4-I/AAAAAAAAA14/Oxyn3hfPleo/s320/pms-copy-3.jpg" width="260" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Çalışan kadınlara 1 haftalık regl tatili geliyormuş. Sabah bir gözüm kapalı haberlerde duydum.&lt;br /&gt;İşçi olarak çalışan kadınlara fikirlerini sordular. Haliyle onlar karşı. Çünkü ayda 1 hafta tatil izni derken erkeklerin işe alınıp, işsiz kalmaktan korkuyorlar. Bir de patrona sancım var ben tatile gidiyorum demekten çekiniriz diyorlar. Valla ben düşündüm de iyi ya ne güzel işte, her ay bir hafta keka:P&amp;nbsp; bir de niye utanacakmışım kader utansın... Erkek patronlar regl olsunlar da görsünler ne menem bi şey olduğunu. Olsan bir türlü olmasan başka türlü .. Kadınların hayatı zaten küloduna bakmakla geçiyor...Çocuk isteyen evli kadınlar olmamışımdır, istemeyenler inşallah olmuşumdur diye...Ee doğru. Bu kadar işkenceye tatil az bile. &lt;br /&gt;Aynı evde yaşayan, birarada çalışan kadınların regl günlerinin aynı zamanlara rastlaması diye bir bilimsel gerçek de&amp;nbsp;var..O zaman kötü işte! Bütün kadınlar tatilde he... he ... Yani benim hoşuma gitti, hayallerini bile kurmaya başladım:pp&lt;br /&gt;Ama açıkçası en çok&amp;nbsp;sinirin tavan, moralin taban yaptığı&amp;nbsp;o süreçte esas ben izin vermeyen patron için endişe ederim mazallah:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3160302628548229927?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3160302628548229927/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3160302628548229927&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3160302628548229927'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3160302628548229927'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/01/regliyim-ona-gore.html' title='REGLİYİM ONA GÖRE ...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S0R-3SVK4-I/AAAAAAAAA14/Oxyn3hfPleo/s72-c/pms-copy-3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2695380612801316190</id><published>2010-01-02T17:26:00.002+02:00</published><updated>2010-01-02T17:30:39.996+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çikolata sevgilim ben seni sevdikçe severim'/><title type='text'>ÇİKOLATA SEVGİLİM</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sz9lkwuHAlI/AAAAAAAAA1w/uh-EwUlxCRs/s1600-h/bebe25utln2.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sz9lkwuHAlI/AAAAAAAAA1w/uh-EwUlxCRs/s400/bebe25utln2.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ah ah bu aralar pek moralim bozuk. Çünkü mutlu değilim, çünkü çikolata yiyemiyorum. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi rejim olayı tabii. Bu rejimimi öyle ciddi sanmayın tabi, un-tuz-şeker üçlüsü yemiyorum o kadar. Ekmeği kestim, ve bir de çikolatayı. Unu tuzu boşverdim zaten ama çikolata yiyemiyor olmak gerçekten de fena koyuyor insana. Varsın yemeğimde tuz olmasın ama ben mesela Milka çıtır gofretimi doya doya ısırabileyim... Ne güzel olurdu......&lt;br /&gt;Çikolatanın insana mutluluk verdiği bilimsel olarak da ispatlanmış bir gerçek. İnsana mutluluk hormonu salgılatarak moralini düzeltiyor. Ama bunun yanısıra yağ bağlatarak kalça göbek de yapıyor. Ee mecburen vazgeçmeye çalışıyoruz.&lt;br /&gt;Son aldığım duyumlara göre çikolata neredeyse 3 bin yıldır insanlığın başına tatlı!!! bir belaymış zaten. Orta Amerika’da bir yerlerde çıkarılan bazı eski çanak çömleklerde kakao kalıntılarına rastlanmış. O zamanki insanlar kakao, su, mısır unu, baharat ve balı kullanarak bir çaşit kakao köpüğü elde etmişler. Her ne kadar baharatı falan düşününce kulağa fazla hoş gelmese de, o zamanlar için insanlar ağızlarının tadını biliyorlardı hiç şüphesiz. Bu kadar şeyin karışımının kalorisi bizim bildiğimiz çikolataya göre ne oranda bilemiyorum ama az da değildir herhalde. &lt;br /&gt;Anlayacağınız bu aralar kendimi fi tarihine çok yakın hissediyorum ve yüreğime su serpiyorum. Çikolatayı her yiyemediğim zaman, bin yıllardır bir çok bayanın bu dertten muzdarip olduğunu hatırlayarak kendimi yalnız hissetmiyorum. Ama yiyip yiyip kilo almayanlara d acayip sinir oluyorum....:)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color: #660000;"&gt;HÜP NOT:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; İlk rejim furyası tarihin hangi bölümünde çıktı acaba? Bence kesin çikolatanın çıkışından hemen sonradır...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2695380612801316190?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2695380612801316190/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2695380612801316190&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2695380612801316190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2695380612801316190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2010/01/cikolata-sevgilim.html' title='ÇİKOLATA SEVGİLİM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sz9lkwuHAlI/AAAAAAAAA1w/uh-EwUlxCRs/s72-c/bebe25utln2.png' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5259432110062292472</id><published>2009-12-31T11:02:00.001+02:00</published><updated>2009-12-31T11:03:00.118+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hepimize sağlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='huzur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başarı dolu bir yıl.'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bereket'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iyi dileklerimiz olsun'/><title type='text'>HEP BİRLİKTE ÇOK GÜZEL BİR YIL DİLİYORUM ...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzxnSApL6XI/AAAAAAAAA1o/gaN5RlWhmdg/s1600-h/2008_kart_7b.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzxnSApL6XI/AAAAAAAAA1o/gaN5RlWhmdg/s400/2008_kart_7b.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Ve yeni yıl hediyesi olarak şu &lt;a href="http://ak.imgag.com/imgag/product/preview/flash/pdShell.swf?ihost=http://ak.imgag.com/imgag&amp;amp;brandldrPath=/product/full/el/&amp;amp;cardNum=/product/full/ap/3173936/graphic1"&gt;videoyu&lt;/a&gt; armağan ediyorum... Sevgilerimle...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5259432110062292472?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5259432110062292472/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5259432110062292472&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5259432110062292472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5259432110062292472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/12/hep-birlikte-cok-guzel-bir-yil.html' title='HEP BİRLİKTE ÇOK GÜZEL BİR YIL DİLİYORUM ...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzxnSApL6XI/AAAAAAAAA1o/gaN5RlWhmdg/s72-c/2008_kart_7b.gif' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4560837527121071129</id><published>2009-12-30T14:59:00.001+02:00</published><updated>2009-12-30T15:03:25.934+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zuzaylı insan türü'/><title type='text'>BİR UZAY MASALI</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SztOlMmb3qI/AAAAAAAAA1g/HsXGSICPe1E/s1600-h/capkinuzaylixx1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SztOlMmb3qI/AAAAAAAAA1g/HsXGSICPe1E/s320/capkinuzaylixx1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bir varmış bir yokmuş... Buralardan binlerce ışık yılı uzakta, evrenin uzak bir köşesindeki bir galakside bir tane gezegen varmış. Hoş aslında sadece bir tane gezegen yokmuş ama nedense bizimki kendini bir tane zannedermiş.&lt;br /&gt;Bu gezegenin de sonuçta bir önündeki ya da bir arkasındakilerden bir farkı yokmuş da, o öyle düşünmezmiş.&lt;br /&gt;Kendisini galaksinin yıldızı zannedermiş. Hatta biraz ileri gitmiş, kendi uyduları dışında diğer bütün gezegenlerin de kendi etrafında döndüğüne inanırmış. Tamam şimdi kendisine de haksızlık etmeyelim, aslında fena da sayılmazmış; üzerinde bir sürü doğal güzellik barındırmasıyla komşu galaksilerden gelen zuzaylıların tatil için bir numaralı tercihi oluyormuş.&lt;br /&gt;O galakside yörüngesinde usul usul hareket eden diğer gezegenler de güzellermiş tabi de bizimkinde şeytan tüyü olduğundan acayip ilgi çekiyormuş. Bunu da belirtmeden geçmeyelim, haksızlık etmeyelim kendisine. Ama tekel psikolojisine girdiği için iyice ne oldum delisi olmuş çıkmış. Bir güneşli bir yağmurlu, bir sıcak bir soğuk dengesiz havalarıyla, pahalı fiyatlarıyla turistlere kök söktürmeye başlamış.&lt;br /&gt;Neyse efendim, dediğim gibi bizimki şeytan tüyünün de vermiş olduğu bir hafiflik etkisiyle salınırken turistler uyanmaya başlamış. Yahu demişler biz deli miyiz, tamam güzel gezegen hoş gezegen de, ne canım bu havalar çalımlar, paramızla sefil oluyoruz. Daha az güzelini buluruz da kafamız rahat eder demişler. &lt;br /&gt;Bizim gezegen bunları önce pek ciddiye almamış, onlar bensiz yapamaz, başka gezegene yar pardon turist olmazlar diye kendini avutuyormuş ama heyhat ne kadar büyük bir yanılgı içindeymiş. Üstelik yılların geçtiğini, dengesiz havalarıyla kendi doğal güzelliklerine zarar verdiğinin hiç mi hiç farkında değilmiş.&lt;br /&gt;Günler geçtikçe bakmış ilgi gördüğü zuzaylı sayısında büyük bir düşüş var, kimse gelip gitmiyor. Sonra anlamış ki gerçekten de bazı sabit uyduları ( eh her gezegenin bir kör uydusu bulunur tabi) dışında etrafında dönen de yok. İşte o anda uyanmış uyuduğu derin uykudan, o kadar da vazgeçilmez olmadığı gerçeğiyle yüzyüze gelmiş. Üzülmüş hayıflanmış ama kimselere belli etmemiş, kendi çapında kör uydularıyla kendi ekseni etrafında dönmeye devam etmiş. Diğer zuzaylılar da belki biraz daha az güzel, ama huzurlu tatiller yapmaya başlamışlar. Bu masal da burada bitmiş, gökten üç elma düşmüş biri sizin, biri zuzaylıların biri de gezegenin kafasına:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4560837527121071129?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4560837527121071129/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4560837527121071129&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4560837527121071129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4560837527121071129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/12/bir-uzay-masali.html' title='BİR UZAY MASALI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SztOlMmb3qI/AAAAAAAAA1g/HsXGSICPe1E/s72-c/capkinuzaylixx1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3139463347897360551</id><published>2009-12-26T16:10:00.003+02:00</published><updated>2009-12-26T17:46:39.213+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Delidir ne yapsa yeridir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeka seviyesi'/><title type='text'>BİR BAŞKA OLUR ÜNLÜLERİN GRİBİ</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzYZIy7_RlI/AAAAAAAAA1Y/hdP2NkTrIt0/s1600-h/paul-mccartney.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzYZIy7_RlI/AAAAAAAAA1Y/hdP2NkTrIt0/s200/paul-mccartney.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;Her ne kadar kış hala kendini bitirememiş de olsa, elbet bahar gelecek, bu soğuğun ızdırabı bitecek.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Havalar yüzünden bu sene yine grip salgınlarıyla geçiyor.Bir aralar&amp;nbsp;okuduğum bir haberi hatırladım, bu habere &amp;nbsp;göre gribi özlemle bekleyenler de varmış...&lt;br /&gt;Bu habere göre İngiltere’de zeka seviyesinden şüphe ettiğim bir arkadaş internetten açık arttırmayla, ünlü şarkıcı Paul McCartney’i yataklara düşürüp konserine çıkmasına engel olan grip virüsünü satın almış. &lt;br /&gt;Yok öyle büyük bir para ödememiş, bizim paramızla 3 milyon falan sanırım. Saygıdeğer grip virüsü bir kabın içerisinde gönderilecekmiş kendisine.&lt;br /&gt;Aslında böyle garip hareketler yapan insanları takdir etmem lazım. Çünkü bu abuk subuk davranışlar benim hayal gücümü dürtüklüyor da ben de abuk subuk fikirler ortaya atabiliyorum.&lt;br /&gt;Örneğin bu değişik fikir üzerine, ben de yeni versiyon fikirler ürettim. Madem öyle, ara sıra gereksiz yere suratımda çıkan tek sivilce illa ki çıkacaksa, ben bir yolunu bulup Jennifer Lopez’in ya da başka güzel bir hanımefendinin sivilcesinin mikrobundan edineyim ( sivilce mikrobu da nasıl oluyorsa!!:)), böylece suratımda taşıdığım o lüzumsuz noktanın da benim hayatımda önemli bir yeri olur. Sürekli sıkmaya çalışacağıma gururla!!! suratımda taşırım.&lt;br /&gt;Neyse, bu satın alan arkadaş Paul gribi oldu mu bilinmez ama, böyle insanların var olduğunu gördükçe maalesef dünyanın geleceğinden de endişe ediyorum, yazımı da bitiriyorum....&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3139463347897360551?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3139463347897360551/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3139463347897360551&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3139463347897360551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3139463347897360551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/12/unlu-grip.html' title='BİR BAŞKA OLUR ÜNLÜLERİN GRİBİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzYZIy7_RlI/AAAAAAAAA1Y/hdP2NkTrIt0/s72-c/paul-mccartney.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6465943167142253716</id><published>2009-12-22T15:14:00.000+02:00</published><updated>2009-12-22T15:14:19.122+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber izlemek istemiyorummm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vicdan nerede kaldı?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='offf'/><title type='text'>VİCDAN KAYBOLDU ARANIYOR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzDFtRj7cuI/AAAAAAAAA1Q/0-vBNPkcnf4/s1600-h/vicdan.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzDFtRj7cuI/AAAAAAAAA1Q/0-vBNPkcnf4/s320/vicdan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Vekaletle kurban kesen bir çok dernek zan altında. Haklı yere mi haksız yere mi bilmiyorum. Bunların arasında bu sene değil ama daha önce benim de yardım ettiğim yerler var. &lt;br /&gt;Neyse, biz ve üç kağıtçılık kanımızda mı var konulu bir serzenişte bulunmayacağım.&lt;br /&gt;Dün akşam haberleri izliyordum da, bu dediğim konuyla ilgili olarak Diyanet açıklama yapmış, bu derneklere kurban için vekalet verenlerin eğer kurbanları kesilmemişse, kurban ibadetleri yerine getirilmemiş sayılıyormuş. Boşa da gitmiyormuş da, zekat oluyormuş.&lt;br /&gt;Ya kimse kusura bakmasın da, ben görmeyeli Diyanet sevap sayaçlığına mı başladı? &lt;br /&gt;İnsancıklar verilen vaatleri kaale alarak paralarını göndermişler, içlerinden kurban niyetini geçirmişler. İslam’da en önemli şey niyet değil mi? Ben anlayamıyorum artık. Allah’la kul arasına girmeye ne kadar meraklıyız. Yok bir de milleti dolandıran kurbancıların günahını üstlenecek bu millet, almayayım, alana da mani olmayayım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HüpNot:&lt;/strong&gt; Bak her haber izleyişimde diyorum bir daha izlemeyeceğim, yok yine izliyorum. Geçenlerde bir de kaybettiğimiz madencilerin çalıştığı madenin sahibini izledim. Böyle bir havalarda şöförlü arabasına binmeler, içeride gevrek gevrek gülmeler. Utanmak nerdeeee, bir kere de şaşırsam. Bu haber üzerine tesadüfen Seven Pounds filmini izledik. Uzun zamandır fırsat bulamamıştık. Konuyu da bilmiyorudum öncesinde. Bir trafik kazasında yedi kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bir adamın vicdan muhasebesi sonucunda yaptıklarını anlatıyordu, film boyunca aklımdan maden sahibinin gevrek gülüşü geçti... Ey vicdan, bizim topraklara ne zaman uğrayacaksın?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6465943167142253716?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6465943167142253716/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6465943167142253716&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6465943167142253716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6465943167142253716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/12/vicdan-kayboldu-araniyor.html' title='VİCDAN KAYBOLDU ARANIYOR'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SzDFtRj7cuI/AAAAAAAAA1Q/0-vBNPkcnf4/s72-c/vicdan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2530106729635504163</id><published>2009-12-21T16:07:00.005+02:00</published><updated>2009-12-21T16:12:13.727+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erkek dediğin testosteronlu mu olsun testosteronsuz mu'/><title type='text'>AZI KARAR ÇOĞU ZARAR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sy-Ak0Sry5I/AAAAAAAAA1I/SklxljMxaYY/s1600-h/Claudia+Knoepeel+%26+Stefan+Indlekofer+for+W+magazine+01.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sy-Ak0Sry5I/AAAAAAAAA1I/SklxljMxaYY/s200/Claudia+Knoepeel+%26+Stefan+Indlekofer+for+W+magazine+01.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Erkek olmak da zor zanaat. Ne çok erkek olacaksın, ne de az.&lt;br /&gt;Az erkek olursa erkekliğinden şüphe ediyorlar, çok erkek olursan da sapıtıyorsun.&lt;br /&gt;Bunu ben demiyorum, sakın yanlış anlaşılmasın, ABD’li bilim adamları söylüyor. &lt;br /&gt;Yapılan araştırmalarda erkeklik hormonu testosteronun fazlasının beyin hücrelerini öldürebileceği saptanmış. Vücutta testosterona dönüşen steroitler kullanan sporcularda görülen intihar eğilimi ve saldırganlık gibi davranış değişikliklerini de buna bağlamışlar.&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;/div&gt;Çok şükür aynı durum bizim için geçerli değil. Kadınlık hormonu östrojende de tam tersi bir durum söz konusuymuş çünkü. Östrojenin testosteronun aksine beyindeki sinir hücrelerini koruyormuş.&lt;br /&gt;Acaba diyorum maçoluk da bu şekilde izah edilebilir mi? Hani astığım astık, çaldığı düdük erkekler vardı&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;Delikanlılık kitabını baştan yazdıklarına inanırlar. Dişi her varlıktan üstün görüp kendilerini, caka satarlar. Onlarda da biraz hücre ölümü gerçekleşmiş olabilir mi? Olmasa da bu delikanlılık taslama modunda, gerçekleşmesi yakındır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2530106729635504163?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2530106729635504163/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2530106729635504163&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2530106729635504163'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2530106729635504163'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/12/azi-karar-cogu-zarar.html' title='AZI KARAR ÇOĞU ZARAR'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sy-Ak0Sry5I/AAAAAAAAA1I/SklxljMxaYY/s72-c/Claudia+Knoepeel+%26+Stefan+Indlekofer+for+W+magazine+01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6009223571077255156</id><published>2009-12-13T16:18:00.001+02:00</published><updated>2009-12-13T16:19:05.848+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vincent Cassel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Monica Bellucci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konuk Yazar:Malla'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karı-koca'/><title type='text'>MONİCA BELLUCCİ' MİYİM NEYİM BENN :P??**</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SyT20l2DsXI/AAAAAAAAA1A/ZB7L-IG1nqA/s1600-h/VincentCassel4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ps="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SyT20l2DsXI/AAAAAAAAA1A/ZB7L-IG1nqA/s320/VincentCassel4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Monica Bellucci, ünlü İtalyan kadın dergisi Gioia’ya verdiği röportajda evliliğiyle ilgili samimi itiraflarda bulunmuş.&lt;br /&gt;Güzel oyuncunun mutlu evlilik formülü sıra dışı olmasına sıra dışı da bana hiç öööle gelmedi... Kendimle ilgili soru işaretlerime bir bakıma cevap oldu:)&lt;br /&gt;*Kocam bir var, bir yok. = Var ama yok gibi:P&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*O başka yerde, ben başka yerde film çeviriyoruz.=Film çevirmiyoruz ama, birimiz Hanya' da, birimiz Konya 'da:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Kısacası o benim beyaz prensim değil.= Yok canım o kadar da değil:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;*Ortak dostlarımız da yok.= Belki 1-2 tane çıkartırız..!!&lt;br /&gt;*Ben onun dostlarını o da benim dostlarımı tanımaz.=Tanır ama sevmeyiz:( &lt;br /&gt;*Zevk paylaşımımız sıfır.= Aynen öylee:)&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Başka başka şeyler yapmaktan hoşlanıyoruz. = Al bizden de o kadar:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Damak tatlarımız, zevk aldığımız hobiler çok farklı.= Maalesef aynen dediği gibi:)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Karakterlerimiz de zıt.= Zıt kutuplar birbirini çeker diye boşuna dememişler:) &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Ben sakin, o saldırgan.= Buna böyle demiyelim de mükemmeliyetçi_sabit fikirli...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Ancak tüm bu farklılıklara rağmen çok mutluyuz.= Gümüş yıllara doğru yol aldığımıza göre şükür Allah'a...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;*Çünkü hâlâ birbirimizi keşfetmeye çalışırken mutluluğu fazlasıyla tadıyoruz.=Olabilir tabii olabilir olabilir:)) &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;*Değişikliklerden hoşlanıyoruz.= tabi canım tabi tabi:&lt;br /&gt;Vincent Cassel ile tüm tahminler aksine çok mutlu bir evlilik sürdürdüklerini ısrarla belirten Bellucci ayrıca “Uzun yıllar sonra birbirinize olan ilginiz daha da artıyor. Unutmayın o bir erkek ve ben bir kadınım. Duygu ve istek her şeyin üstesinden gelebiliyor. Bence zıt karakterlerin birlikteliği daha sağlam temellere sahip ve daha uzun ömürlü oluyor” demiş eee yani Monica hatun doğru demiş...!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6009223571077255156?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6009223571077255156/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6009223571077255156&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6009223571077255156'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6009223571077255156'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/12/monica-bellucci-miyim-neyim-benp.html' title='MONİCA BELLUCCİ&apos; MİYİM NEYİM BENN :P??**'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SyT20l2DsXI/AAAAAAAAA1A/ZB7L-IG1nqA/s72-c/VincentCassel4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1137876974287002590</id><published>2009-11-29T22:32:00.001+02:00</published><updated>2009-11-29T22:38:13.994+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kokoşum şimdi kokoş dermişim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KONUK YAZAR; Malla'/><title type='text'>KOKOŞ OLAMADIM GİTTİ:(</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SxLaOgqVejI/AAAAAAAAA04/jW4-S1xtVq0/s1600/Siriusearring-11_352.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SxLaOgqVejI/AAAAAAAAA04/jW4-S1xtVq0/s200/Siriusearring-11_352.jpg" yr="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yirmi' li yaşlarda evlendiğinde insan, evlenmiş bile olsa yaşının ne kadar da küçük olduğunun farkına varmıyor. Yirmisinde evlenmiş biri olarak, kendimi diğer kadınlarla çoğu zaman kıyaslamışımdır. Dikkat çeken, bütün gözlerin üstünde olduğu bazı kadınlar vardır. Okulda da öyle olmaz mı, bir yada iki kız okulun gözdesi, dikkatlerin üstünde olduğu kızlar... &lt;br /&gt;( Kız okulunda okuyanlar bilirler.) Ben ve benim gibiler okul zamanı inekliği ile dikkat çekerken, o kızlar güzellikleriyle, sevgilileriyle dikkat çekerlerdi. Bizler de güzel kızlardık ama ne onlar gibi dikkat çekiciydik ve ne de birçok sevgilimiz oldu. Ben yaşımdan küçük gösterdiğimin, "bodur tavuk hergün piliç" lafının ne anlama geldiğinin ve niçin bir türlü kokoş olamadığımın sebebini bilebilmiş olsaydım o zamanlar o kadar üzülmez, minyonluğun ve de mütevazi olmanın iyi bir şey olduğuna şükrederdim. Ama insanın böyle şeylere takılmaması için yaşların kemale ermesi gerekiyor.&amp;nbsp; Yani kokoşluk bize göre değil... Ne yapalım sağlık olsun:(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1137876974287002590?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1137876974287002590/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1137876974287002590&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1137876974287002590'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1137876974287002590'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/11/kokos-olamadim-gitti.html' title='KOKOŞ OLAMADIM GİTTİ:('/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SxLaOgqVejI/AAAAAAAAA04/jW4-S1xtVq0/s72-c/Siriusearring-11_352.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6870399005301973926</id><published>2009-10-23T12:13:00.004+03:00</published><updated>2009-12-21T16:04:31.642+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık eti gibisi var mı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemeğin salçalısı kadının kalçalısı'/><title type='text'>AAAA AMAA AYIP OLUYOOO !...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SuFz3LCel-I/AAAAAAAAA0w/eL_R3KRljGQ/s1600-h/untitled.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395721220259747810" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SuFz3LCel-I/AAAAAAAAA0w/eL_R3KRljGQ/s200/untitled.JPG" style="cursor: hand; float: left; height: 125px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Ebru Şallı kraliçem “Şişman kadın bence güzel değil. Hiçbir erkeğin kilolu kadından hoşlanacağını sanmıyorum. Fit olmak önemli. Bence güzel kadın spor yapan kadındır” diye buyurmuş.. .&lt;br /&gt;Yok yeeee. Sen kimsin be. Niye üstüne alınıyorsun diyor olabilirsiniz ama ben herkesin adına yazıyorum. Şişman değilim ama kraliçe Ebru gibi sopa da değilim. Arkadaşlar çok çok yakından gördüm. Bildiğiniz çöp kadın. Hani çizersin ya çöp adam, onun kadın versiyonu.&lt;br /&gt;Spor güzelleştirebilir ama yapmayınca çirkin mi oluyorsun. İşin spor yapmaksa ne ala, benim değil, dolayısıyla vakit bulamıyorum. Haa istesem yaratır mıyım bu zamanı yaratırım, ama istemiyorum. Canım ne zaman isterse.&lt;br /&gt;Ama ben anladım onun olayını, balık eti olmanın yanından bile geçemeyeceği için bizleri kıskanıyor bence, evet evet anladım ben:)&lt;br /&gt;Bir de “Zenci Poposu” diye bir DVD daha çıkartıyormuş.”Bunu yapan kıvam olarak kalça olarak zenci poposuna sahip olacak. Zenci kalçası bizim beyaz insanlara göre yapı olarak kalkık. Özellikle Türk kadını kalçası yayvan ve aşağı düşüyor. Pilates buna çözüm oluyor” demişşşş. Eyy pilates sen çok yaşa, akşam evde ne yemek yapacağıma da sen derman olur musun bir zahmet. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="background: none transparent scroll repeat 0% 0%; border-bottom: 0px; border-left: 0px; border-right: 0px; border-top: 0px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6870399005301973926?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6870399005301973926/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6870399005301973926&amp;isPopup=true' title='13 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6870399005301973926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6870399005301973926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/10/aaaa-amaa-ayip-oluyooo.html' title='AAAA AMAA AYIP OLUYOOO !...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SuFz3LCel-I/AAAAAAAAA0w/eL_R3KRljGQ/s72-c/untitled.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2184410485037176850</id><published>2009-10-20T15:14:00.002+03:00</published><updated>2009-10-20T15:16:37.864+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ali Kırca sadece benim sinirlerim mi bozuyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eh pesss valla'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='domuz gribi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='o muhabir istanbula gelmesin lütfen'/><title type='text'>BİR HABERCİLİK DESTANI!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/St2p38OVaMI/AAAAAAAAA0o/qpiTbRyoMXw/s1600-h/3821527362domuz1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394654707183872194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 169px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/St2p38OVaMI/AAAAAAAAA0o/qpiTbRyoMXw/s200/3821527362domuz1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ne avel bir milletiz.&lt;br /&gt;Dün haberleri izlerken gülsem mi dedim, yoksa ağlasam mı.&lt;br /&gt;Ali Kırca’lı Show Haber açık televizyonda dün akşam. Diyarbakır’daki salgınla ilgili çok ciddi haber yapıyorlar sözde.&lt;br /&gt;Ama aksine ciddiyetsizlik almış başını gidiyor. Yok benim iki satır aklım başımda, cahil halk ne yapsın.&lt;br /&gt;Önce anons edildi, muhabirimiz bilmem kim Diyarbakır’dan domuz gribi olan evden canlı yayında diye.&lt;br /&gt;Hooop bilmem kime bağlandık. Aşağıda koskoca harflerle DOMUZ GRİPLİ EVDEN CANLI YAYIN yazıyor. Sanki kremalı börek, sütlü çörek. Başlığa bak.&lt;br /&gt;Meğersem zaten evde gripli kişlerin daha tahlil sonuçları gelmemiş. Yani domuz gribi olabülür de, olmayabülür de. Muhabir sivrisi koltukta battaniyeye sarılmış yatan çocuğun ağzına kadar eğilmiş, röportaj yapıyor. Sonra bir de çocuğun babası, ablası, abisi falan var, bunlar da biz biz idik 32 kız idik , inci gibi dizildik misali, hasta çocuğun ayak ucuna tünemişler. Yok boğazımız yanıyor, yok başımız ağrıyor diyorlar.&lt;br /&gt;Neyse geçmiş olsun ,umarım sıradan bir griptir. Bu insancıklara bişey demiyorum, ama bu televizyoncuların da aklına uymayın yaaa.&lt;br /&gt;Sonra tabi bizim avel muhabir bu boğazı yanan çocuklarla da burun buruna birer röportaj gerçekleştirdi. Ne o habercilik olayı mı oldu şimdi.&lt;br /&gt;Diyelim bu aile domuz gribi. Bu muhabir de hastalanmayacak mı, eve gelip evdekileri, uçağa binip uçaktakileri, ne bileyim girdiği her yerdeki herkesi hasta etme potansiyeli olmayacak mı?&lt;br /&gt;Ama Ali Kırca her haber bülteni sonunda arka kapak mıdır nedir, üfürükten teyyare duygusal bişeyler anlatıp duruyor. Bir gün de nasıl gazetecilik, habercilik yapılır, o konuya değinsin rica edicim o buğulu sesiyle!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2184410485037176850?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2184410485037176850/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2184410485037176850&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2184410485037176850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2184410485037176850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/10/bir-habercilik-destani.html' title='BİR HABERCİLİK DESTANI!!!'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/St2p38OVaMI/AAAAAAAAA0o/qpiTbRyoMXw/s72-c/3821527362domuz1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6643329793889348254</id><published>2009-10-16T21:23:00.009+03:00</published><updated>2009-10-16T21:56:14.527+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KONUK YAZAR; Malla'/><title type='text'>MOR YAPRAKLI ÇİÇEĞİMİZ</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393265338222250226" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 160px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sti6QBgqCPI/AAAAAAAAA0g/eXhcoWZUESU/s200/sumbul.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çocuktum. Evimizin terasındaki saksılarda çeşit çeşit çiçeklerimiz vardı. En net hatırladığım kocaman saksıda çok güzel pembe çiçekler açan bir kaktüsle , yaprakları mor renkli , minik pembemsi çiçekleri olan bir çiçekti. Galiba onlarla en çok ilgilenen babamdı. Belki de o çiçekleri annem de sulardı, hatırlamıyorum. Mor çiçeğin ismi hakkında da hiç bir fikrim yok. Geçenlerde bir apartmanın bahçesinde o mor yapraklı çiçekten görünce, çocukluğum geldi aklıma. Terasımızda, kardeşimle oynadığımız evcilikler, üç tekerlekli bisikletimle attığım teras turları, kiracımızın oğlu ile kurduğumuz çadır ve annemin elleriyle hazırladığı kekler, çörekler... Hemen koşup apartmanın bahçesindeki mor yapraklı o çiçekten bir saksıya ekip, sonsuza kadar da yanımda olmasını istedim.... Bi durdum :((O çiçeği görünce tombul kuşumu, canım annemi ne kadar da çok özlediğimi, içimin hala nasıl da yandığını, onun yumuşacık gıdılarına gömülmeyi istediğimi anladım. Hastanede doktor güçlü olmak zorundasınız bayan dediğinde, güçlü olmanın ne kadar zor olduğunu hiç bilmediğimi düşündüm. Anacığımın, elli yıldır hiç çıkarmadığı alyansının parmağındaki izi gözümün önünden gitmezken , titreyen elleriyle el sallamasını hatırladıkça güçlü olmak... Ah!... mor çiçek seni nasıl bulacağım derken, karşıma çıkıverdin. Alamadan geçemediğim mor yapraklı dalını bu gece saksıya ektim, sana can suyunu da verdim. Karşımdasın işte, camın kenarında öylece...Umarım toprağına sıkı sıkıya tutunursun da, annem gibi bizi bırakmazsın.:((&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/145/E96C053176282E3FD1AA56EE664C27F3.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6643329793889348254?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6643329793889348254/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6643329793889348254&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6643329793889348254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6643329793889348254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/10/mor-yaprakli-cicegimiz.html' title='MOR YAPRAKLI ÇİÇEĞİMİZ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sti6QBgqCPI/AAAAAAAAA0g/eXhcoWZUESU/s72-c/sumbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5760371078078026508</id><published>2009-10-06T16:26:00.012+03:00</published><updated>2009-10-09T10:31:12.978+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cumartesi bunalımım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşkın Kitabı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ah jane vah jane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anne Hatteway'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='JamesMcAvoy'/><title type='text'>BİR CUMARTESİ HİKAYESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SstFl_5shDI/AAAAAAAAA0Q/z226qW71JzY/s1600-h/becomingjane.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5389477898189833266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SstFl_5shDI/AAAAAAAAA0Q/z226qW71JzY/s200/becomingjane.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;İzlediğim bir sürü dizi var.&lt;br /&gt;Bir sürü de film.&lt;br /&gt;Ama hiçbirinin üzerinde çok durmam. Çok beğensem bile bir süre sonra unuturum gider.&lt;br /&gt;Hatta bir filmden çok etkilensem de, hani ağlasam falan sonunda ( ki sık sık olur bu:) yine de maksimum bir saat sonra geçer etkisi.&lt;br /&gt;Ama " Becoming Jane " filminden resmen yedim şamarı.&lt;br /&gt;Geçen Cumartesi baktık hava kapalı, hiç evden çıkasımız yok, hadi bir film izleyelim dedik. Ve Becoming Jane’ i ( Aşkın Kitabı)koyduk. İngiliz edebiyatının romantik yazarı Jane Austen’ ın hayatının sinemaya uyarlanmış hali.&lt;br /&gt;Ben yakın geçmişte bir filmin beni bu kadar sarstığını hatırlamıyorum. Bırakın sonunda ağlatmayı, bütün gün mutsuz gezdim, Jane’ i düşünüp düşünüp boğazıma düğümlenen ağlama krizleriyle mücadele ettim.&lt;br /&gt;Kocamgil sıkıldı zaten yarısında, bıraktı izlemeyi. Ben dur ne olacak acaba derken aldım ağzımın payını. Film bitti, ben bütün gün gelemedim kendime, aksiliğim ve mutsuzluğumla kocamgile de kök söktürdüm. Saatler sonra yaa ben anlamadım sana ne oldu diye yüzüncü soruşunda itiraf ettim film yüzünden olduğunu. Aldığım cevap ‘ Hadi ya, çok sıkıldım ben, sen neresine üzüldün ki! ’ oldu; Venüs ve Mars , anlarsınız ya!...&lt;br /&gt;Film şahane, ama o kitapları yazan kadının gerçek hayatı ki ahh!.. kahpe kader dedirtti bana. Jane’ in dirayeti, fedakarlığı, aptallık geldi feda ettiği şeylere baktığımda. Tekrar izlememek için kendimi zor tutuyorum ama yok izlemeyeceğim. Kalbim sıkıştı resmen. Hele bir de gerçeklik payı olduğu düşünülürse... Yani gerçek hayattan uyarlama olmadığını bilsem belki bu kadar sersemlemezdim. Çok da anlatıp spoiler olmak istemiyorum, yürekliyseniz seyredin diyorum:) Yine de Aşkın Kitabına bi bakmak isterseniz&lt;a href="http://www.dailymotion.com/relevance/search/+Becoming+Jane+/video/x32d11_becoming-jane-trailer_shortfilms"&gt;...TıkTık&lt;/a&gt;:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#33ccff;"&gt;HüpNot:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; Bu arada Anne Hatteway çok başarılı bir oyuncu, iyice emin oldum. Bu arada James McAvoy da genç kızların yeni keşfi olabilir:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5760371078078026508?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5760371078078026508/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5760371078078026508&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5760371078078026508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5760371078078026508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/10/bir-cumartesi-hikayesi.html' title='BİR CUMARTESİ HİKAYESİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SstFl_5shDI/AAAAAAAAA0Q/z226qW71JzY/s72-c/becomingjane.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-413679781338213528</id><published>2009-10-04T23:49:00.003+03:00</published><updated>2009-10-04T23:55:53.430+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev işi bunu bilir evli kişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erkekler de yorulsun'/><title type='text'>İYİ GÜNDE, KÖTÜ GÜNDE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SskK-7aXvFI/AAAAAAAAA0I/FopquKPuRXY/s1600-h/heiraten_det.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388850505341975634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 187px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SskK-7aXvFI/AAAAAAAAA0I/FopquKPuRXY/s200/heiraten_det.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yazık yazık çok yazık!... Böyle mi olacaklardı? Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarındayken birden bu kadar büyük bir değişim ruhlarında deriiiiin bir yara açar mı dersiniz? Kolay mı ya evin erkeği olmak? Evin erkeği olmak ne demek, evdeki teknik işlerin peşinde koşabilmek demek. Aile evlerinde bu görevin biçildiği bir baba olduğu için bilmezler tabi ne yapılması gerektiğini…Dünün pırlanta gibi çapkın, daha ziyade çıtır ve eğlence peşinde koşan gençlerinin şimdi ellerinde çekiç, tornavida ne büyük zorluklara göğüs gerip de evlerinin erkekleri olmasından bahsediyorum. Kablo takılması lazım, klozet kapağının değişmesi lazım, duvara ayna ve tablo asılması lazım. Bunun için de biraz çaba lazım haliyle. Offff ne kadar da çok şey lazım. Evin reisi olmak da ne zor şey. Alışık değiller tabi böyle olmasına, bunları yaparken herhangi birinde sorun da çıkınca seyreyleyin olayları. Hırs yapılır, ve kanın son damlasına kadar çabalayarak sorunun üstesinden gelmeye çalışılır. Serde erkeklik olduğu için de eninde sonunda başarılır ve haklı bir gurur duyulur. Öyle zevkü sefa düşünecek vakit yok, tek düşünülen akşam vida eksik olduğu için tam takılamayan bir kapak olabilir artık. Erkekler böyle, özellikle de taze ev erkekleri olarak tabir edebileceğimiz yeni nesil kocalar…Aslında içten içe hoşlarına da gidiyor. Her ne kadar görünürde kabus gibi görseler de, herhalde genlerden gelen bir şey olsa gerek, bir çivi duvara çaktıklarında, bir kablo çektiklerinde, bir klozet kapağı monte ettiklerinde ya da en basitinden bir ustanın başında durduklarında mutlu oluyorlar. Acayip gururlanıyorlar. Hiç alışık olmadıkları şeyler olduğu için zor ama enteresan geliyor, hatta işlerden biri bitince hoop gelsin öbür iş diye, deli fişek evin içinde dolaşıyorlar. Amatör hevesi işte. Beceri potansiyeli ve motivasyon had safhada, yılmak yok, durmak yok. Neyse devamı gelsin, motivasyonları hiç kaçmasın inşallah.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-413679781338213528?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/413679781338213528/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=413679781338213528&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/413679781338213528'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/413679781338213528'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/10/iyi-gunde-kotu-gunde.html' title='İYİ GÜNDE, KÖTÜ GÜNDE'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SskK-7aXvFI/AAAAAAAAA0I/FopquKPuRXY/s72-c/heiraten_det.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3365713742221091301</id><published>2009-10-02T23:13:00.004+03:00</published><updated>2009-10-02T23:33:32.754+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İş bahane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ev kadınlığı şahane'/><title type='text'>KIŞA GİRERKEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SsZhp2nxRhI/AAAAAAAAA0A/YZxsGdYFTTc/s1600-h/asci-bebek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388101375860229650" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 182px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SsZhp2nxRhI/AAAAAAAAA0A/YZxsGdYFTTc/s200/asci-bebek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hala Hayat Bilgisi dersi var mı acaba? Ya da Yerli Malı Haftası kutlanıyor mu? Bu ara kafama takıldı. Kış öncesinde yapılan hazırlık bu derste anlatılırdı galiba. Kışlıklar kaldırılır, evde kış temizliği yapılır, salçalar, tarhanalar hazırlanır falan filan. Neyse...Geçenlerde kışın pişiririm diye yaklaşık 5 kilo barbunya aldım. Yaklaşık diyorum, çünkü pazarcıya 4 kilo dememe rağmen akşam pazarı olduğu için, bana kalan bütün barbunyaları verdi. 5 kilo için az, 4.5 kilo için çok para aldı. Arada bir miktar işte. Hayır bir ordu değiliz, sadece 2 kişiyiz, ama en iyi yaptığım zeytinyağlı barbunya olduğu için bu sebze üzerine oynuyorum sürekli. Elimden geleni yapmama rağmen başta taze fasulye olmak üzere diğer zeytinyağlılarda istediğim tadı henüz yakalayamadım. Ancak barbunya ile yıldızlarımız barışık. Salla sepet her seferinde kıvamı tutturuyorum bir şekilde. Tabi aldığım o kadar barbunyayı ayıklamak zulüm oldu ama başardım. Sonra da tek pişirimlik şekilde ayırarak torbalarla derin dondurucuya kaldırdım. İşte bu yerli malı, hayat bilgisi falan o arada aklıma geldi. Kendimi kışa hazırlanan evin hanımı gibi hissettim, komiğime gitti. Hele de yıllar önce Yerli Malı Haftası’nda üzerimde pembe kartondan yapılmış narla, nar gibi şiir okurkenki görüntüm geldi aklıma, çok güldüm. Nereden nereye dedim. Sonra artık benim etrafımdaki kimsenin öyle bir haldır huldur kış hazırlığına girmediğini düşündüm. Kışın havalar bir enteresan olduğu için bütün yazlıkları kaldırmak olmuyor. T-shirtlere falan illaki iş düşüyor çünkü kış boyunca. Evler zaten her hafta temizleniyor, sobalı evler de azaldı artık. Boru kur, boru kaldır olayı yok. Yemekler deseniz onlar da başka alem. Artık hormonlar, ekstra ilaçlar sağolsun her meyveyi ve sebzeyi zamanında olmadıkları halde yiyebiliyoruz. Yememek daha iyi tabi sağlık açısından. İşte ben de bu ara böyle bir kış hazırlığı psikolojisi var. Mesela şimdilik şu barbunla kafayı bozdum ama tamamen ev hanımlığı özentiliğimden. Yoksa zaten alırım hazır dondurulmuşunu, yaparım olur biter. Ama mesela şimdi ben hazırladım ya, yaptığım zaman ‘Hmm nefis olmuş, bu mevsimde nereden buldun barbunyayı’ desinler, ben de gerine gerine ‘Yazdan hazırladım şekerim, ayıkladım sakladım, gerçekten de nefis değil mi?” diyebileyim. Eskiden annemlerle fazla oturmuşum herhalde. İçimde de varmış böyle domestik bir yan. Bu sonbahar hortlayıverdi. Kariyer de yaparım, turşu da kurarım yeni sloganım oldu. Henüz kurmasam da bir kış başı mutlaka... Ha bir de tarhana var, onu da unutmayayım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3365713742221091301?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3365713742221091301/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3365713742221091301&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3365713742221091301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3365713742221091301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/10/kisa-hazirlik.html' title='KIŞA GİRERKEN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SsZhp2nxRhI/AAAAAAAAA0A/YZxsGdYFTTc/s72-c/asci-bebek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6801167483809805325</id><published>2009-09-27T22:03:00.008+03:00</published><updated>2009-09-27T22:23:22.941+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ah bayramlar küçüklüğümün bayramları:('/><title type='text'>BİR BAYRAM ÇEŞİTLEMESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sr-7Avzg0EI/AAAAAAAAAz4/eap8oSKu5D8/s1600-h/12_Angry_Americans.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5386229300865323074" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sr-7Avzg0EI/AAAAAAAAAz4/eap8oSKu5D8/s200/12_Angry_Americans.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hepinizin geçmiş bayramı kutlu olsun. Herkesin mutlu ve güzel bir bayram geçirmiş olduğunu umuyorum. Çok şükür benimki de güzel geçti. Ama bu bayram benim için, her zamankinden biraz daha farklıydı. Her bayram ziyaret ettiğimden daha fazla yere gittim. Bu vesileyle de, bir bayramın evli çiftler için nasıl olabileceğini bizzat yaşamış olduk. Geçen bayram tatilde olduğumuz için pek anlamamıştık. Bu bayrama kısmetmiş, en sonunda gerçekten evli olduğumuzu anladık:) Bu kadar zaman aklınız nerdeydi diyebilirsiniz ama çift olarak iki tarafın da büyüklerini ziyaret edip, her sofrada yemek yiyip, yeni gelin yeni damat olarak el üstünde tutulunca, bir anda evli olduğunuzu anlıyorsunuz. İş güç falan filan derken, zaten hep birlikte olduğunuz arkadaşlarınızla görüşürken bunu farketmek çok mümkün değil. Hala flört ediyormuşsunuz gibi geliyor. Ama bayramlar bunu tekrar hatırlamak için birebir. Bir de bayramların bu konu dışında olmazsa olmazları var. Tabii ki trafik ve ehliyeti nereden aldıklarını merak ettiğim bir insan sürüsü. Ah ah eski bayramlar diyebilecek kadar yaşlı olmasam da eskiden durumun şu zamanki gibi olmadığını da hatırlayabilecek yaştayım. Eskiden bir yerden bir yere gitmek neden bu kadar zaman alıyor, neden bu kadar çok araba var, ne refah ülkeyiz ki hepimiz dört teker üzerindeyiz, merak etmemek mümkün değil. Gidilen yer en sevdiklerinizin evi olsa da, gidene kadar bir posta sinir stres oluyorsunuz. Kendinize tam geliyorsunuz, bu sefer de geri dönüş yolu. O yüzden her şey süper, hele de iyice kalabalık bir aile olunca daha çok hissediyorsunuz o günün mutlu olunması, keyfinin çıkarılması gereken bir gün olduğunu. Hoş bir de eve gelince mutfağınızın, apartmanda barbekü yapılmasının ne densiz bir hareket olduğunu tahmin edemeyip, barbekü yapmazsa midesinin rahat etmediği garip üst komşunun ızgara etlerinin dumanıyla dolduğunu görmek de ayrı bir bayram keyfi olsa gerek. Onlar homini gırtlak pişirdiklerini lüpletirken, mutfakta iki dakika nefes alamadığınız için; duman sizden mi geliyor ve herşey yolunda mı diye sorunca aldığınız cevap, kusura bakmayın yerine herkes yakıyor zaten olunca, insanın da bayramlık ağzını açası geliyor ama sabretmek lazım. Bir daha barbekü damarının patlamayacağını ümit ediyoruz, bu sefer bayrama denk gelmeyebilir çünkü:)&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=7914&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=7914&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=7914&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=7914&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=7914&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6801167483809805325?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6801167483809805325/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6801167483809805325&amp;isPopup=true' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6801167483809805325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6801167483809805325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/09/bir-bayram-cesitlemesi.html' title='BİR BAYRAM ÇEŞİTLEMESİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sr-7Avzg0EI/AAAAAAAAAz4/eap8oSKu5D8/s72-c/12_Angry_Americans.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4054398614003844848</id><published>2009-09-23T23:58:00.003+03:00</published><updated>2009-09-24T00:05:54.330+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yellozluk sertifikası'/><title type='text'>SAVAŞ MEYDANI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SrqNXI4H4GI/AAAAAAAAAzw/UFms9WRgFmQ/s1600-h/yellow_3_by_heidishviliStock.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5384771733134237794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 150px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SrqNXI4H4GI/AAAAAAAAAzw/UFms9WRgFmQ/s200/yellow_3_by_heidishviliStock.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Müttefik falan değiliz. Aynı yola baş koymadık. Ya da yanlış oldu, belki aynı yola baş koyduk da, bu yolda bir diğer amacımız da birbirimizin başını ezmek. Hedef belki aynı, ya da birileri hedefleriyle o kadar kafayı bozmuş durumda ki, herkesin derdinin aynı olduğunu zannediyor. Bu hedef tabii ki bir erkek, ve konumuz ona ulaşmak için yırtınan hemcinslerim. Hedefe kitlenmiş olmalarına saygı duyuyor ve önlerinde eğiliyorum ama mahalle yellozu modeli bir hale gelmek de komik kaçıyor. Hele de yaşını başını almış, kariyer kadınlarına hiç mi hiç yakışmıyor. Erkeklerin gözünde gülünç duruma düşmenin yanısıra, aynı zamanda diş bilediği kadınları da güldürdükleriyle kalıyorlar. Bana kalırsa artık liselilerin bile taktiği olmayan, çünkü liseliler hepimizden profesyonel, parmakla gösterme, laf atma, alaylı gülüşler, uzun uzun süzme bakışları falan süzülen ya da sinirlendirilmeye çalışılan insanın kadının daha kıymetli hissetmesine neden oluyor. Bir insanı en çok sinir eden şeyin kaale alınmamak olduğunu unutuyorlar maalesef. Bir de bu tipler ayrıca enteresan ki, kaale alınmadıkça daha çok kudurup daha çok saçmalamaya başlıyorlar. Hep söylerim... Bir kadının en büyük düşmanı:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1. Kendisidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2. Diğer kadınlardır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yani erkeklerde düşmanlık falan aramak yersiz. Erkekler düz mantıkla yaratılmışlardır, kadınlar da uçsuz bucaksız entrika yeteneğiyle. Hadi diyelim iki kadın aynı hedef uğruna uğraşıp didiniyor. İkisi de çocuğun ağzına düşüyor, ve hatta atışıp o senin değil benim kavgası yapıyorlar. Yanlış şurada, o çocuk ikinizle de olmadığına göre kafanızı daha fazla yormaya gerek yok. Hedef değiştirme zamanı gelmiştir. Kendisi için kavga edildiğini bilmek bir erkeği kendini daha da bir bulunmaz hint kumaşı zannetirir. Düşünsenize iki kadının bir erkek için tartıştığını ve erkeğinde bunu izlediğini... Adeta gladyatör dövüşü. Erkek de kral. Oh ya insan ne ister. Ben de bir yerden iki erkeğin benim aşkımdan birbirini yediğini görsem ben de havalanırım valla.Sonra neden erkekler kendilerini bu kadar bir halt sanıyorlar diye ağlasın sivri zeka kızlarımız. Nerede ele geçirilemeyen bir erkek görürseniz, şöyle bir yakın çevresine bakın. Birbirinin kuyusunu kazarken, aslında erkeği iyice havaya sokup kendi kuyusunu da kazdığını farketmeyen bir dolu kız göreceksiniz. Bir erkek kendisi uğruna gladyatör dövüşü yapan gladyatörleri değil, kendisinin uğruna savaşacağı kızı seçecektir. Siz hala itişedurun...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4054398614003844848?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4054398614003844848/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4054398614003844848&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4054398614003844848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4054398614003844848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/09/savas-meydani.html' title='SAVAŞ MEYDANI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SrqNXI4H4GI/AAAAAAAAAzw/UFms9WRgFmQ/s72-c/yellow_3_by_heidishviliStock.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3342444747670266151</id><published>2009-09-10T16:35:00.006+03:00</published><updated>2009-09-24T00:15:06.516+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bunlar insansa ben değilim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='utanıyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insanlar hakettiği gibi yönetilirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dinime küfreden Müslüman olsa'/><title type='text'>İNSANİ AÇILIM LÜTFEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SqkCvGCJ1CI/AAAAAAAAAzo/R-uQ-wKkifQ/s1600-h/tuz_g_l__imdat.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379834237967520802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SqkCvGCJ1CI/AAAAAAAAAzo/R-uQ-wKkifQ/s200/tuz_g_l__imdat.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sel felaketi dengemi bozdu. Allah’a şükür hiç bir alakam yok ama izlediklerim, okuduklarım beni dehşete düşürdü. Düştüğüm yerden çıkamıyorum iki gündür. Nasıl olur diyorum.&lt;br /&gt;Yaşadığım şehrin diğer ucundaki insanlar pisi pisine ölüyor. Devletten gelen en makul açıklama derelerin intikamı. Onların başkanlığı döneminde ( 15 sene önce) sanki aynı dere intikam almamış gibi. Korku filmi gibi değil mi bu açıklama: Derelerin İntikamı. Periyodik olarak yayınlanıyor. Ama sinemalarda değil, gerçek hayatın ta kendisinde.&lt;br /&gt;Bir yandan tek bildiği lale dikmek olan, ama İstanbul ahalisinin seçmekten yorulmadığı belediye başkanı. O da tabi iklim değişikliğine atıyor topu.&lt;br /&gt;Valimiz var, şeker mi şeker!!! Herşeye çok hakim kendisi! Yağmalanmadık bir şey kalmamışken, yağmalama yok diyor.&lt;br /&gt;Bir de din kardeşlerimiz var. Oruç tutmadıkları için böyle felaket oldu diyenler, herkes topluyor ben de aldım diye yağmalamasına kılıf uyduranlar. Milletin rızkını çalanlar, yola dağılan av tüfeklerini sırıta sırıta sırtlananlar. Zonguldak'tan yardım yerine sırf yağma için minibüs kaldıranlar.&lt;br /&gt;Internetteki gazetelerde yağmalama haberlerinin altına aşağıdaki yorumları yazanlar (Aynen alıntıdır-&lt;a href="http://www.sabah.com.tr/yorum/oku/2009/09/09/ikitellide_yagma?totalCount=21&amp;amp;page=2"&gt;http://www.sabah.com.tr/yorum/oku/2009/09/09/ikitellide_yagma?totalCount=21&amp;amp;page=2&lt;/a&gt; . Benim bildiğim yer basıp mal çalmaya bildiğin hırsızlık, haydutluk deniyor ama Nejat Ali abimizin bakış açısı değişik. Bir de yardakçısı var toplumumuz helal-haram bilirmiş. Ya bizim millet için haram olan helal zaten, sap sürüsü)&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nejat Ali Coşkun&lt;br /&gt;09.09.2009 14:17:48&lt;br /&gt;Yağma,sahipli bir yeri basarak malları taşımakla olur.100 lerce metreye saçılmış olanları toplayarak değil.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;alieris&lt;br /&gt;09.09.2009 15:09:27&lt;br /&gt;Nejat ali coşkun kardeşim...iyi demişsiniz...hakka harama dikkat eden bir toplumuz..bencede yağma değil..yardım sandığı konulsa ilk gene bu insanlar mağdurlara yardım..eder..sapla samanı karıştırmayalım.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşçi kadıncağızları camsız servisle yolculuk yaptıranlar.&lt;br /&gt;Ben artık bu insanlarla aynı havayı soluyor, aynı gökyüzünü paylaşıyor, aynı ırk ve dine sahip olmaktan utanıyorum. Onlar Müslümansa ben değilim, onlar Türkse ben değilim.&lt;br /&gt;Kimse kusura bakmasın, normal ülkelerde olmaz bunlar. Hani bizim milletimiz bunları nasıl yapıyor diyoruz ya, galiba acı gerçek şu: Bizim milletimizin özü işte bu.. Sel suları geçtikten sonra arta kalanlar. Yağmacılar, şekilci müslümanlar, suçu başkasına atanlar, uyanıklar, hırsızlar, beleşçiler.&lt;br /&gt;Bizim gibiler de azınlık. Gün gelir insanca yaşamak için bizler için de bir insani açılım yaparlar mı acaba? Çünkü belli ki ne aynı ırktanız ne de aynı dinden. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3342444747670266151?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3342444747670266151/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3342444747670266151&amp;isPopup=true' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3342444747670266151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3342444747670266151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/09/insani-acilim-lutfen.html' title='İNSANİ AÇILIM LÜTFEN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SqkCvGCJ1CI/AAAAAAAAAzo/R-uQ-wKkifQ/s72-c/tuz_g_l__imdat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6635207780254273710</id><published>2009-09-04T15:59:00.005+03:00</published><updated>2009-09-24T00:02:30.648+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='316 atlı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Orkid&apos;in garip araştırması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ne kullanıyor ya bunlar'/><title type='text'>SÜPERSONİK 316 KARDEŞLİĞİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SqEP4Bt7R-I/AAAAAAAAAzg/T8ubPmYsMQw/s1600-h/25948_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5377596885265237986" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 148px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SqEP4Bt7R-I/AAAAAAAAAzg/T8ubPmYsMQw/s200/25948_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Orkid bir özel günler araştırması yapmış.&lt;br /&gt;Gazetelerin birinde de bu araştırmadan yola çıkarak bir test hazırlamışlar. Ne o kendimizi tanıyacakmışız.&lt;br /&gt;Yok sonuçlar makul çıksa laf etmeyeceğim, ama ya bu sorunlara cevap verenler başka bir gezegende yaşıyor sanırsam. Ya da neye cevap verdiklerinin farkında değilller. Bilemeyeceğim. Zaten topu topu 316 kişiymiş, yok kesin başka bir evrenden bunlar.&lt;br /&gt;Şimdi satır satır gidelim. Bak ne zamandır da yazamamıştım, iyi oldu:) Biraz uzun olacak ama okuyan hanımlarım, okuyun da eğlenin. Bu arada SANILANIN AKSİNE, BİLİNENİN AKSİNE ifadeleri benim değildir, haberden birebir alıntıdır. Yani her cevapta bir aksi düşünce varlığı belirtilmiş, aksi değil de doğru düşünce desek:)&lt;br /&gt;Soru 1) Özel günler ile ilgili en yaygın inanış sizce hangisi?&lt;br /&gt;a. Tüm kadınlar özel günlerinde duygu dalgalanması yaşar.&lt;br /&gt;b. Tüm kadınlar özel günlerinde bol, rahat giysiler giymeyi tercih eder.&lt;br /&gt;c. Tüm kadınlar özel günlerinde cilt sorunları yaşar.&lt;br /&gt;d. Özel günlerinde kadınlar kilo almaya meyillidirler.&lt;br /&gt;e. Hepsi&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Doğru cevap (e) yani hepsiymiş. Zaten 316 arkadaşla tek ortak yanıtımız bu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Soru 2) Hangi ifade Türkiye’de kadınların büyük bir çoğunluğunun regl döneminde hissiyatlarını ifade eder?&lt;br /&gt;a. Daha yavaş hareket ederler, evden çıkmak istemezler.&lt;br /&gt;b. Normalden farklı hissetmezler.&lt;br /&gt;c. Yakın arkadaşlarıyla daha çok zaman geçirirler.&lt;br /&gt;d. Daha kadınsı ve seksi hissederler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Doğru cevap (b) yani normalden farklı hissetmezler olacakmış. Şahsen benim cevabım A, uzun yıllardır o dönemde hiiççç normal hissetmedim şahsen. Resmen anormallik nöbeti geçiriyorum ben. Neymiş araştırma, Türk kadınlarının yarıya yakınının regl döneminde normalden farklı hissetmediklerini gösteriyormuş. Bu Türk kadınları nerede alooo, benim bugüne kadar tanıdığım kadınların ya hiçbiri kadın değil ya da Türk değil.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 3) Kadınların çoğunluğu özel günlerinde şımartıcı yiyeceklere yönelir.&lt;br /&gt;a. Evet&lt;br /&gt;b. Hayır&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kesinlikle, büyük harflerle EVET. Resmen anormal derecede iştahım açılıyor, çikolata tabletleri gözümün önünde raksediyor. Ama araştırmanın doğru cevabı ne: B, yani hayır. Açıklama da şu: &lt;strong&gt;Yaygın inanışın aksine&lt;/strong&gt; kadınların çoğunluğu (yüzde 89) özel günlerinde dondurma gibi şımartıcı yiyeceklere yönelmiyormuş. Aman da ne hoş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 4) Kadınlar özel günlerini aşağıdakilerden hangisiyle özdeşleştirir?&lt;br /&gt;a. Daha aktif ve sosyal olmak&lt;br /&gt;b. Sağlıklı besinler almak&lt;br /&gt;c. Daha güçlü ve özgüvenli hissetmek&lt;br /&gt;d. Daha iyimser olmak&lt;br /&gt;e. Hiçbiri&lt;br /&gt;f. Hepsi&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Benim cevabım bu şıklar arasında yok. Ben bitap hissediyorum mesela, yorgun, ve yorganın altından çıkası olmayan. Ama bizim 316 supersonik arkadaşlar HEPSİ demiş. Sanılanlar da hep yanlış be kardeşim. Araştırma sonuçları Türkiye’de kadınların, özel günlerini &lt;strong&gt;sanıldığı kadar&lt;/strong&gt; kötü algılamadıklarını ortaya koyuyormuş. Bazı kadınlar regl döneminde sosyal aktivitelerde bulunmayı seviyormuş, bazıları sağlıklı yiyeceklere yöneliyormuş veya işyerinde daha iyimser olabiliyormuşşşş. İşyerine gidip daha iyimser olan arkadaşın elini öpmek istiyorum. Benim benim tanıdığım kadınların hepsi o günlerin resmi tatil olması görüşünde nedense!!!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 5) Kadınlar özel günlerinde nasıl davranır?&lt;br /&gt;a. Davranışlarını değiştirmez.&lt;br /&gt;b. Bu dönemi daha kolay geçirmek için özel çaba gösterir.&lt;br /&gt;c. Daha dengeli olmaya özen gösterir.&lt;br /&gt;d. Hepsi&lt;br /&gt;e. Hiçbiri&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yine bir yanlış cevapla karşınızdayım. Ben mesela daha dengeli olmaya çalışıyorum. Çünkü ömür törpüsü oluyorum ve kocamgille ayda bir kere kavga ederiz, onun da ne zamana geldiğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Yani davranışlarımı değiştirmek için kendimi zorlamam gerekiyor. Ama doğru cevap Hepsi. &lt;strong&gt;Bilinenin aksine&lt;/strong&gt;, araştırma, Türkiye’de kadınların yüzde 65’inin özel günlerinde davranışlarını değiştirmediğini gösteriyormuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 6) Aşağıdakilerden hangisi, yiyecekle regl arasındaki ilişkiyi doğru ifade eder?&lt;br /&gt;a. Kadınlar regl olduklarında yemeğe düşkün olurlar ve devamlı açmış gibi hissederler.&lt;br /&gt;b. Regl sırasında pek yiyecek düşünmez, her zamanki gibi yemeye özen gösterirler.&lt;br /&gt;c. Hiçbiri&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Benim cevabım yine yanlış. Ben diyorum ki A. Ama doğru cevap B. İnanışlara göre regl olmak genellikle aşermek ve fazla yemekle özdeşleştirilir. Ancak Orkid Özel Günler araştırması, kadınların yüzde 53’ünün regl sırasında yiyeceklere özel bir ilgi duymadığını ve normal yemeye özen gösterdiğini ortaya koymuş. Teşekkürler Orkid Özel Günler Araştırması.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 7) Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye’de kadınların regl döneminde nasıl makyaj yaptığını doğru ifade eder?&lt;br /&gt;a. Sivilceleri kapatmak için daha çok makyaj yaparlar.&lt;br /&gt;b. İçlerinden gelmediği için daha az makyaj yaparlar.&lt;br /&gt;c. Normal makyaj alışkanlıklarının dışına çıkmazlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Benim içimden gelmiyor mesela. Ama doğru cevap bu değil, doğru cevap C. Özel günler makyajın arkasına sığınma zamanı olarak algılansa da, kadınların yüzde 70’i bu dönemde makyaj alışkanlıklarını değiştirmediğini söylemiş. Gerçekten inanılır gibi değil. Bir de rüküşlüğe değinselerdi. Mesela o dönemde aldığım hiçbir şeyi , aklım başına gelince beğenmem, bir de acayip rüküş olabiliyorum. Ama bizim 316 atlı böyle değildir herhalde. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru 8) Sizce kadınların çoğunluğu özel günlerini oturup enerji toplamak için uygun bir zaman olarak mı görüyor?&lt;br /&gt;a. Evet&lt;br /&gt;b. Hayır&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Evet, oturmak gerekiyor çünkü adım atacak hal olmuyor. Belin, başın, karnın ağrıyor. Oturunca enerji toplamış oluyorsun ister istemez. Amaaaa doğru cevap Hayır. &lt;strong&gt;Bilinenin aksine&lt;/strong&gt;, Türkiye’de kadınların yüzde 63’ü bu dönemde oturup dinlenmek yerine; hayatlarını her zamanki gibi sürdürmeyi, aktif yaşamaya devam etmeyi ve kadın olmanın tadını her daim çıkarmayı tercih ediyormuş.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şimdi cevap verin bakalım, bu araştırmaya katılan 316 kadınla ne zaman tanışıyoruz? Şahsen ben varlıklarından şüpheliyim, ama varsa böyle bir grup tecrübelerinden faydalanmak, ve o dönemde aldıkları şüphe götürmez olan ağrı kesici ve enerji ilaçlarının adını öğrenmek istiyorum:)))&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6635207780254273710?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6635207780254273710/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6635207780254273710&amp;isPopup=true' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6635207780254273710'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6635207780254273710'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/09/supersonik-316-kardesligi.html' title='SÜPERSONİK 316 KARDEŞLİĞİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SqEP4Bt7R-I/AAAAAAAAAzg/T8ubPmYsMQw/s72-c/25948_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5728807311153648946</id><published>2009-08-28T09:00:00.004+03:00</published><updated>2009-08-28T12:48:12.890+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arap ikilemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='defile'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nasıl duruyorlar o şeylerin içinde yaa'/><title type='text'>ARAP İKİLEMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpaUVEP8HsI/AAAAAAAAAzY/GTvtNqItMOY/s1600-h/fft15_mf356294.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374646294952025794" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 145px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpaUVEP8HsI/AAAAAAAAAzY/GTvtNqItMOY/s200/fft15_mf356294.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Of demin bir haber okudum çok güldüm.&lt;br /&gt;İstanbul Moda Günleri kapsamında bir mayo-bikini defilesi yapılmış.&lt;br /&gt;Araplar da yoğun ilgi göstermiş, ne alakaysa. Yani Araplar ve tekstili aynı çerçeveye koyamıyorum şahsen.&lt;br /&gt;Neyse Arap kadınlar son derece ilgiyle izlerken, Arap erkeklerinin bir kısmı başlarını öne eğip bakmamaya çalışmışlar. Utanmışlar zaar.&lt;br /&gt;Ama bir kısmı da cep telefonuyla mayo ve bikini modellerini kaydetmiş. Şimdi gazetenin burada kaydedildiğini söylediği modeller acaba mankenler mi, yoksa mayoların kesimi modeli falan mı?&lt;br /&gt;Şimdi ikisi de ayrı konu:) Mankenleri çekiyorlarsa bak arkadaşlarınızın kafası yerden kalkmıyor, utanmadınızmı:))) Yok mayo modeli diyorsanız Arabistan’da mayo ne gezer.&lt;br /&gt;Kadınlar tutarlı ama hepsi izliyor.&lt;br /&gt;Ya bir de aklıma geldi, ya ben bu ara çok görüyorum ya da İstanbul’da eskisinden daha çok Arap var, yok olsunlar nolcak da onları böyle tepelerine kadar kapalı görünce asabım bozuluyor. Mesela Bağdat caddesinde falan görmemiştim bu seneye kadar, şimdi her çıkışımda kesin. Ne bileyim algıda seçicilik mi acaba?&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5728807311153648946?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5728807311153648946/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5728807311153648946&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5728807311153648946'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5728807311153648946'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/arap-ikilemi.html' title='ARAP İKİLEMİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpaUVEP8HsI/AAAAAAAAAzY/GTvtNqItMOY/s72-c/fft15_mf356294.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5218021535319996248</id><published>2009-08-27T16:34:00.003+03:00</published><updated>2009-08-28T12:47:54.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ohh tuzlu tuzlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kafa atasım geldi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayçekirdeği'/><title type='text'>ÇEKİRDEK ÇİTLEYESİM GELDİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpaLhqHc5oI/AAAAAAAAAzQ/FWvYIQp2Phg/s1600-h/al-bidon.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5374636615670752898" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 134px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpaLhqHc5oI/AAAAAAAAAzQ/FWvYIQp2Phg/s200/al-bidon.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;Kibarcık olmaktan hiç hazzetmiyorum. Birini boğasım var meselai ama mailde ultra kibar oluyorum. Saydırası var, saydıramıyorum. Politik olcam ya aklım sıra.&lt;br /&gt;Birine mail attım mesela demin. Adamdan 3 gündür cevap bekliyorum. Bugün hatırlatma attım tabi, ince yollu. Bıdı bıdı bıdı rica ediyorum, iyi çalışmalar.&lt;br /&gt;İyi miyi çalışma ya, zaten cevap vermiyorsun. Bu bir rica değil emirdir, zahmet edip poponu kaldır da yazıver bir mail. Yok herkes çok meşgul, biz sanki yayıyoruz. Sonra başkalarına sen hesap ver,off.&lt;br /&gt;İnsan idare etmek gereken bir iş yapıyorum, o yüzden de boğmak istediğim insan sayısı oldukça fazla. Gün geçmiyor ki listeme yeni biri eklenmesin. Bana ters birşey mi yazdı hop bir çentik, beni sinir eden bir laf mı etti hop bir çentik daha.&lt;br /&gt;İş konusunda obsesif de bir tipim maalesef. Mesela hala hakettiğim izinleri kızara bozara alırım, tatilde günde bazen 2 kere maillerimi kontrol ederim. Gerekirse cevap yazarım. Kızım otur oturduğun yerde.&lt;br /&gt;Kendimce savsaklama metodlarım vardır tabi, ama hiç savsaklıyor görünmek istemem. Yani öyle görünmeyeceğim diye yoracağıma kendimi , yapsam daha iyi.&lt;br /&gt;Bugün de yorgunum çok zaten, bitse de gitsek bitse gitsek. Canım bir de ayçekirdeği istedi çok fena olsa da yesek.. Yediğim çekirdekleri de şu mail attığım bidon adama atsam mesela, tadından yenmez.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5218021535319996248?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5218021535319996248/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5218021535319996248&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5218021535319996248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5218021535319996248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/cekirdek-citleyesim-geldi.html' title='ÇEKİRDEK ÇİTLEYESİM GELDİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpaLhqHc5oI/AAAAAAAAAzQ/FWvYIQp2Phg/s72-c/al-bidon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6937367111418021420</id><published>2009-08-24T22:00:00.005+03:00</published><updated>2009-08-24T22:08:29.107+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev işi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ev işi bunu bilir evli kişi'/><title type='text'>ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpLlH3H0xuI/AAAAAAAAAzI/ULmXXV_H5oo/s1600-h/402.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373609228625037026" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 172px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpLlH3H0xuI/AAAAAAAAAzI/ULmXXV_H5oo/s200/402.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Anneme telefonda anlattım, ama bir de burada yazarak anlatmak istiyorum. Hatta bir de gittiğimde anlatacağım. O tabi gülüp eğlenecek, çünkü gerçekten çok komik durumdayım. Ah diyorum annem ne kadar haklıymış. Ev hanımlığı ne zormuş, temizlik günleri depresyona girmemek değil, girmekmiş normal olan. Eve ayakkabıyla kimse sokulmak istenmezmiş gerçekten. Evler ne kadar çabuk tozlanırmış. Bir tarafı temizlerken öbür taraf kirlenirmiş. Ev çok büyük olmasa da eğer toplu değilse, o evin işi katiyen bir günde bitmezmiş. İşler bitmeyince oturup hüngür şakır ağlanırmış. Eğer evin tek bir noktası bile dağınık olsa o ev tümden dağınık gözükürmüş insanın gözüne. Akşam ne yemek yapsam diye bütün gün kafa yorulurmuş. Marketten alınacak ne kadar çok ıvır zıvır varmış. Çamaşır makinası için kireç çözücü de lazımmış, fayansların silinmesi için yer deterjanına da. Evde salça da olması gerekiyormuş, bulaşık süngeri de, o da bu da şu da. Lavabosu mu akıtmış, telefon daha bağlanmamış mı, kapıcı aidat için yine mi gelmiş, ev sahibi kira bekler, aman ya bu bir ay da ne kadar çabuk geçiyor. Gereksiz ışıklar sönsün lütfen...Yatağını toplamadan çıkarsan, geldiğinde aynı dağınıklıkta bulman normal. Arkandan toplayanın yok. Eve gelince bu akşam yemek yapamam, hadi gel nereden sipariş verelim demen de normal. Bir gün önceden hazırlamazsan, gökten zembille yemek inmez. İnsanın kendi evinde yaşaması zor işmiş vesselam, temizliği, alışverişi, masrafı bitmek bilmiyor. Ivır zıvır detayla uğraşmaktan insan yorgun düşüyor. Evin toplu mu şimdi diye sakın sormayın bana, sokaktan bir adamı getirseniz bal dök yala der, bana sorsanız iğrenç dağınık... Neden? Kıyafetlerimi henüz dolaba yerleştiremedim de ondan. Bana nasıl batıyor anlatamam, inşallah siz bu yazıyı okurken, ben bu işi de halletmiş olacağım. Ama kafana göre yaşamanın, her eşyada, her ayrıntıda kendi emeğinin olması da ayrı bir duygu insan için. Salonda oturup şöyle bir bakınca, aferin kız , bunu da becerdim diyorum ya, gerisi de boş zaten...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6937367111418021420?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6937367111418021420/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6937367111418021420&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6937367111418021420'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6937367111418021420'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/ozgurlugun-bedeli.html' title='ÖZGÜRLÜĞÜN BEDELİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SpLlH3H0xuI/AAAAAAAAAzI/ULmXXV_H5oo/s72-c/402.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1505034090405336931</id><published>2009-08-21T00:08:00.007+03:00</published><updated>2009-08-21T01:08:44.589+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog ödülüm var'/><title type='text'>TEŞEKKÜRLERRR !...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/So27cUkBbHI/AAAAAAAAAw4/NjKAdl15EB8/s1600-h/%25C3%25B6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372156025753398386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 185px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/So27cUkBbHI/AAAAAAAAAw4/NjKAdl15EB8/s200/%25C3%25B6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Stuvencim sağolsun blogumu ödüllendirmiş.&lt;br /&gt;Buradan kendisine sevgilerimi gönderiyorum.&lt;br /&gt;Bu arada o resimde uçan sen misin stuvenn, o sensen alacağım olsun ben de çok istiyorum:) ama kocamgil izin vermiyor:pp&lt;br /&gt;Neysee. Şimdi ödülümün gereklerini yerine getirmeliyim. Pek ilginç bir tip değilim galiba, ne geyik şeyim:)&lt;br /&gt;1.Yaşım daha büyüdükçe çok hastalık hastası oldum, tık olsa kendime bin bir teşhis koyuyorum, sanırım biraz delirdim.&lt;br /&gt;2.Birşeyi çok isteyip, ama yapmak için hiçbir çaba göstermeyip, yayarım, ama aynı zamanda da niye olmuyor diye üzülürüm, bu da kısırdöngüm.&lt;br /&gt;3.Mesaiye kalınca ağlıyorum genellikle, ama cidden, boğazıma bir şey düğümleniyor, ben şimdi köprüyü geçip nasıl eve gidicem diye:)))&lt;br /&gt;4. Küçükken 21 yaşında üniversiteden mezun olurum, oradan birini bulmuş olurum, sonra da çocuk doğururum hayat öyle gider sanıyordum… ne lüzumsuz hayaller.. ohh kocamgil okuldan hiç de değil, çocuk da zor iş beee. Haa 28imde evlendim, kocam benim son vapur:)&lt;br /&gt;5.Bir filmi hiç sevmesem de, bu salak filmin sonunda ne olacak diye izlerim, içim sıkışsa bile.&lt;br /&gt;6. Balkonda otururken apartmana kim girdi, kim çıktı, sokaktan kim geçti pek merak ederim, meraklı teyzeler şeklinde kafa uzatırım sürekli. Hoş bana yapılınca sinir olurum ama olsun.&lt;br /&gt;7. Yeni doğan bebek gördüğümde, yada nikahlarda her seferinde gözlerim dolar. Nikahın ya da bebeğin sevdiğim birinin olup olmaması hiç önemli değil.&lt;br /&gt;Gelelim 7 blog’a:&lt;br /&gt;Biryudumhayat&lt;br /&gt;Meyvelitepe&lt;br /&gt;Ella&lt;br /&gt;A mad tea party with alis&lt;br /&gt;Kediye kafa atan psikopat fare&lt;br /&gt;Hayal meyal&lt;br /&gt;Primarima&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1505034090405336931?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1505034090405336931/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1505034090405336931&amp;isPopup=true' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1505034090405336931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1505034090405336931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/stuvencim-sagolsun-blogumu.html' title='TEŞEKKÜRLERRR !...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/So27cUkBbHI/AAAAAAAAAw4/NjKAdl15EB8/s72-c/%25C3%25B6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2351878531182100022</id><published>2009-08-20T23:37:00.004+03:00</published><updated>2009-08-21T01:08:02.664+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ohh beee'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='arşiv sorunsalı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgür willy:)'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='senelerin hatırına'/><title type='text'>KUŞLARR KADAR HAFİFİMM</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/So21Kup4K2I/AAAAAAAAAww/xOv8r_5MLsQ/s1600-h/2002_09_2_2Thumbnail.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 157px; height: 200px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/So21Kup4K2I/AAAAAAAAAww/xOv8r_5MLsQ/s200/2002_09_2_2Thumbnail.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5372149126449867618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ohhh bee dünya varmış.&lt;br /&gt;Valla eş dost okudu, bizim bütün foyalar meydana çıkacak diye kalemimi törpülemekten fenalık gelmişti.&lt;br /&gt;Şimdi ne alaka demeyin.&lt;br /&gt;Ben 7,5 senedir bir yerel gazetede yazıyordum. &lt;br /&gt;Tabi o zamanlar blog neyim yok, ben üniversiteden yeni mezun olmuşum, 2002 başları. Ben aile evine dönmüş, işsiz bir biçareyim.&lt;br /&gt;Gündüzleri Türk filmleri, akşamları Sex&amp;The City ile kafayı bozmuşum. Böyle boş bakıyorum ekrana.&lt;br /&gt;Annem dedi kızım elden gidiyor, çünkü kalan zamanlarda da ağlama krizlerindeyim. Sıkıldım, arkadaşlarımı özledim, işsizim, ulan boşuna mı okuduk… Annem akıllı kadın vesselam, yavrucum dedi madem sen Carrie Bradshaw hayranısın, diğer kötü özelliklerini kendine amaç edineceğine bak kadın yazıyor, sen niye yazamayasın.&lt;br /&gt;Ben böyle bir ara gaz başladım çiziktirmeye, baktım ya benim içim dolmuş be güzelim. Yaz yaz, bir gecede 7-8 konu falan yazmışım. Bir önceki Stresyondayım yazısı da bunlardan biridir.&lt;br /&gt;Sonra gel zaman git zaman yıllar geçti, ben son zamanlarda sıkılmaya da başlamıştım. Her Cuma akşamı bizim evde kriz, ben bu pazara ne yazacağım.. &lt;br /&gt;Sabah git, akşam gel bir ofis çalışanıyım da aslında, yazı yazmaya vakit, hal kalmıyor. Bazen eski yazılardan yolluyordum, yeterki köşem boş kalmasın.&lt;br /&gt;Bir haftasına yine deli yorgunum, eski bir şey yazdım gönderdim. O Pazar günü de tesadüfen annemlerdeyim ( biz ayrı şehirlerdeyiz), gazeteye bir bakayım dedim, o da ne yazım yok. Sonradan öğrendim ki, arşiv diye basmamışlarmış. Bu arada haber vermek gibi bir şey yok tabüü. Ben de bir sefer daha yazdım taze taze, bu arada da napsam diyorum. Sonra bir veda yazısıyla kendi kendime verdim istifamı. 7.5 senedir yazıyorum, ara sıra evet bazen daha sık ( bunun iş yoğunluğumla çok alakası var, bütün gün yaymıyorum pardon) eski yazı da göndersem, senelerin hatırıdır bu. Neyseee üstümden yük kalktı, herhalde ben de yükmüşüm, ne arayan var ne soran:)&lt;br /&gt;Eveeet sonuç olarak kendimi bloguma adıyorum, beni takip edinizzzz:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2351878531182100022?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2351878531182100022/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2351878531182100022&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2351878531182100022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2351878531182100022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/kuslarr-kadar-hafifimm.html' title='KUŞLARR KADAR HAFİFİMM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/So21Kup4K2I/AAAAAAAAAww/xOv8r_5MLsQ/s72-c/2002_09_2_2Thumbnail.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-9050755656071572621</id><published>2009-08-19T16:31:00.004+03:00</published><updated>2009-08-21T01:06:25.244+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ilk yazım:10.02.2002'/><title type='text'>STRESYONDAYIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SowAm7pKDCI/AAAAAAAAAwo/Z9iXMybAJjI/s1600-h/bad-hair.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5371669124391504930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 183px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SowAm7pKDCI/AAAAAAAAAwo/Z9iXMybAJjI/s200/bad-hair.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde bir okulun önünden geçerken, okuldan çıkan karmaşanın arasında buldum kendimi. O karışıklığın içinden kurtulmaya çalışırken, çocukların aralarındaki konuşmaları "bravo çocuklara" dedirtti. Bayılıyorum şu çocuklara, söyledikleri laflara da, öyle güzel oturtuyorlardı ki : STRESYONDAYIM...Stresyondalarmış, vay be, "ben de, ben de" demek geldi içimden. Dünyada 100 milyon kişi depresifmiş. Yani şimdi geriye kalan kadar milyon kişi stresif mi oluyor. Depresif olmak istemiyorsanız stresif olabilirsiniz. Hem daha iyi değil mi, grip olmaktansa soğuk algınlığı...Tabi depresif ve stresif olmanın da karakteristik özellikleri olmalı. Yani işsiz kalmak, aldatılmak, terkedilmek, aileyle tartışmak depresyona mı yoksa stresyona mı yol açıyor? Yoğun bir iş temposunda çalışmak mı, işsiz kalmak mı??, Aldatmak mı, aldatılmak mı??, Terketmek mi, terkedilmek mi??, Aileyle mi yaşamak, yalnız mı yaşamak?? daha stresli... Belki de sahip olduğumuz şeyler stresyona, onları kaybetmek de depresyona yol açıyordur kimbilir...&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13067&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13067&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13067&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13067&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13067&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-9050755656071572621?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/9050755656071572621/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=9050755656071572621&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9050755656071572621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9050755656071572621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/stresyondaym.html' title='STRESYONDAYIM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SowAm7pKDCI/AAAAAAAAAwo/Z9iXMybAJjI/s72-c/bad-hair.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-9132432578468276984</id><published>2009-08-15T23:36:00.003+03:00</published><updated>2009-08-15T23:53:02.483+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye&apos; nin Tina Turner&apos;ı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süperstar ajda'/><title type='text'>YEPYENİ BİR KARAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SocgHcJ_c1I/AAAAAAAAAwg/HCfHVnI6Eas/s1600-h/aynenoyleajda_www_turkkitap_de.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5370296392851878738" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SocgHcJ_c1I/AAAAAAAAAwg/HCfHVnI6Eas/s200/aynenoyleajda_www_turkkitap_de.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Televizyonda gördüğüm zaman bu kadın da suyunu çıkartmış diyordum. Bir insan da kendiyle bu kadar oynamaz ki... Her yaşın bir güzelliği var, neden yaşının güzelliklerini yaşamıyor da, tercihini estetik masalarından kalkmamak yönünde kullanıyor...Kendisiyle barışık değil midir nedir acaba... Sonra ne oldu? Bütün laflarımı çatır çatır yedim yuttum. Çünkü ben bir Ajda Pekkan konseri izledim. Ve bu kadın neden süperstar, neden diva anladım. Bir kere kesinlikle televizyonda göründüğü gibi değil. O ameliyatlara verdiği paralar bence hiç boşuna verilmemiş. Çok güzel bir kere. Büyükanne, hatta biraz kassa nine olabileceği bir yaşta, o endam, o haller tavırlar, o enerji... Hayran olmamak elde değil. Ama tek şey estetik de değil. Hamurunda var... Giydiği kıyafetten, taktığı takıya, mikrofon harekerinden, seyirciyle diyaloğuna kadar her yerinden asalet akan, 20 lik delikanlılara ben Ajda'yla evlenmek istiyorum cümleleri kurduran biri o. Bütün klasik şarkıları her yaştan insanlara ezberden söyleten, seyirciye sahneden başka hiç bir şey izletmeyen bir karizma yumağı. Ajda'yı hiç bu kadar abartabileceğim aklıma gelmemişti. Bir de ilerleyen zamanlarda estetiğe bu kadar pozitif bakabileceğim. Bunun ne kendinle barışık olmamakla ne de güvenle bir alakası var. Sadece bir tercih meselesi. Belki daha genç olunca kendine de daha fazla güveniyorsun ve bu da tavırlarına yansıyor, bilemiyorum. O yaşta bir kadının o enerjisi, bakımı biraz dönüp de kendime bakmama neden oldu. Şimdi bile herşeyden mızmızlanan benim, o yaşta tam bir domez olabileceğim aklıma geldi, kendimi o şekilde düşünmekten hiç hoşlanmadım ve bir karar verdim. Büyüyünce Ajda Pekkan olacağım, başka yolu yok:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-9132432578468276984?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/9132432578468276984/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=9132432578468276984&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9132432578468276984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9132432578468276984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/yepyeni-bir-karar.html' title='YEPYENİ BİR KARAR'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SocgHcJ_c1I/AAAAAAAAAwg/HCfHVnI6Eas/s72-c/aynenoyleajda_www_turkkitap_de.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4821461568257872103</id><published>2009-08-09T20:03:00.004+03:00</published><updated>2009-08-09T20:10:13.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aynı hepsi aynı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zuzaylılar'/><title type='text'>AYNI TORNADAN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sn8CzDjGG4I/AAAAAAAAAwY/-McmgZtLRQM/s1600-h/stil-ikonlari-ve-tasarimcidan-mayo-tercihleri-1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368012356998011778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 169px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sn8CzDjGG4I/AAAAAAAAAwY/-McmgZtLRQM/s200/stil-ikonlari-ve-tasarimcidan-mayo-tercihleri-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Konu bulmak en büyük derdim. Yoksa her gün yazarım, işten değil. Ama konusuzluktan haftada bir kere yazmak bile dert yaratabiliyor. Kocam yani kibar bayaaan tabiriyle eşim sağolsun, konu bulur bazen de, ben hep unutuyorum. O da unutuyor. Neydi neydi derken genelde hatırlamadan yeni bir şeyler düşünmek durumunda kalıyorum. Taaa kaç hafta önce Bodrum’dayken bir konu buldu, bak yaz dedi. Unutmadım ama ha bu hafta ha öbür hafta derken, kaç zaman oldu. Konumuz herkesin birbirine, ama özünde aslında kime benzedikleri. Tatilde haliyle etrafta bir sürü kokoş bayan gördük bol miktarda. Genel olarak profil son derece bronz, süslü, ve koskocaman güneş gözlüklü. Her seferinde bir tanesini başka bir ünlü, başka bir sosyete mensubu zannettik ama gözlükler çıkınca aslında ünlülük açısından senden benden farklı birilerini görmeyerek şaşırdık. Aynaya bakınca kendilerini neye benzettikleri ve aslında kim gibi olmaya çalıştıkları büyük merakım. Meğersem birilerine benzemek ne kadar da matah birşeymiş. Güzellik falan olsa ortada, ben de gidiyorum saçımı boyatıyorum, gerekirse çıtçıtla uzatıyorum, güneşe solaryuma veriyorum kendimi, aaa bir de botokslanmam lazım herşeyden öncelikli.Sonra ver elini Türkbükü, ver elini Çeşme.Ama beni diğerlerinden beni ayırt etmekte zorlanırsınız, benzeyenim çok olacağı için. Bir de gazetelerden gördüğüm o seksen bantlı mayokinilileri anlamak zor. Ben normal mayoyu, bikiniyi giyeceğim, ıslanınca değiştireceğim diye sekiz olurken, o sıcakta o şekilde hem gezip, hem yüzüp, hem de rahat olmak mümkün değil, ben buna eminim. Hava yapacağız, gazeteye çıkacağız diye hangi zevklerinden mahrum kalıyorlar merak ediyorum. Rahatlıktan verdikleri kesin, benim asla vermeyeceğim bir ödün. Şortumla, t-shirtümle vallahi keyfim gıcır. Penye gibisi var mı bee oh misss...:)&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13010&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13010&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13010&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13010&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=13010&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4821461568257872103?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4821461568257872103/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4821461568257872103&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4821461568257872103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4821461568257872103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/ayni-tornadan.html' title='AYNI TORNADAN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sn8CzDjGG4I/AAAAAAAAAwY/-McmgZtLRQM/s72-c/stil-ikonlari-ve-tasarimcidan-mayo-tercihleri-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3662193020821937206</id><published>2009-08-06T03:01:00.007+03:00</published><updated>2009-08-06T03:06:05.567+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ayna ayna söyle bana'/><title type='text'>KENDİNE SEYİRCİ</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366634628760682370" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 145px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Snodwt6XP4I/AAAAAAAAAwQ/5RwvMRhFR5Q/s200/ee_aynalar_39.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;İsteyerek ya da istemeyerek at gözlükleri bir zaman mutlaka takılıyor. Sadece tek bir yönü görmek, durumu fazla geniş açıyla düşünememek, biraz da sabit fikirli olmak. İnsan sadece kendi de takmıyor bu gözlükleri, takıp bir de etrafındakileri de etkiliyor. Yani nereye varmaya çalışıyorum... Bir dönem yaşadıklarınızı bu gözlüklerle değerlendirdiğinizde çok fazla şey ıskalanıyor. Aradan aylar geçip tarafsız gözle bakmaya başladığınızda ancak o olayların neden olduğunu ve belki de siz farklı davranmış olsaydınız bugün herşeyin çok farklı olabileceğini görüyorsunuz. Aniden gelişmiş olaylara karşı bu şekilde yaklaşılıyor. Ama bence biraz daha tehlikelisi var. Bazı şeyleri içindeyken farkedememek, yani rutininizi doğru görememek. Rutinden, geyik muhabbetinden, şakalardan ibaret olduğunu sandığınız şeyler, esas büyük bomba patladığında anlam kazanmaya başlıyor çünkü. Birisinin hiç de önemsemediğiniz, ya da onun da şaka yaptığını düşünüp dalgaya vurduğunuz şeyler, acı kapıyı çalınca bir bir yüzünüze vurmaya başlıyor. Aaaa demek böyle düşünüyormuş, ben bunu nasıl daha önce farkedemedim sorusunu kendinize soruyorsunuz. Nasıl daha önce farkedebilirdiniz ki zaten? İşin içindesiniz. İçinde olduğunuz bir şeylere tarafsız gözle bakmak çok zor. Ama işte galiba biraz bakmak gerekiyor. Mevcut döngüden çıkıp, hadi biraz da dışarıdan neler döndüğüne bir bakayım demek gerekiyor. Çünkü ancak o zaman içerideki dönen olayları farkedebiliyorsunuz. İçerdeki oyuncuları onlardan biri olmadan değerlendirip, durumu daha net algılmaya başlıyorsunuz. Hayatta galiba oyuncu olmak kadar kendine seyirci olmak da lazım. Ben de gariptir bunu yeni anladım... &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3662193020821937206?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3662193020821937206/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3662193020821937206&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3662193020821937206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3662193020821937206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/08/kendine-seyirci.html' title='KENDİNE SEYİRCİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Snodwt6XP4I/AAAAAAAAAwQ/5RwvMRhFR5Q/s72-c/ee_aynalar_39.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2354468884630354579</id><published>2009-07-27T01:25:00.004+03:00</published><updated>2009-07-27T01:32:10.268+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Allah akıl fikir versin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ıslah etsin'/><title type='text'>DEDE FİGÜRÜ MÜ ! HADİ CANIMMM</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmzZYt07W7I/AAAAAAAAAwA/SpCm9SD0QNo/s1600-h/00034851%255B1%255D.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362900274933095346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 175px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmzZYt07W7I/AAAAAAAAAwA/SpCm9SD0QNo/s200/00034851%255B1%255D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kendinden yaşça büyük biriyle birlikte olmayı, evlenmeyi anlıyorum. Bir sürü nedeni olabilir, ama en çok baba figürü eksikliği olabilir o da belki. Kız çok olgundur, yaşıtlarıyla anlaşamıyordur. Gönül bu işte kayar kayar. Ne olur bu. 5-10-15-20 ama 54 değil sanki yaaa. Dede figürü eksikliği diye de bir sendrom yok ki. Dolayısıyla Halis Toprak’ın 17 yaşında bir kızla evlenmesi!! Benim kabul sınırımın çok üzerinde. Hüseyin Üzmez vakasınının bir başka versiyonu, burada rıza var. Bir ailenin kızını 71 yaşındaki bir adama vermesi aklıma yatmıyor bir türlü. Yok adam da bir karizma timsali değil ki. Adam böyle acayip fit, karizmatik olur mesela, ya da ne bileyim kadife sesli bir şarkıcıdır ( Julio Iglesisas’ta sınırılarımız içinde biliyorsunuz, uçağıdan kaç tane 20’lik indiğini sayamamış paparazziler), eh hadi bari efsane tabi, 17 yaşındaki kızın aklı kaymış dersiniz. Ama Halis Toprak’ı ben böyle bir karizma çerçevesine koyamadım şahsen. Tabi yalılarıyla, sıfırlarını sayamayacağım TL’leriyle başka bir çerçevesi vardır, onu bilemeyeceğim. Kızın okuluna devam sözü almış ailesi, umarım okur. Bir meslek sahibi olur. Ne bileyim holdinge geçer, çalışır, faydalı bir şeyler yapar. Çocuk sahibi olacağı garanti de, en azından kendisine faydalı başka meziyetlere de sahip olur. 17 yaşında olup 71 yaşında bir adamla evlenmiş olmakla kaybettiklerinin bu kadar sonsuz olanaklar içerisinde bir telafisi olmalı bir şekilde. Umarım...&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12883&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12883&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12883&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12883&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12883&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2354468884630354579?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2354468884630354579/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2354468884630354579&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2354468884630354579'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2354468884630354579'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/dede-figuru-mu-hadi-canimmm.html' title='DEDE FİGÜRÜ MÜ ! HADİ CANIMMM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmzZYt07W7I/AAAAAAAAAwA/SpCm9SD0QNo/s72-c/00034851%255B1%255D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-847154260877961265</id><published>2009-07-24T00:10:00.007+03:00</published><updated>2009-07-24T00:25:44.413+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gerçekler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inansam da inanmasamda'/><title type='text'>BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU:(</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmjUud7JE4I/AAAAAAAAAvw/G6Pz7Y_F3ZA/s1600-h/LiveImages_G%25C3%25BCzelim_YILIN%2BMAGAZ%25C4%25B0N%2BFOTO%25C4%259ERAFLARI_47.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361769251156333442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 170px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmjUud7JE4I/AAAAAAAAAvw/G6Pz7Y_F3ZA/s200/LiveImages_G%25C3%25BCzelim_YILIN%2BMAGAZ%25C4%25B0N%2BFOTO%25C4%259ERAFLARI_47.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Geleceği hakkında kaygılanan, siyasi gerçeklere duyarlı, bilinçli bir toplum olduğumuza inanmak istiyorum. Ama kabul edemediğim başka bir taraf da var, beni çok hayal kırıklığına uğratan. Her gün aynı iç bayıcı magazin haberlerini ilk kez duyuyormuş gibi seyreden seyirciler, en çok izlenen zaman aralığına ünlü divanın uygunluğu tartışılır evlilik haberlerini koyup bunu millete şakşaklatan yayıncılar, sürekli eşini aldatıp neredeyse bununla övünecek olan sanatçılar!!! Bu mudur bizim geleceğine umut bağladığımız milletimiz. İnanmak istemiyorum. Bir de muhafazakar geçiniriz. Herkesi ayıplamayı biliriz, töre cinayetleri gırla gider, örf adet bilmişiyiz. Reklamları beğenmeyiz şikayet ederiz, bazı filmler ahlak dışıdır bizim için, hemen RTÜK’e başvururuz. Televizyonda sigara içilen sahnelerde sigaranın olduğu yer sansürlenir, ne de olsa çocuklara kötü örnektir. Ahlak polisi, günah düşmanıyız hepimiz. Ama gel gelelim, kim kimin sevgilisi, kim kimi kimle aldatmış pek iyi biliriz. Sapıklık alıp başını gitmiştir. Dedikoduya bayılırız, birbiriyle kapışanları ağzımızın suyu aka aka izleriz. O yüzden anlamıyorum ben bizim milletin değer yargısını, ahlak anlayışını. Bir filmde öpüşen bir çift ya da içilen bir sigara mı bozar çocukların ahlakını, yoksa ünlülerin selülit yarışıyla, uygunsuz evliliklerin sevgi yumağı olarak tanıtılması, programların ana konusu yapılması mı? Sonra yok ahlak bozuldu, yok insanlık aldı başını gitti diye bağırmasın hiç kimse. Bu yakınmalar bana kuru gürültüden ve biraz da iki yüzlülükten başka bir şey gibi gelmiyor çünkü.&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=6920&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=6920&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=6920&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=6920&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=6920&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-847154260877961265?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/847154260877961265/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=847154260877961265&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/847154260877961265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/847154260877961265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/bu-ne-perhiz-bu-ne-lahana-tursusu.html' title='BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU:('/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmjUud7JE4I/AAAAAAAAAvw/G6Pz7Y_F3ZA/s72-c/LiveImages_G%25C3%25BCzelim_YILIN%2BMAGAZ%25C4%25B0N%2BFOTO%25C4%259ERAFLARI_47.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2320829082444931410</id><published>2009-07-19T23:26:00.007+03:00</published><updated>2009-07-22T16:02:39.577+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çekirdek çitlemek çıt çıt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çöp insanları'/><title type='text'>İMAN YOLUNA AÇACAK ARANIYOR...!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmODQgRpSII/AAAAAAAAAvo/666t-e-lxhs/s1600-h/cop.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5360272301066111106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 122px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmODQgRpSII/AAAAAAAAAvo/666t-e-lxhs/s200/cop.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Temizlik imandan gelir derler ya. Geliyor gelmesine de, o zaman belli ki insanımız iman yönünden gelen yollarda bir tıkanıklık var. Kimse kusura bakmasın. Yani öyle kalp temizliğiyle falan olacak iş değil bunlar. Evimizin yakınında yürüyüş alanı var. Bazen Pazar akşamları orada yürüyüşe çıkma gafletine düşüyoruz. Savaş alanı gibi. Şişeler, poşetler çimlerin üzerine serilmiş. Ne o piknik. Afiyet olsun! Hele bir de çekirdek kültürümüz var. Tepe kültürü. Sabahtan akşama çitlemekten ufak tepeler halini almış oluyor. Tuzdan dudaklar botokslanmışa dönüyordur herhalde. Bu insanlar evlerinde ne yapıyorlar en büyük merakım bu. Mutfaklarını, banyolarını, tuvaletlerini merak ediyorum bu insanların. Özellikle de temizlik anlayışı yediğini doğaya bırakıp binlerce yılda kaybolmaya bırakmak olanları. Aaa bir de turistik yerlerdeki çöp üreticilerinden bahsedelim. Geçen hafta tatildeydik. Denizden toparladığımız naylon poşetlerin haddi hesabı yok. Öyle açık deniz falan da değil hani sürüklenmiş diyeceğim. Yok, insanların denize girdiği yerlerde. Çekirdek kumsallarda da çok revaçta. Kum öğütüyor ya sanki o kabukları, hop hop kuma. Sonra bir rüzgar, bütün kabuklar denizde, yüzerken burun buruna geliyorsunuz. İğrençlik dizboyu. Deniz kenarında duş yapmak için konulan kabinlerin yakınından bile geçilmiyor. Neden?! Çünkü tuvalet kokuyor. Kokuyu almak için kabinlerin sadece yakınından geçmek yeterli. Daha çok yazıp Pazar gününüzü sevimsizleştirmek istemem ama maalesef bunlar bizim olağan tatilci manzaralarımız. Alınacak çok yol, süpürülecek çok sokak, eğitilecek çok kafa var çok!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2320829082444931410?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2320829082444931410/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2320829082444931410&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2320829082444931410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2320829082444931410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/iman-yoluna-acacak-araniyor.html' title='İMAN YOLUNA AÇACAK ARANIYOR...!'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SmODQgRpSII/AAAAAAAAAvo/666t-e-lxhs/s72-c/cop.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-707968497054628429</id><published>2009-07-17T02:20:00.007+03:00</published><updated>2009-07-17T02:29:08.039+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='olmalı mı olmamalı mı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eski eş yine yeni eş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelen gideni aratır'/><title type='text'>KAYBETTİĞİNİ YENİDEN BULMA MODASI:(</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sl-3MaIFPAI/AAAAAAAAAvY/2JjklpD0B5M/s1600-h/g7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359203505393712130" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 134px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sl-3MaIFPAI/AAAAAAAAAvY/2JjklpD0B5M/s200/g7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Sevdiğin şeyin değerini kaybedince anlar insan. Bunu yeni öğrenmedim. Çok defa tecrübe ettim, her zaman bu lafın doğruluğunu onayladım. Hatta kıymetini sonuna kadar bildiğim durumlarda bile, demek o kadarı bile yetmiyormuş. Bu aralar aniden boşanıp, tekrar evlenmek acayip moda. Ayrıldıktan sonra tekrar barışmaya kadar iki tarafın da geçirdiği zamanın ne kadar zor geçtiğini tahmin etmek hiç zor değil. Önce ani bir rahatlama. Tıkanan düşünce damarlarınızın aniden açıldığı hissi. Üzerinden 10 ton yük kalkmış gibi. Çapkınlıklar dört nala. Geride bırakılan kişiden mümkün olduğunca uzağa. Ama en rahat an kısa sürer tabi. Biz ne yaptık da bu kadar çabuk karar verdik diye hayıflanma evresi başlar sonra da. Yine de en doğru kararı verdiğini düşünüp, en hayırlısı buymuş diye kendi kendini avutma. En sondan bir önceki evre, en acı vereni. Özlemek. Hem de deli gibi. Her izlediğin şeyde, her yediğin lokmada, her gittiğin yerde onu düşünmek. Düşünce damarlarının pişmanlıkla ve özlemle tekrar tıkanması. Dolayısıyla ne izlediğinden, ne yediğinden, ne de gezdiğinden bir şey anlamamak. Ama geri dönüş umudu hala yok tabi. Ne de olsa Allah hepimize gurur diye bir duygu vermiş. Eminim bu duyguyu bahşederken asıl amacı böyle durumlarda sonuna kadar kullanılması değildi de neyse. En son evre ise söz konusu olan yıkılmaz sandığımız gururun buharlaşıp uçması.Tekrar nasıl barışırım diye planlar kurmaya başlamak. Onu görmek ümidiyle olabileceği yerlere gitmek, sağdan soldan haber almaya çalışmak. Onun da kötü olduğunu duyup azıcık sevinirken, o da kendini kötü hissediyor diye daha da çok üzülmek.Kaçınılmaz olarak bu işin sonu barışmayla sonuçlanıyor. İki tarafın da birbirini çok fazla sevmesi, hala gözlerinde birbirlerini görüyor olmaları durumunda tabii. Hiçbir şey olmamış, o korkunç zamanlar hiç yaşanmamış gibi... Uykudan uyanılmış, kötü bir rüyaymış sadece. Aynen kalınan yerden devam. Tek bir farkla. Karışık düşüncelerle tıkanan damarlar açılmış, yaşananlardan ve hatalı hareketlerden ders alınmış. Böyle kaybetmişken tekrar bulmanın mutluluğu da hiçbir şeye benzemez, tekrar kaybetmemek için ona sımsıkı sarılmalı.&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4941&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4941&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4941&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4941&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4941&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-707968497054628429?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/707968497054628429/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=707968497054628429&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/707968497054628429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/707968497054628429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/kaybettigini-yeniden-bulma-modasi.html' title='KAYBETTİĞİNİ YENİDEN BULMA MODASI:('/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sl-3MaIFPAI/AAAAAAAAAvY/2JjklpD0B5M/s72-c/g7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6187912555156202066</id><published>2009-07-13T22:13:00.005+03:00</published><updated>2009-07-13T22:24:17.911+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Komşu komşunun külüne mi muhtaç....Ev alma komşu al'/><title type='text'>AÇIK MI KAPALI MI ??</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SluJJCw7IFI/AAAAAAAAAvI/9ucijwLwyqE/s1600-h/191548212085.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5358026970141237330" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 188px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SluJJCw7IFI/AAAAAAAAAvI/9ucijwLwyqE/s200/191548212085.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Apartmanlar bana göre üçe ayrılır: &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aile apartmanlarıKim kime dum duma apartmanları (Çok büyük ve kim nerede kiminle nasıl modeli apartmanlar, çok yüksek ve mevcudu fazladır, kimse birbirini tanımaz) &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Orta karar apartmanlar. Ben daha önce orta karar bir apartmanda oturuyordum. Yani orta büyüklükte ve yükseklikte, apartmandaki herkesin birbirini tanıdığı ama herkesin çok çok muhabbeti olmadığı model. Bir de balkonlar kapatılıp oda haline getirildiği için açık havayla bağlantısı kesilmiş bir daire. Şu anda tam tersi. Çok yüksek olmayan, balkonlu bir apartman. Herkes birbirini tanıyor, bazen akşam yemeklerini cümbür cemaat bahçede yiyorlar. Biz ev arkadaşımla bekar kontenjanından olduğumuz için henüz davet edilmiş değiliz. Başımız bağlansa davet edilir miyiz acaba:) Bu model apartmanların insanın bünyesine de farklı etkileri oluyor tabi. Balkon keyfi konsepti mesela. Haydi yemeği orada yiyelim, televizyonu balkondan mı izlesek acaba gibi. Ha bir de fitnatlık etkisi var. Hani meraklı teyzeler olur ya böyle apartmanlarda... Kim geldi, kim çıktı, şu arabadan inen kim, bu çocuk kimi almaya geldi acaba falan... Ben tam fitnat teyze oldum. Balkonda olduğum her an aynı zamanda apartman bahçesinin girişini de yan gözle kesiyorum, duran her araba nereye geldi bakıyorum, taksiden kim indi diye kafamı hafifçe uzatıyorum, hani göreyim ama onlar beni görmesin şekli. En sinir olduğum insan modeli oldum...Galiba fazla açık havada oturmanın etkisi bu, ben de sadece meraklı teyzeler yapar diye düşünürdüm. Balkonu olan genç hanımlar da yapabiliyormuş... Şu balkonlar kapalı daha mı iyiydi ne, böyle meraklı Melahat'e döneceğim:) Bir de bahçe yemeklerine davet edilirsek tam olacak, fena mı dedikoduları paylaşırız:))(20.08.2006)&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6187912555156202066?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6187912555156202066/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6187912555156202066&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6187912555156202066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6187912555156202066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/acik-mi-kapali-mi.html' title='AÇIK MI KAPALI MI ??'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SluJJCw7IFI/AAAAAAAAAvI/9ucijwLwyqE/s72-c/191548212085.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-461849927947023903</id><published>2009-07-07T11:58:00.008+03:00</published><updated>2009-07-09T01:29:09.887+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ah ergenlik vah ergenlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocukluğuma dönesim var'/><title type='text'>ERGENLİĞE ÖZLEM:))</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SlMOhkxzdWI/AAAAAAAAAvA/QYCl2uldtE8/s1600-h/r23re11ps4sq2nm7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355640351844693346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 199px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SlMOhkxzdWI/AAAAAAAAAvA/QYCl2uldtE8/s200/r23re11ps4sq2nm7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kızlar evden kaçtı, Emo’culuk trend oldu. Nedir ya bu Emo demeyin şimdi: Emo’nun İngilizce -Türkçe sözlükte karşılığı: “Kendine zarar veren metal dinleyen kişilik” ve “Emotion’dan gelen ve duygusal anlamda hüsran yaşayan, bitap düşen, histerik.”Bir de özelliklerine bakalım: Saçlarını genellikle tek gözlerini kapatacak kadar öne yatırıyorlar. Arkada kalan kısımları ise jöleyle ya da spreyle kabartarak karıştırıyorlar. Amaçları ise yüzlerinin tamamını göstermemek. Yüzlerinin görünen kısımlarına ise piercing yaptırmak aralarında çok yaygın. İstanbul’da en çok İstiklal Caddesi’ndeki İş Bankası’nın önü ve Kadıköy’deki Rexx Sineması’nın önünde takılıyorlar. Cinsiyeti çok önemsemeyen Emo’cular, dama işaretli pantolon, gömlek giymeyi çok seviyor. Kıyafetlerinde kırmızı-siyah-mor en yaygın kullandıkları renkler. Monotonluktan, baskılardan sıkıldığında kaçmak, özgür olmak da değişmez felsefeleri. Bana sorarsanız kimseye zararları yok, ama öyle kapkara kıyafetler içerisinde olanları biraz ürkünç olmakla birlikte, böyle canlı renklerde punk gibi giyinenleri çok enteresan görünüyor bana. Biraz isyankar havalarındalar. Mesela ben gitsem şimdi beni Emo yapmazlar muhtelemen, tipten kaybediyorum:) Saçlar kumral boyalı, üst baş normal, yaş zaten ortalamanın çok üzerinde. Direkt ofsaytım. Ben hiç protest bir ergen olmadım. Ergenliğe dair bendeki tek belirti alnımda çıkan sivilcelerdi. İnek olmamın da etkisiyle çok ilginç diyebileceğim bir ortaokul -lise hayatı yaşamadım. Bizimkiler şanslı aile valla. Aman ne özeniyorsun demeyin. Çocuğuma mesela ben de ne punktım demek isterdim, ya da saçlarım dimdik verilmiş bir pozum olsa fena mı olurdu. Şöyle üzerimde bir rock t-shirt'u, burnumda piercing... Ortaokul mezuniyetimdeki baygın dana bakışlı, kalın kaşlı pozumdan daha özgün bir kare olacağı kesin :))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-461849927947023903?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/461849927947023903/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=461849927947023903&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/461849927947023903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/461849927947023903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/ergenlige-ozlem_07.html' title='ERGENLİĞE ÖZLEM:))'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SlMOhkxzdWI/AAAAAAAAAvA/QYCl2uldtE8/s72-c/r23re11ps4sq2nm7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2222431982154292100</id><published>2009-07-06T11:03:00.005+03:00</published><updated>2009-07-06T11:10:16.149+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bloxoo günün blogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='5Temmuz 2009'/><title type='text'>"5 Temmuz 2009"BLOXOO GÜNÜN BLOGU</title><content type='html'>EDİTÖRÜN YORUMU:&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SlGv1TsbC4I/AAAAAAAAAu4/iC-A2KHEF4I/s1600-h/bloxoo.jpg"&gt;Bu cadıya bayılacaksınız. Hüp cadısı ile yaşama dair... Tebrikler günün blogu! &lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355254762274753410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 120px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SlGv1TsbC4I/AAAAAAAAAu4/iC-A2KHEF4I/s400/bloxoo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2222431982154292100?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2222431982154292100/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2222431982154292100&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2222431982154292100'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2222431982154292100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/5-temmuz-2009bloxoo-gunun-blogu.html' title='&quot;5 Temmuz 2009&quot;BLOXOO GÜNÜN BLOGU'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SlGv1TsbC4I/AAAAAAAAAu4/iC-A2KHEF4I/s72-c/bloxoo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-4659849387476884119</id><published>2009-07-03T00:01:00.014+03:00</published><updated>2009-07-03T00:33:29.549+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='böyle kursa ne denir?'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kurslardan kurs beğen'/><title type='text'>DERS ZİLİ ÇALDI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sk0j6VPbQrI/AAAAAAAAAug/UkaxnyYRoCk/s1600-h/MP3Ringtone.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5353975017054618290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 154px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sk0j6VPbQrI/AAAAAAAAAug/UkaxnyYRoCk/s200/MP3Ringtone.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;ABD, Avustralya, Kanada ve İngiltere'deki eğitim öğretim yılı çoktan başlamış. Hatta bence hiç bitmemiş bile olabilir. Ne de olsa dört mevsim her türlü devam edebilecek olan bir eğitim bu.Yalnız saatlari biraz tuhaf. Yani okula hafta içi yerine Cuma öğleden sonra itibariyle tüm haftasonu gitmek zorundasınız. Neyse ki sınıfta olmuyor dersler. Saha çalışması yapılıyor. Hem de dağlarda bayırlarda değil, lokanta ve barlarda oluyor bu saha çalışmaları.Vur patlasın çal oynasına dalmamak lazım tabi. Ne de olsa okula bir şeyler öğrenmek için gidiliyor, eğlenmek için değil. Bir de müfredettan bahsedelim.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Kadınlara kur yapmanın sırları,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bilimsel yöntemlerle konuşma sanat,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Duyusal algılama tekniklerinin incelikler,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Belirgin duygusal bir atmosfer yaratma,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Vücut dili kullanma,&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hikaye anlatma, &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dokunarak flört yöntemleri.&lt;br /&gt;Yukarıda söylediğim ülkelerde düzenlenen Kazanova kurslarından bahsediyorum, ya da daha kibar tabiriyle "Kadınlara nasıl kur yapılacağını öğreten cazibe seminerleri". Neyse ki sınıflar da kalabalık olmuyor; 7-8 kişiden oluşuyormuş. Bahçede sıraya girmek de yok. Bir otel lobisi ya da lokantada falan buluşulup, müfredattaki konuların teorik olarak üzerinden geçildikten sonra, akşamları da bir barda toplanarak kazanova adayı öğrencilerin gündüz öğrendiklerini pratiğe dökmeleri sağlanıyormuş. Kursun sonunda da karne olarak ne alıyorlar bilmiyorum. Herhalde eğitim-öğretim döneminde bir kadınla yakın temasa girmek falan takdir belgesinden sayılıyordur, yıldızlı pek iyi. Hoş iki teorik olarak iki göz süzme, bir iki kaş kaldırma öğrenilip, barda bir takım hanımlar üzerinde pratik yapılınca kazanova mı olunur!! Sonradan görme çapkından daha ileri bir şey çıkmaz. Ne de olsa kazanova olunmaz doğulur:)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-4659849387476884119?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/4659849387476884119/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=4659849387476884119&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4659849387476884119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/4659849387476884119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/07/ders-zili-caldi.html' title='DERS ZİLİ ÇALDI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sk0j6VPbQrI/AAAAAAAAAug/UkaxnyYRoCk/s72-c/MP3Ringtone.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8891450751356673257</id><published>2009-06-29T10:21:00.006+03:00</published><updated>2009-06-29T10:31:39.518+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zenginin malı:)'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='M.J efsanesi'/><title type='text'>ORDAN BURDAN...</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SkhtPyPEwLI/AAAAAAAAAuY/GRaoBo3D0LU/s1600-h/michael-jackson-foto.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352648275080298674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 176px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SkhtPyPEwLI/AAAAAAAAAuY/GRaoBo3D0LU/s200/michael-jackson-foto.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BİR DEVİR KAPANDI&lt;br /&gt;Ünlülerin dokunulmazlığı, ölmezliği, batmazlığı, çıkmazlığı yokmuş gibi gelir insana. Kötü hiçbir şey başlarına gelmezmiş gibi. Ama genellikle de başlarına gelen kötü şeylerin çokluğudur onları hırslarıyla ünlü yapan. Cuma sabahı gazete manşetinde Michael Jackson’ın ölüm haberini görünce bir tuhaf oldum. Son yıllardaki ne kadar garip bir yaşantısı da olsa, uzun zamandır müzik adına çok büyük bir patlama yapmamış da olsa Michael’dı o. İnsandı ama değildi. Uzaylı da demeyeyim ama bu dünyadan değildi sanki. Gençliğimin ilahıydı desem yalan ama dinlemedim de diyemem. Kliplerini vay be adamlar yapmış diye ağzı açık izlemişliğimiz de çok. Bizim gençlik dönemlerimiz, ortaokulda şarkıları eşliğinde sınıfta dans ettiğimiz zamanlar. MJ başka bir şeydi herkes için, seveni de sevmeyeni de vay be demiştir eminim ölümünü ilk duyduğunda. Bir devri kapadık, hoş zaten Pepsi reklamlarında Seda Sayan’ın oynamaya başlamasıyla devrin bir bakıma kapanmıştı zaten ya hadi neyse...&lt;br /&gt;LOCANIN DERDİ HERKESİ GERDİ:(&lt;br /&gt;Müjdeler olsun Bodrum dönemi açıldı. Can can ikoncanlar, sosyetik güzeller akın etti. El kadar Türkbükü’nün sosyetikleri yüzünden insan külliyen tüm Bodrum’a sinir oluyor. Ama daha çok gazeteler yüzünden oluyor böyle gibime geliyor.Mesela Süreyya Yalçın hadisesi. 50bin dolara loca kiralamış iskelelerin birinde. Güle güle yatsın yuvarlansın ne diyeyim. Gazetelerde manşet tabi bu olay.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1. Banane, yani zenginin malı yüzünden çenemi yoracak halim yok ( Hoş bu yazıyla parmaklarımı yoruyorum:))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2. Eminim o loca 50 bin dolar falan değildir. Ortada bire bin katma var ama gazete mi yapıyordur, mekan sahipleri mi bilemiyorum. Maksat reklam bir şekilde.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3. Şimdi kriz zamanı milleti gaza galeyana getirmek mi amaç? Ben normal bir yaşam süren bir insan olarak 50 bin doların saçılmasına gıcık oluyorum açıkçası. Aç oturan, aylardır maaş almayan, sokakta dilenen adam ne yapsın? Bir koşu gidip o mekana kafa göz dalmak istemez mi? Niye açı var toku var diye düşünmeyip böyle saçma ve boş haberler yapıp yoruyorlar insanları... Magazine tamam, ama kantarın topuzunu da kaçırmamak lazım. Mesela ben Ben şahsen locaya o kadar para verebilmiş olsam da istemem böyle bir haberi, korkarım nazardan. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8891450751356673257?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8891450751356673257/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8891450751356673257&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8891450751356673257'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8891450751356673257'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/ordan-burdan.html' title='ORDAN BURDAN...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SkhtPyPEwLI/AAAAAAAAAuY/GRaoBo3D0LU/s72-c/michael-jackson-foto.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5164897745625555259</id><published>2009-06-25T23:22:00.008+03:00</published><updated>2009-06-25T23:30:28.245+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çabuk çıkmaz derler.'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sıkı can iyidir'/><title type='text'>SIKI CAN</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351365067266054514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 134px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SkPeLQnT2XI/AAAAAAAAAuQ/maB4izj16Ik/s200/kaybedi%25C5%259F%25C5%259F%25C5%259F.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bir adam vardı canı sıkılan, canı sıkılan...&lt;br /&gt;Çok fena dilime takılmış durumda bu aralar. Sürekli kafamın içerisinde çalan fon müziğim bu. Hatta neden canı sıkılan bir adam diye de merak etmiyor değilim. Bir kız vardı canı sıkılan, canı sıkılan diye de bir versiyonunu hararetle bekliyorum. Hep canı sıkılanlar adamlar mı olacaklar, bizim de canımız sıkılabilir. Peki can sıkıntısının ilacı ne olmalı. Reklamdaki gibi cep interneti keser mi dersiniz? Şahsen beni kesmez... Bence hiç bir bayanı da kesmez. Belki de reklamın kadın versiyonu olmamasının nedeni bu olabilir, hedef kitleden sapmış olabilirlerdi çünkü...Hadi erkeklerin sıkıntı ilacı cep interneti oldu da, bizimkisi ne olsun. Eskiler canı çok sıkılanlar için sıkı can iyidir kolay çıkmaz ya da canı sıkılana bir koca lazım derlerdi. Kolay çıkar mı çıkmaz mı bilmem ama kocanın da kesinlikle tamamen bir eğlence ve keyif unsuru olacağından çok emin değilim. Eğlenceli tarafları olabileceği gibi, evlilik kurumunun doğası gereği kadına düşen sorumlulukların tekrar iç daralmasına yol açma ihtimali de çok yüksek. Çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik falan filan. Ama canı sıkılan adama bir eş lazım lafı bence daha doğru olurdu. Ekmek elden su gölden:) Bir de yanında cep interneti olursa tadından yenmez. Bir kadın için çözüm ne olmalı peki? Güzel bir yerde yemek, kısa bir tatil, indirim sezonundan ucuza alınmış bir sürü şey, çikolata, biraz iltifat, kuaförde geçirilmiş bir saatten sonra güzel saçlar, bakımlı eller...Yoksa her an ulaşılabilir internetmiş, plazma televizyonmuş, ilerleyen teknolojiymiş, bize gelmez bunlar. Elle tutulur şeyler lazım bize :)&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5164897745625555259?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5164897745625555259/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5164897745625555259&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5164897745625555259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5164897745625555259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/siki-can.html' title='SIKI CAN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SkPeLQnT2XI/AAAAAAAAAuQ/maB4izj16Ik/s72-c/kaybedi%25C5%259F%25C5%259F%25C5%259F.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2400065129643225083</id><published>2009-06-22T15:43:00.004+03:00</published><updated>2009-06-22T15:52:07.047+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Babalar günü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocukluk fikirleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ah bi çocuk olsam'/><title type='text'>ÇOCUK AKLI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sj9-RfjwO4I/AAAAAAAAAuA/rUNmCer39ys/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350133721333775234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 142px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sj9-RfjwO4I/AAAAAAAAAuA/rUNmCer39ys/s200/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Çocukken insanın hayal gücü çok geniş, ama bilgi ve kelime anlamı dağarcığı biraz zayıf oluyor. Çocuk büyüklerin konuşmalarına kendince anlamlar yüklüyor, kendince çıkarımlar yapıyor ama vardığı sonuç yine de onu tam tatmin etmiyor. Yani en azından ben pek bir uydururdum da, yine de bir sürü soru işareti kalırdı kafamda.Geçenlerde bir arkadaşımla laflarken aslında çoğu kişinin çocukken benim gibi olduğunu duyarak sevindim, üstelik kendi tuhaflıklarımı da hatırlayarak çok güldüm.Örneğin ben küçükken bir tanıdığımız çocuğunu düşürmüştü. Tabi yakın bir tanıdık olduğu için olay aile içerisinde ahlar vahlarla, “Falanca çocuğunu düşürmüş” şeklinde konuşuluyor. Bende de tabi çocuk aklı: Çocuk nedir biliyorum çok şükür, e tabi düşmek, düşürmek ne demek onu da biliyorum. Bunlar cepte. Herkes üzüldüğüne göre bu iş kötü iş, çok zekiyim ya tabi hemen bunu da anladım. Fakat gel gelelim, söz konusu çocuk annenin karnından nasıl düşer de yakalayamazlar, alt tarafı ufacık bebeği nasıl ellerinden kaçırırlar onu kestiremiyorum. En sonunda düşünüyorum, çocuğun pat diye anneden düşerek yuvarlanmaya başladığına ve kaybolduğuna karar veriyorum. Bebeğin nereden düştüğünü aslında doğru düşünmüşüm de yuvarlanma kısmı biraz hikaye olmuş. Neyse yabancı filmlerde herkesin Türkçe konuşmasıyla ilgili olarak da “Vay be, bu artistler de her dili biliyor herhalde” diyordum. Radyonun içerisinde de ufak insancıklar olduğunu hayal ederdim. Hoş bunlar zaten çocukların genel radyo-televizyon yorumlardır, bana özel değil yani.Ama televizyona sıkışan para yorumum çok fena gerçekten.Ben ufakken bir gün bizim televizyon bozuluyor, neyse tamire gidiyor geliyor. O akşam babam tamir konusunda konuşurken “Televizyon tamirden geldi ya, 50 bin sıkışmış meğer” diyor. Ben tabi sivri zeka, kafamda televizyonun iç elektronik yapısını ve bu yapının içerisinde bir yerlere sıkışmış bir 50 binlik banknot hayal ediyorum. “Haaaaa tabi ya, içine para sıkışınca televizyon da bozulur çalışmaz” diyorum. Yanlış hatırlamıyorsam, düşüncemi onaylaması anneme anlatmıştım da, babamın lafının tamir masrafının 50 bin lira olduğu anlamında olduğunu söylemişti de kendimi pek bir salak hissetmiştim.Çocuk aklı işte.. Her laftan bir anlam çıkarmak için hazırda bekliyor, meraklı, öğrenmeye açık. Bu yüzden gerçekten de çocukların özellikle uydurmaya ve her şeye inanmaya çok meyilli olduğu ufak yaşlarda onları doğru yönlendirmek gerekiyor. Hoş beni yanlış yönlendirmemişler de nolmuş, uydurmaya doymamışım:)&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;BABİŞKO' MUN VE BÜTÜN BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN:)))&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12596&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12596&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12596&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12596&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12596&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2400065129643225083?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2400065129643225083/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2400065129643225083&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2400065129643225083'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2400065129643225083'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/cocuk-akli.html' title='ÇOCUK AKLI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sj9-RfjwO4I/AAAAAAAAAuA/rUNmCer39ys/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5193278455596535836</id><published>2009-06-17T14:21:00.009+03:00</published><updated>2009-06-17T14:41:53.808+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyusunda büyüsün ninni'/><title type='text'>BÜYÜKLÜK KOMPLEKSİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SjjV5rP1o3I/AAAAAAAAAt4/SfpI4NAnplE/s1600-h/20070518_585523_1179485115_lkk4-01s.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348259744340878194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 110px; CURSOR: hand; HEIGHT: 110px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SjjV5rP1o3I/AAAAAAAAAt4/SfpI4NAnplE/s200/20070518_585523_1179485115_lkk4-01s.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Eskiden hep büyümenin hayalini kurardım ama büyümek genel anlamda çok da keyif yumağı bir olay değil. Güzel tarafları olsa da, örneğin herşeye ve herkese karşı sorumlu olmak gerekliliği bile, insanı büyümeyi istemekten alıkoyabilir. Çocukken her şey farklı, gamsızlık gırla gidiyor. Tek dert bitmeyen ev ödevleri ve sınavlar olduğu için çok da can sıkıcı bir şey yok aslında. Bunun da böyle olduğunu ancak şimdi anlayabiliyorum, o zaman pek zul gelirdi. Ama şimdi olsa keyifle yaparım. Neyse…Bir de ruhen büyümek olayı var tabi. Ciddi aklı başında, yaşı kemale ermiş olmak, ya da olmuş taklidi yapmak. Benim yaşım kısmen kemale erdi, bu kadarı da bana yetiyor da artıyor bile. Bu ara sağda solda okuduğum ya da izlediğim bir sürü insanın aklında aynı laf, ‘Büyüdüm artık…’Nedir canım bu büyüme merakı? Olmadığın gibi davranmak büyümek oluyorsa, hiç almayayım…Ben çok ciddi bir tip olmak istemiyorum mesela. İçimde yerinden çok memnun bir şekilde yaşayan çocuk tarafımı kaybetmek hiç arzu etmem. Zaten herşey o kadar ciddi ki, bari bir tarafımız saçmalasın, ne çıkar. Asık suratlı, insanları yargılayan, kendi doğrularını herkesin doğrusu zanneden ve kendine göre doğrular oluşturmaya çalışan bir insan olmadım hiç. Yaşım kemale erince bile değişmedi bu konudaki fikirlerim.Tek doğru yok çünkü, insanın da doğruları değişmez yasalar olamaz. Bir dönem bize ters gelen şeyler, birden düz gelmeye de başlayabilir. Çocuk gibi her gün yeni bir şeyler öğrenmek, dünyayı her seferinde baştan keşfetmek daha keyifli. Büyüdüm triplerinde öğrenen değil öğreten adam rolünü oynamak, hele de aslında kendinden bihaber olan tipler için, gülünç sadece. O yüzden hala bilmediklerim bildiklerimden fazlayken ben hala çocuğum ve bundan da çok mutluyum diyebilirim gururla :) &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5193278455596535836?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5193278455596535836/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5193278455596535836&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5193278455596535836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5193278455596535836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/buyukluk-kompleksi.html' title='BÜYÜKLÜK KOMPLEKSİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SjjV5rP1o3I/AAAAAAAAAt4/SfpI4NAnplE/s72-c/20070518_585523_1179485115_lkk4-01s.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8101088753064920876</id><published>2009-06-15T00:34:00.008+03:00</published><updated>2009-06-15T00:44:15.146+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarkıların adı var'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yüreğimde yeri var'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şarkıların dili'/><title type='text'>DAMARDAN !...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SjVtuBr0W0I/AAAAAAAAAtg/wnEd3wBlm7U/s1600-h/sezen_aksu1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347300770065963842" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 171px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SjVtuBr0W0I/AAAAAAAAAtg/wnEd3wBlm7U/s200/sezen_aksu1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Damar şarkı olmanın gerekleri nedir? Bağırtan, süründüren, orana burana jilet attıran şarkı mıdır damar şarkı? Yoksa belki de hiç çaktırmadan, bazen oynatırken içini cız ettiren, gönül tellerini titretenler mi? Aslında Müslüm Gürses' in şarkıları mı damardır, Sezen Aksu' nunkiler mi?Geçenlerde gazetelerden biri böyle bir anket yapmış. Belki de iyice arabeskleşen milletimizden Müslüm cevabı çıkması beklenirdi ama hiç de öyle olmamış. Sezen Aksu açık ara önde ipi göğüslemiş. Hala 25 senelik parçalarla hepimizi ağlatabiliyorsa ya da coşturabiliyorsa ipi göğüslemesi normal değil mi? Yaşadığımız herşeyi o ya da bu şekilde bu kadının şarkılarında bulabiliyor muyuz? Evet bulabiliyoruz. Bu nasıl bir şeydir ki, 70 milyona, yani her kesimden, farklı farklı ortamlarda büyümüş, farklı aşklar, farklı ilişkiler yaşayan bir sürü insana aynı anda hitap edilebiliyor? Hala ağlatabiliyor... Hem de avaz avaz değil, biraz daha derinden. Gece yatağa yattığınızda kimseyi rahatsız etmeden, sadece kendi kendinize yastığı ıslatarak o kadar. Ne azı, ne fazlası. Karşınızdakine mutlu zamanınızda da kötü zamanlarınızda da söylemek isteyip de söyleyemediğiniz her şeyi şarkılarında cümle cümle söylüyor. Belki de siz bu kadar kuramazdınız cümleleri. Güzel bir gününüzde hareketli bir şarkısını, kötü bir gününüzde de içli bir parçasını. Ama ilişkilerin her noktasında bir Sezen kokusu var. Bizden bir önceki nesil için de geçerli bu, bizden bir sonraki nesil için de. Hala ben de onun şarkılarını sevmeye devam edeceğim, benden daha küçük olanlar da aynı şekilde kendilerini bu şarkılarla ifade etmeye devam edecekler. Bu Müslüm kötü demek değil, sadece damar olmak acıdan kıvranmak, acıların çocuğu olmak değil. Damardan şarkı yapabilmek iyi günde de, kötü günde de dinlenebilecek şarkı yapabilmek demek gibi geliyor bana hepsi bu.&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4820&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4820&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4820&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4820&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4820&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8101088753064920876?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8101088753064920876/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8101088753064920876&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8101088753064920876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8101088753064920876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/damardan.html' title='DAMARDAN !...'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SjVtuBr0W0I/AAAAAAAAAtg/wnEd3wBlm7U/s72-c/sezen_aksu1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-9071496388493275410</id><published>2009-06-08T23:39:00.011+03:00</published><updated>2009-06-15T00:19:35.219+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sen çok yaşa Firdevs:))'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İkona Firdevs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nebahat Çehre'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aşk_ı Memnu'/><title type='text'>SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Si14b9SXaLI/AAAAAAAAAtY/jgtAf9VC_ZA/s1600-h/LiveImages%255CG%25C3%25BCzelim%255Cnebahat%2520%25C3%25A7ehre%255Cdc5hur-5kd0tcxf5gwz0qaf48s_layout.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5345060754462042290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 149px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Si14b9SXaLI/AAAAAAAAAtY/jgtAf9VC_ZA/s200/LiveImages%255CG%25C3%25BCzelim%255Cnebahat%2520%25C3%25A7ehre%255Cdc5hur-5kd0tcxf5gwz0qaf48s_layout.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu aralar yeni ikonum kim onu açıklıyorum bugün. Üstelik annemim de ikonu. Onun gibi olmak için can atıyoruz.&lt;/div&gt;Bir kere çoooook şık olmak lazım. &lt;div&gt;Fazlaca kendini beğenmiş.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olayları kendi çıkarına göre rahatça yönlendiren.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Muhteşem bir gözlemci.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hiç çaktırmayan provakatör .&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lafları tam da hedeflediği gediğe yerleştiren Tabii ki Firdevs Yöreoğlu. Dişli kaynana. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sen çok yaşa Firdevs. Eşim şaşkınlık içersinde. Bu hin kadını nasıl kendine ikon edinirsin diye. Nasıl edinmeyeyim. Bir kere biraz daha bilmiş olmam lazım:)) Ayrıca çook hoş, çook şık. Çok akıllı. Ama herşeyden önemlisi kendine ( ve kızlarına) dert olacak şeyleri def etmekte bir uzman. Kızlarını, kızların kendilerini tanıdıklarından daha iyi tanıyor. Ve onların ve kendisinin çıkarına göre olayları öyle manipüle ediyor ki, hayran olmamak elde değil. Yoksa o kızların burnu çıkmaz biryerlerden. Ben de istiyorum. Her şeyi kendime dert edinip, canımı sıkacağıma biraz Firdevs rahatlığında olmam lazım. Hangi ortamda ne söyleneceğini bilerek, daha da önemlisi bazen olmaması gereken ortamlarda da istediğini söyleyerek. Üzerime ya da yakın çevreme gelmekte olan negatif durumları anş bir manevrayla pozitife çevirerek. Maksat içimde kalıp kafamı kurcalayacağına, hoop benden çıksın, artık kim kendine dert ediyorsa etsin. Yapılması gereken birşeyler varsa da, ben söyleyeyim de artık birileri bunu kendine görev ediniversin bir zahmet. Bana gelen belayı da beşle çarpıp geri göndererek. Sağlıklı ve mutlu yaşamanın altın kurallarını Firdevs dizide veriyor valla. Rahat ol, kafana taktığın en fazla toka olsun, etrafı iyice gözlemle, doğru hamleler ve doğru yerlere doğru mesajlarla başarı kaçınılmaz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ah ah valla feyz almak lazım..!!&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-9071496388493275410?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/9071496388493275410/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=9071496388493275410&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9071496388493275410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9071496388493275410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/sen-bizim-herseyimizsin.html' title='SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Si14b9SXaLI/AAAAAAAAAtY/jgtAf9VC_ZA/s72-c/LiveImages%255CG%25C3%25BCzelim%255Cnebahat%2520%25C3%25A7ehre%255Cdc5hur-5kd0tcxf5gwz0qaf48s_layout.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7791987885265435264</id><published>2009-06-05T01:16:00.005+03:00</published><updated>2009-06-05T01:28:30.232+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürsün'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürüm'/><title type='text'>ÖZGÜRLÜK MUAMMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SihJbfbf9EI/AAAAAAAAAtQ/9cVzWycb8LU/s1600-h/g19aw5.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343601694517228610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 160px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SihJbfbf9EI/AAAAAAAAAtQ/9cVzWycb8LU/s200/g19aw5.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çiftlerde özgürlükler nerede bitmeli? Yoksa bir noktada bitecek özgürlük de mi olmamalı. Bu her zaman aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık bir mevzudur. İki ucu kirli!!! değnek, doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı. Falan filan. Herkesin kendine ait bir çemberi olmalı. Onu zaten cebe koyalım. Ama bu çember o kadar kırılgan ki. Bazan sizinkinin sınırlarını ihlal ediyorlar, bazen de siz başkasınınkini. İlla ihlal durumu olması da gerekmez. Bilerek ve isteyerek çemberinizi kırabilir ve başkasının bu çembere müdahele etmesine izin verebilirsiniz. Bu ne kadar doğru peki? Bakalım uğruna tüm kişisel sınırlarınızı kısmen de olsa değiştirdiğiniz kişi aynı fikirde mi? Eminim ki sınırlarını değiştiren sizseniz karşı taraf hayatından çok memnun olacaktır. Fakat aynı sınır politikasını o da sürdürmeye hazır mıdır? Başkalarının hayatlarına müdahele etmek kolaydır da iş onlarınkine müdaheleye gelince içlerinde bir hoooop nidası kopar. Kafanıza göre hareket etmek güzeldir tabi ama, ilişkiyi yöneten taraf olmayı iki taraf da ister. Zaten de ne oluyorsa bu iktidar savaşlarından olur. Bilmezler ki bu erkekler, kadınların derdi tüm gücü ellerinde bulundurmaktan ziyade demokratik bir ilişki yaşamaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7791987885265435264?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7791987885265435264/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7791987885265435264&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7791987885265435264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7791987885265435264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/06/ozgurluk-muammasi.html' title='ÖZGÜRLÜK MUAMMASI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SihJbfbf9EI/AAAAAAAAAtQ/9cVzWycb8LU/s72-c/g19aw5.png' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1296391769855095447</id><published>2009-05-31T20:20:00.008+03:00</published><updated>2009-05-31T20:35:40.068+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kokuların dünyası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu koku başka koku'/><title type='text'>BURNUNUZ NE KADAR KOKU ALIYOR?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SiK9sBEin8I/AAAAAAAAAtI/PkFyTrZyNE4/s1600-h/parfum-441x300.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342040671914205122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 136px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SiK9sBEin8I/AAAAAAAAAtI/PkFyTrZyNE4/s200/parfum-441x300.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kokular size de sürekli birşeyleri anımsatır mı? Ne bileyim belki öğrencilik yıllarınızı, belki yıllarca önce oturduğunuz evinizi, belki eski bir arkadaşı ya da eski bir sevgiliyi. Bir anda bir koku alırsınız, birden çok uzun zaman öncesine ve belki de çok uzak diyarlara gidersiniz. Bu olay bana da çok olur. Bazen anaokulumu, bazen ortaokuldaki sınıfımı hatırlarım. Kimi zaman da eskiden kullandığım parfümlerden birinin kokusunu alırım, o parfümü kullandığım dönemde olan herşey gözümün önünden film şeridi gibi akıp gider. Üzüntülerimi hatırlarım içim burulur, sevinçlerimi hatırlarım gülümserim, komik olaylar gelince de aklıma kahkalarla gülerim. Azıcık bir koku sayesinde hemde. (Bu kokulardan bahsederken mutlaka bir parfüm olmak zorunda değil tabi, bu koku bir mekanın kendine has olan kokusu da olabilir.) Ama şimdi yaz ayındayız ya, herkes misler gibi parfümlerini sürünüyor iyice, etrafta bir koku cümbüşü. Benim kafam allak bullak oluyor tabi. Sağdan soldan aldığım kokuların herbiri bir anda beni farklı farklı yerlere götürüveriyor. İstemeden hatırlamak istemediğim zamanları hatırladığım da oluyor, deli gibi geriye dönmek istediğim zamanları da. Sabahın köründe bir telaş servise yetişmeye çalışırken çiçek kokuları geliyor bazen de burnuma, tatil yapma bunalımına giriyorum. Çünkü biliyorum ki bir saat sonra 10 saatliğine ofise kapanmak zorunda kalacağım.Bilimsel açıdan ne kadar doğru bilmiyorum ama sanırım insan beyninin en duyarlı olduğu şeylerden biri kokular herhalde. Çünkü insanın beyninde hemen hatıraları uçuşturmaya başlıyor. Pişmanlık, üzüntü, sevinç, heyecan duyguları birden canlanıveriyor. Bu koku olayını şarkılara da benzetebiliriz birazcık. Eskilerden tanıdık bir melodi duyduğumuzda o günlere dönüveririz ya mesela. Arkadaşlarınızla en sevdiğiniz şarkı da olabilir, ilk aşkınızla ilk dansettiğiniz ya da ilk gözyaşı döktüğünüz şarkı da. Sonuçta kokular da şarkılar da insanı çağrışım yoluyla bir yerlere taşıyor. Her ikisi de bir süreliğine sineye çekilmiş duyguların harekete geçmesine neden oluyor.En iyisi müzik setine en sevdiğiniz parçayı koyup, masanın üzerine yerleştirdiğiniz mis gibi kokan çiçekleri seyrederek hayatın keyfini çıkarmak. Çünkü iç daraltan bu sıcak ve yoğun günlerde sıkıntıdan kurtulmanın en keyifli yolu bu bence. HÜP NOT: Bu aralar en çok özlediğim yatağımın kokusu, çünkü içinde o kadar az kalıyorum ki, daha ona doyamadan ayrılıyorum. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1296391769855095447?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1296391769855095447/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1296391769855095447&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1296391769855095447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1296391769855095447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/burnunuz-ne-kadar-koku-aliyor.html' title='BURNUNUZ NE KADAR KOKU ALIYOR?'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SiK9sBEin8I/AAAAAAAAAtI/PkFyTrZyNE4/s72-c/parfum-441x300.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5696040158740695581</id><published>2009-05-27T01:07:00.005+03:00</published><updated>2009-05-27T01:39:50.855+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çemberin içindesindir yada dışında'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemberimde gül oya'/><title type='text'>ÇEMBERİN ŞARKISI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShxvKG4LL8I/AAAAAAAAAtA/A1Ke7af9hSo/s1600-h/22.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340265477590167490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 134px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShxvKG4LL8I/AAAAAAAAAtA/A1Ke7af9hSo/s200/22.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Herkesin bir çemberi var. Birimizinkinin çapı daha genişken, öbürümüzünki daha dar olabilir. Bu hayata bakış açısına, değer yargılarına göre değişiklik gösterebilir. Hatta hiç sınırı olmayanlar diğerlerinin çemberlerine teğet geçmeye hatta birleşip kesişim kümesi oluşturmaya da çalışabilir ama herkesin alanı kendine, herkesin sınırını bilmesi lazım. O çemberin içindeki yaşam alanını belirlemek insanın kendisine düşüyor. Çünkü o çemberle gelmişiz bence dünyaya, onun dışına çıkmak çok zor. Bu yüzden içerisini çiçek bahçesine de, çöle de çevirmek kişinin elinde. Dışına çıkamazsın, gün gelir içinde kalmak da imkansız gelir, çemberin merkez noktasına oturur tepinir de tepinirsin, ama tabi ne fayda. Neden tepinilir? Aynı kısırdöngü içinde hep aynı yanlış kararları aldığımızı, aynı yanlış seçimleri yaptığımızı farkettiğimizde canımız sıkılır da ondan. Bu çemberden çıkmak istiyorum, kısırdöngümü bir yerlerden kırmak istiyorum demediniz mi hiç? Ben dedim, hem de çok. Ama ne yalan söyleyeyim, hep daha beter sonuçlarla koşa koşa çemberimin merkezine oturdum. Çemberimde açtığım küçük deliği de bir güzel kapattım. Çünkü çemberimizin dışı bizim dünyamız değil, biz değil. O toprakları bilmeyiz, kaybolur gideriz. Tanıdık bildik şeylerde, bu tanıdık bildik şeyler hep aynı yanlışlar bile olsa, bir güvence vardır. Hala almadığımız, almamakta inat ettiğimiz derslerin güvencesi. Yine aynı yanlış seçimleri yapayım, abuk kararları vereyim banane, sonra sevdiğim bir şarkı eşliğinde tepinirim olur biter, yapmadığım şey mi, yanlışları böyle yaşamayı öğrenmek lazım:)&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3081&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3081&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3081&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3081&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3081&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5696040158740695581?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5696040158740695581/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5696040158740695581&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5696040158740695581'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5696040158740695581'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/cemberin-sarkisi.html' title='ÇEMBERİN ŞARKISI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShxvKG4LL8I/AAAAAAAAAtA/A1Ke7af9hSo/s72-c/22.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1539871338084673384</id><published>2009-05-24T22:41:00.004+03:00</published><updated>2009-05-24T22:46:33.503+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gevşer gönül yayları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geldi bahar ayları'/><title type='text'>BAHAR SENDROMLARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShmjtK-A6WI/AAAAAAAAAs4/qUXVoME--8g/s1600-h/21042008078735300120878nl8.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339478829658335586" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 133px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShmjtK-A6WI/AAAAAAAAAs4/qUXVoME--8g/s200/21042008078735300120878nl8.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu ara insan psikolojisine dair bir kaç tane yazıya rastladım internette. Bazı psikiyatristler tarafından yapılan kimi açıklamalar bunlar. Örneğin bir tanesi baharın ruh sağlığı için riskli bir mevsim olduğu hakkındaydı. İlgili psikiyatrist, bahar aylarında en sık rastlanan ruhsal sorunlardan birinin , “iki uçlu duygu-durum bozukluğu” olduğunun altını çizmiş ve aşırı neşe, para harcama eğilimi, abartılı giyinme, sürekli konuşma gibi davranışların aslında bir ruh hastalığının habercisi olduğundan bahsetmiş. Evet, her şeyin aşırısı elbette kimi hastalıkların habercisi olabilir ancak bu gibi davranışları hangimiz yapmıyoruz ki! O zaman hepimiz ruh hastasıyız. Bahar geldi bahar. İnsan coşmaz mı, çok neşelenmez mi, deli gibi alışveriş yapmaz mı, yüzünde sürekli güller açmaz mı? Yani bu işin adı iki uçlu duygu durum bozukluğu ise evet, bir çoğumuzun iki ucundaki duyguların durumunda bir bozukluk var demektir. Bütün kış 2-3 haftada bir dizimize kadar karlara battıktan, kat kat lahana gibi giyindikten, o soğuklarda iliğimiz kemiğimiz donduktan ve o kapkara bulutları günlerce izlemek zorunda kalıp iki yudum güneş hasretiyle yanıp tutuştuktan sonra, baharın etkisi elbette biraz fazla olacaktır yani. Masmavi gökyüzüyle ışıl ışıl bir gün, püfür püfür bir rüzgar esiyor, üstümüzdeki kalın giyecekleri bir kenara atmışız daha ne istenir ki? Belki yeni sezondan biraz yeni giyecek istenir, havalar güzelleştiği için daha fazla gezip dolaşılmak istenir. Böylece de para harcarken ipin ucu biraz kaçabilir. İnsanın morali düzelir, daha pozitif olur, etrafla iletişim artmaya başlar. Sürekli konuşmak, gülmek, eğlenmek ister insan. Yani bu neşeli, mutlu, pozitif ruh hali hastalıksa herkesi biraz hasta olmaya davet ediyorum. Gülünsün, eğlenilsin, elden geldiğince ufak tefek de olsa alışveriş yapılsın, gezilsin, tozulsun… Hastalık böyle bir hastalıksa iyileşmeye ne gerek var... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1539871338084673384?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1539871338084673384/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1539871338084673384&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1539871338084673384'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1539871338084673384'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/bahar-sendromlari.html' title='BAHAR SENDROMLARI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShmjtK-A6WI/AAAAAAAAAs4/qUXVoME--8g/s72-c/21042008078735300120878nl8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6372643571227688857</id><published>2009-05-19T15:01:00.004+03:00</published><updated>2009-05-19T17:27:06.827+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='el bebek gül bebek ee... bebeğime eee...'/><title type='text'>LAHANADAN TİCARET</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShKha3qZ9QI/AAAAAAAAAso/hixyKSk2qM4/s1600-h/u17_177-622635.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337505991377941762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShKha3qZ9QI/AAAAAAAAAso/hixyKSk2qM4/s200/u17_177-622635.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShKg12dj6XI/AAAAAAAAAsg/HfTxlB_73Jk/s1600-h/dua_eden_Elif_bebek.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk aklı mı desem ne desem. Girişimci!!! bir işadamı Çin'de bir takım bebekler yaptırarak Türkiye'de satışa sunmaya başlamış. Bu bebeğin özelliği ne peki? Düğmesi açıldığında ağzını oynatarak Türkçe olarak "Allahım, annemi, babamı ve tüm ailemizi birbirimize bağışla. Sağlıklı huzurlu ve mutlu, uzun ömürler ver. Yurdumda ve dünyada tüm insanlar sevgi ve barış içerisinde yaşasın. Amin" şeklinde diz çökmüş halde dua ediyor ve konuşması çocukların sevdiği bir melodiyle son buluyormuş. Aslında sempatik geliyor ilk duyduğunuzda ama, bana açıkçası pek sempatik gelmedi sonradan düşündüğüm zaman. Oyuncak bebeğin ses kayıtları ve dizaynını dediğim gibi bir işadamı yaptırmış ve Çin'e göndererek üretilmesini sağlamış. Oyuncak satıcıları da bu bebeğin özellikle kız çocukları ve anneler tarafından büyük ilgi gördüğünü söylüyorlarmış. Ben küçükken şarkı söyleyen veya altını ıslatan bebekler vardı. Yani gerçek bebekler gibi. Şimdi bir düşünün, hangi lahana bebek dua eder? Dua etmeyen bir insan olduğum kanısına varılacak şimdi, alakası yok. Aksine de duanın gücüne çok inanırım. Ama dua gibi kutsal ve hayatımız boyunca devam ettireceğimiz bir ritüeli bir lahana bebekten öğrenmek istemem. Adı üstünde lahana bebek, öğretmen değil, sadece bir oyuncak.Ben bugün ettiğim duaları anneannemden ve annemden öğrendim. Daha içten, daha samimi, ve daha yaratıcı.İçerisindeki elektrik devrelerine ezberlenmiş bir dua yüklenen bebeğinki, bizim ailelerimizden öğrendiğimizin yerini tutar mı? O kadar samimi, o kadar yürekten midir? Bir de çocuk aklı oyuncak atılır, kırılır, unutulur gider. Bu mantıkta bir şeye bu anlamı yüklemek biraz ağır geldi bana. Kız çocukları ve anneler tarafından ilgi görmesi de normal. Anneleri dua eden bebek alırken çocuklar dua eden bebek diye değil, bebek olduğu için almak istiyorlar. E annelerin de canına comcom. Ben çocukların o ayrımda olduğunu düşünmüyorum. Ben o annelerin yerinde olsam, oturup güzel bir duayı kızıma ben öğretirdim. Dili döndüğünce, aklı yettiğince. Haaa bu bebeklerin oyun havasında belini kıvırarak dans eden, değişik şarkıları söyleyen, yaylalar yaylalar diye türkü söyleyen asker görünümlü modelleri de varmış. Her kesime hitap etmek bu işte. Ticaretin sözlük anlamı...&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3658&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3658&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3658&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3658&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3658&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-6372643571227688857?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/6372643571227688857/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=6372643571227688857&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6372643571227688857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/6372643571227688857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/lahanadan-ticaret.html' title='LAHANADAN TİCARET'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/ShKha3qZ9QI/AAAAAAAAAso/hixyKSk2qM4/s72-c/u17_177-622635.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8943130067593216009</id><published>2009-05-17T10:11:00.009+03:00</published><updated>2009-05-17T10:33:31.332+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mörevizyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yörevizyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hadise'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erövizyon'/><title type='text'>YÖREVİZYON</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sg-6_aneoiI/AAAAAAAAAsY/JHHngrMGu1A/s1600-h/1A-44586hadise150206_4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336689682096759330" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 160px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sg-6_aneoiI/AAAAAAAAAsY/JHHngrMGu1A/s200/1A-44586hadise150206_4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eurovision’un ne esprisi var biri bana anlatsın.Hala inatla katılıyoruz. Bence hiç katılmayalım. Puanlama yapılırken komşu hakkı falan da yok, kimin kimden çıkarı varsa ona gönderiyorlar 12 puanı. Biz de her sene kim katılacak, ne söyleyecek, ne giyecek diye milletçe hop oturup, hop kalkıyoruz. Sertab süperdi hakkını yemeyeyim. Aa mesela Mor ve Ötesi güzeldi. Bak onu da atlamamayım. Ama onun dışında hep aynı tınılar, aynı göbek atma, horon tepme halleri. Ben şahsen sıkıldım. Bu sene de işte hadisemiz Hadise. Ne giydi, ne çıkardı. Kıyafet tartışması var fena halde. Öyle bir kıyafet işte. Vay be dedirtecek bir durumu yok. Fiziği güzel kızın, ne giyse kaldırır. Giydirenler bula bula çook orijinal fikir!! bunu bulmuş belli ki. Dansöz gibi giydirelim, bir de kırmızı olsun, ne kadar yaratıcıyız dediler mi acaba? Şarkı da öyle bir şarkı işte. Her sene darbukayla dümteklemezsek, milletçe rahat edemiyoruz. O kadar güzel şarkılar yapılıyor normalde müzik piyasasında, Eurovision’da her sene aynı saz... Bir sefer de çok romantik bir parçayla katılalım mesela. Ya da sürekli göbek atan birileri olmasın fonda, darbukalar patlamasın. Müzik evrensel, ama biz her seferinde yöresel. Bakalım seneye kim kıvırtacak yandan yandan...&lt;br /&gt;HÜP NOT: Bu yazıyı Cuma günü yazdım ama bloga yazımı ancak post yapabildim. Artık yarışma nihayet bitti . Hadise 4.cü olmuş.Tebrikler... Oh ya rahatlasın kızcağız..!!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8943130067593216009?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8943130067593216009/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8943130067593216009&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8943130067593216009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8943130067593216009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/yorevizyon.html' title='YÖREVİZYON'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sg-6_aneoiI/AAAAAAAAAsY/JHHngrMGu1A/s72-c/1A-44586hadise150206_4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7044222363333062675</id><published>2009-05-11T00:11:00.006+03:00</published><updated>2009-05-11T00:31:33.565+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yazık çocuklara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Büyümüş te küçülmüler'/><title type='text'>ŞİKAYETİM GELDİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SgdFODqxEsI/AAAAAAAAAsQ/CB70nKifO0Y/s1600-h/birarksnsenzx4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334308391448810178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 160px; CURSOR: hand; HEIGHT: 160px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SgdFODqxEsI/AAAAAAAAAsQ/CB70nKifO0Y/s200/birarksnsenzx4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kaç hafta oldu bilmiyorum. Televizyonlardaki tanıtımlardan gördüğüm kadarıyla 3-4 hafta falan oldu herhalde. Ama nasıl skandal bir yarışma. Nasıl sinir bozucu, nasıl kaldırılmalık. Televizyonlarda uçan kuşu RTÜK’e şikayet edenlere sinir olurum ama Bir Şarkısın Sen yarışmasını bizzat ben şikayet edeceğim en sonunda. Çocuklarını şöhret ve para uğruna o hallere sokanlara pes demekten başka diyeceğim yok. Bana göre yarışmacıların hepsi birer korku filmi karakteri gibi. Büyümüş de küçülmüşlükte son nokta. Biyolojik olarak maksimum yaş 15’tir herhalde, ama görünürde minimum 40. Ne kılıklar, ne makyajlari ne danslar. Bu arada ben bu programı oturup hiç izlemedim, bütün gördüklerim program tanıtımlarından ibaret. Ama sinir olmak için bu kadarı da yeterli. O ne şarkılar. 10 yaşındaki çocuk Sabuha’dan ne anlar. Hele hele Makber’den. Bir tane vardı mesela: Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, şimdi seninle bir ömür vaadetseler. Yavrum senin yaşın kaç. Kaybolan yılın mı var senin. Ama bir de nasıl bir içten söylemek...Bir tek söz bile söylemeye hakkım yoook. Bir tane de hareketli örnek: Son verdim kalbimin işine, aklım ermedi gidişine... Kimin gidişine aklın ermiyor be çocuğum. Uzun lafın kısası. Aklı ermeyen çocukların bu şöhret budalalığına sürüklenmesi moral bozucu. Akıllarını çalıştıracakları, okuyup eğitim görecekleri yerde, kısayoldan ünlü olmak artık Türk gencinin ilk amacı. Hadi bakalım.&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12246&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12246&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12246&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12246&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12246&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7044222363333062675?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7044222363333062675/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7044222363333062675&amp;isPopup=true' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7044222363333062675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7044222363333062675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/sikayetim-geldi.html' title='ŞİKAYETİM GELDİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SgdFODqxEsI/AAAAAAAAAsQ/CB70nKifO0Y/s72-c/birarksnsenzx4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5300759748216335762</id><published>2009-05-06T23:38:00.005+03:00</published><updated>2009-05-06T23:51:53.328+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gerçek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duygusuz ruhlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hoş ama boş kişilikler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='duygu insanı'/><title type='text'>SAHTE GERÇEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SgH1_h2IKtI/AAAAAAAAAsI/Q1hH-daSNQU/s1600-h/bebek-resimleri-15.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332813905549339346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SgH1_h2IKtI/AAAAAAAAAsI/Q1hH-daSNQU/s200/bebek-resimleri-15.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün bir köşe yazarının yazısını okuyordum, bir anda kafama dan diye dank etti. Duygu insanı olmayan insanların nasıl da kusursuzluk peşinde olduklarından bahsediyordu.Yapacak hiç bir şeyi olmayan, çevresine değer katamayan, tek meşguliyeti orasını dekore etmek, bilmem kaç kilo vermek olan, aklı fikri zikri estetik, botoks ve kırışık tedavisindeki zengin ve hoş ama boş kişiliklerin hep kusursuzluk peşinde olduğunu, ama aslında tüm bunların sahte olduğunu anlatıyordu. Duygu insanlarının ise gerçek olduğunu ekliyordu bir de. Şunu yemeyin öyle olur, bunu yapmayın böyle olur gibi gerçeklikten uzak, insanı doğal yaşamaktan alıkoyan tavsiyelere ne kadar sinirlendiğini söylüyordu. Yazı hoşuma gitti de ben de kendi yazıma konu yapmak istedim. İnsanların sahteliği beni çıldırttığı için iyi döktürebilirim diye düşündüm. Kusursuz insanlar asla mükemmel değil, aslında hep bir tuhaftır. Zayıflıklarını ve boşluklarını boş işlerin arkasına o kadar güzel kamufle etmişlerdir ki, o kusursuzluğun altındaki sahteliği farketmezsiniz bile. Ama sorunları örtbas etmenin bir yöntemidir bu. Problemleri görmezden gelerek, evimi döşeyeyim, en pahalısını alayım, alışveriş manyağı olayım şeklinde bir yaklaşım içerisindedirler.Yani sorunlu insanlardır, acımak gerekir. Kim sorunsuzdur ya aslında. Sadece sorunlara verilen tepkiler karakterden karaktere göre değişir. Kimi deli gibi alışverişe vurur kendini, kimi kusursuzluğun peşine düşer,kimi hayata küser, kimi eğlencenin tavanına vurur, kimi de alır eline koca kap dondurmayı kaşıklar. Kusursuzluğun peşinde koşmak çok samimi değildir ama. Bence koca kap dondurmayı kaşıklayıp alınacak kilolara aldırmamak daha insanidir, daha gerçektir. Hoş dondurma yüzünden kilo alınınca yeni bir bunalım dönemine de davetiye çıkarılmış olur ama en azından insani olan budur. Alınana pahalı tablolardan, kusursuz vücutlardan daha samimi...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5300759748216335762?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5300759748216335762/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5300759748216335762&amp;isPopup=true' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5300759748216335762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5300759748216335762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/sahte-gercek.html' title='SAHTE GERÇEK'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SgH1_h2IKtI/AAAAAAAAAsI/Q1hH-daSNQU/s72-c/bebek-resimleri-15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1279299834051928709</id><published>2009-05-05T01:11:00.007+03:00</published><updated>2009-08-24T22:13:05.051+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mis gibi nergis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bir demet menekşe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oh misss'/><title type='text'>SOKAKLARDA  HAYAT VAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sf9o8ahU-mI/AAAAAAAAAsA/9q5vmPpy79Q/s1600-h/77f378d025df69f9b7ec256f786db37f_Roses-in-cup.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332095870950505058" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 152px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sf9o8ahU-mI/AAAAAAAAAsA/9q5vmPpy79Q/s200/77f378d025df69f9b7ec256f786db37f_Roses-in-cup.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi sakın İzmit’ teki çiçekçiler darılmasın, kırılmasın. Hatta aralarında beni okuyanlar da var, o yüzden yazmaya tereddüt ettim ama sonra düşündüm ki benim olaya bakış açım farklı. Bana kırılmazlar:) Geçtiğimiz dönemde sık sık gittiğim ve tabii ki gelecek dönemde çok sık ziyaret edeceğim, bir buket kapıp gitmem gereken bir yer var benim. O yüzden İzmit’te gözüm hep sokak çiçekçilerini aradı. Çünkü dükkanda yapılan çiçekler evet güzel, hatta aşırı güzel. Ne bileyim dükkandakiler bana çelenkleri, gelin çiçeklerini, söz çiçeklerini, şaşaayı çağrıştırıyor. Dolayısıyla benim kafamdaki buketi kap git konseptiyle pek örtüşmüyor. Evet dükkanlarda da var bunlardan ama ne bileyim içime sinmiyor. Niyetim bu gittiğim yere ucuz şey almak değil, daha çok kır çiçeği misali, çok süslü olmayan, olabildiğince yalın bir şeyler götürmek. Kaptım ve buraya geldim hissiyatı... Bunun için her seferinde sokak çiçekçilerini aradım ama bir türlü bulamadım. Aldığım istihbarata göre belediye hepsine yol vermiş. Yanlışsam düzeltin, bildiğiniz bir yerleri varsa bana da söyleyin:) Ama ne bileyim dükkanlar da olsun ama sokaktakiler de olsun. Onlar biraz daha yaşam katmıyor mu sokaklara? Örneğin İstanbul’da bir sürü köşebaşında varlar. Her an ulaşabilirsiniz. Bulundukları köşeye resmen renk katıyorlar. Aaa bari eve giderken alayım bir çiçek dedirtiyorlar. İnsana çiçek almayı hatırlatıyorlar. Söyledikleri fiyattan tatlı sert pazarlık da yapıyorsunuz. Tam Türk işi, her yerde görülmeyecek cinsten. Çok sık müşterisi de olursanız sizi de, sevdiğiniz çiçekleri de öğreniyorlar. En basit şekliyle müşteri ilişkileri yönetimi. Aaa bu abla frezya sever, her hafta bir buket alır diye yazıyor aklına. Bir sonraki hafta siz önünüzden geçerken “Abla bak bu haftaki frezyalarım çok taze” diyor. Hoop sizi tavladı bile. Ben mesela seyyar manavlara da bayılıyorum. Pazara çıkacak lüksünüz yoksa ve market kölesiyseniz benim gibi, imdada bu seyyarcılar yetişiyor. İnanın meyvenin en kalitelisi onlar da. Bu kış yediğim en şahane portakal mesela, sokaktan aldığımdı, öyle söyleyeyim. Herşeyin teknolojiye döküldüğü, hayatı kolaylaştırmak adına herşeyin standartlaştığı, iyice uzaylılaştığımız bu zamanlarda bu sokak alışverişleri benim daha çok hoşuma gidiyor, bana Türk olduğumu hatırlatıyor.Yoksa nerede bulacaksınız sokakta domates, taze domates diye hoporlörle sokakları gezen ufak kamyonetleri, sadece Türkiye’de, biz de tadını çıkartalım...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1279299834051928709?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1279299834051928709/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1279299834051928709&amp;isPopup=true' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1279299834051928709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1279299834051928709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/sokaklar-da-hayat-var.html' title='SOKAKLARDA  HAYAT VAR'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sf9o8ahU-mI/AAAAAAAAAsA/9q5vmPpy79Q/s72-c/77f378d025df69f9b7ec256f786db37f_Roses-in-cup.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-207509040220710855</id><published>2009-05-02T00:09:00.008+03:00</published><updated>2009-05-05T01:20:22.770+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evlenme kardeşim sen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Evliymiş ama uygunmuş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şerefsiz'/><title type='text'>DOYUMSUZUN DENSİZLİĞİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SftmPViedxI/AAAAAAAAAr4/e2A-bL75DPY/s1600-h/sevgililer_opusuyor.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5330966997588932370" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SftmPViedxI/AAAAAAAAAr4/e2A-bL75DPY/s200/sevgililer_opusuyor.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu dünyanın mı çivisi çıktı, yoksa bizimki mi bilmiyorum. Nedir bu açlık, bu doyumsuzluk. Heyecan arayışı desem, yok ama bu kadar da olmaz. Bu nedir anlamadım. Aç evli çiftlerden bahsediyorum. Hani 40 günde evliyimamauygunum.com sitesine üye olan 50 bin insandan. Bekarlar da üye olabiliyormuş, ama yine de çoğunluğu evli olanların oluşturuyordur muhtemelen. Evlilik heyecanı öldürüyor. Erkeği kapakladım diye kendini salan kadın, kadın nasılsa bensiz yapamaz diye ilgi musluklarını kapatan erkek. Çocuk mocuk, hayat gailesi bahaneleriyle heyecanı öldüren evlilik değil, başrol oyuncuları aslında. Sonra sanki suçlu değilmiş gibi internette çapkınlıklar, hatta hızı alamayıp böyle abuk subuk yerlere üye olmak. Sadece erkekler değil, kadınlar da az değil. Ha bir de, evlileri hedef kitle olarak seçen siteye üye olan bekarlar konusu var. Bazı bekarların evlilere daha çok rağbet ettiği bir gerçek. Bu ne yapacağını bilmeyen doyumsuz topluluktaki amaçlarının, evli biriyle kaynaşmak olduğu fikrindeyim. Ama şimdi ben de niye bu insanları eleştiriyorum ki? Belli ki alan memnun, satan memnun. Yüzüğü takınca insan da olunmuyor. Doyumsuzun densizliği benim çenemi yoruyor burada boşuna. Fakat değinmeden de olmazdı bu konuya, ne biçim yazılar yazıyorsun da diyemez kimse, 40 günde 50 bin kişi üye olmuş, bunu görmezden gelebilmek ne mümkün… ...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-207509040220710855?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/207509040220710855/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=207509040220710855&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/207509040220710855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/207509040220710855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/05/doyumsuzun-densizligi.html' title='DOYUMSUZUN DENSİZLİĞİ'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SftmPViedxI/AAAAAAAAAr4/e2A-bL75DPY/s72-c/sevgililer_opusuyor.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-3842109551887718295</id><published>2009-04-29T01:16:00.015+03:00</published><updated>2009-04-29T02:03:11.594+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ee... bebeğime eee...'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uyusun da büyüsün ee... ee...'/><title type='text'>EL BEBEK GÜL BEBEK</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329870535496262002" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 133px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfeBA18TYXI/AAAAAAAAArw/5hplBd2mJhg/s200/7474_8661_25012009_15.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bütün canlılar üreme odaklı yaratılmış.&lt;br /&gt;Nesiller oluşturmak için, hem de daha güçlü, daha güzel, daha başarılı kısacası ait olduğumuz nesilden bir kaç kat üstün nesiller.&lt;br /&gt;Bu nesil oluşturma güdüsünün yanına bir de bonus olarak evlat sevgisi denen bir şey vermişler.&lt;br /&gt;Nesliniz oluşturmakla kalmıyor bir de ona saplantılı bir şekilde bağlanılıyor. Altı kuru mu keyfi yerinde mi gibi endişeler yerini zamanla çok geç kaldı başına bir şey mi geldi, okulda canı mı sıkıldı, sevgilisiyle problemi mi var, iyi bir iş bulabilecek mi acaba gibi farklı endişelere bırakıyor.&lt;br /&gt;Eskiden, yani öyle 10 yıllar önce değil topu topu bir iki üç yıl önce çok farklı düşünürdüm.&lt;br /&gt;Annem benim için sürekli evhamlandığı ve bu evhamlar benim üzerimde baskı oluşturduğu için çocuğumu çayıra salacağım derdim. Kendi yolunu kendi bulsun, ben onu uzaktan izlerim, çok yanlış bir yola saparsa müdahele ederim ama yanlış yapmaktan korumayacağım onu, çünkü yaşamak da yürümek gibi düşe kalka öğreniliyor gibi düşünceler içerisindeydim.&lt;br /&gt;Ama artık annelik mi her nelik hormonuysa, içgüdüsüyse bilemiyorum, belli bir yaşa geldikten sonra bu fikirlerinizi alıp, şöyle derleyip toplayıp bir çöp kovasına tıkıveriyor.&lt;br /&gt;Çocuğum yok, yeni evli sayılırım ama ileriki yıllarda kendi adıma arzu ettiğim şeyler içerisinde oldukça üst bir sırada.&lt;br /&gt;Kolay mı değil, becerebilir miyim hiç bilmiyorum ama bazı olaylar karşısında verdiğim tepkileri düşünerek söylüyorum ki çok takıntılı bir anne olacağım, maalesef bunu anladım.&lt;br /&gt;Anneme yaptığı için kızdığım herşeyin bin katını yapacağım.&lt;br /&gt;O sevgi farklı bir şey olacak, bu yavaş yavaş dank etmeye başladı.&lt;br /&gt;Ya yanlış seçimler yaparsa kendi adına, nasıl onu ikna edeceğim doğru yola dönmesi için. Buna hakkım var mı, hayat onun hayatı, nasıl ki anneme "Anne bırak kendi yanlışlarımı kendim göreyim" bağırırdım bilmiş bilmiş, şimdi aynı bağırışı ben duysam ne yaparım. Alıp sarssam kendine gelir mi gelmez. Yani annem beni sarssa gelmezdi, oradan biliyorum. Kendimi paralasam, yerlere atsam, sözümü dinler mi?&lt;br /&gt;Ya çok üzülürse, gözünüzün önünde hüngür hüngür ağladığını görsem, onu ağlatanı nedeni bir daha dönmemek üzere uzay boşluğuna fırlatmak istemez miyim? Patronuysa ağlatan gidip haddini bildirsem, bir kızsa gidip saçlarını yolsam, ya da bir erkekse gidip kulağından tutup tavana assam pek uygun kaçmaz galiba.&lt;br /&gt;Her istediğini almaz mıyım, ama bir yerde durmak lazım. Bir şeyleri elde etmenin kıymetini öğrenmeli. Ama ben ona nasıl kıyacağım.&lt;br /&gt;Sürekli dizimin dibinde olsun, elinden tutayım... Mevlam nasılsa kayırır diye çayırlara salamam ben onu... O yaşasın şöyle benim yamacımda, ama olmaz ki, onun da hayatı var, kendime bir bakayım sonra çocuğuma laf edeyim. Ben aileme bu hakkı verdim mi? Hayır galiba vermedim. Şimdi çocuğumdan bekleme hakkım var mı bilmem...&lt;br /&gt;Biraz ipini geniş tutmazsam nasıl bağımsız ve ayakları yere basan bir birey haline gelebilir. Evet böyle bir birey olsun ama benim çocuğum o, nasıl kıyarım ben onun hayatla mücadele etmesine...&lt;br /&gt;Ailelerin çocukları için olup olabilecek en kötü dileği "Allah sana senin gibi evlat versin" olur.&lt;br /&gt;Allah bana benim gibi evlat verse fena olmaz aslında, en azından ne dolaplar çevirebileceği konusunda daha çok fikrim olur da, ona göre davranırım. Ama nasıl idare ederim bilmem. Çok uslu, mülayim ama bir şekilde hayatının kontrolünün sadece ve sadece kendisinde olmasını isteyen bir çocuktum. O yüzden işim biraz zor olabilir. Bir de düşündüğüm gibi takıntılı olursam, vay halimize....:)&lt;br /&gt;Peki ne olsun?? Erkek olsun kız olsun tabi farketmez ama, benim kızım olsun. Junior Hüpce:)Ben onu süsleyeyim püsleyeyim, en şık elbiseleri, en moda spor ayakkabıları alayım, her şeyi onla yapayım, havalara atıp atıp tutayım. Sonra da mıncık mıncık öpeyim....Şımartayım da şımartayım. Ama gözümü üstünden ayıramayayım, herşeyden sakınayım, sürekli şimdi ne yapıyor acaba diye düşüneyim...Of of zor benim işim çok zor, ben böyle düşünecek kız mıydım yaaa, salacaktım ben onu çayıra, ne oluyor bana böyle:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HÜP NOT: Bir süre önce Prof.Yankı Yazgan’ın konuk olduğu Hülya Avşar’ın programından bahsetmiştim. Meğer Yankı Bey de okumuş yazımı, hatta yazıma sitesinde yer vermiş, nasıl mutlu oldum anlatamam, üstelik benim gibi düşünen başkaları da varmış, ayrıca sevindim. &lt;/div&gt;&lt;p&gt;"&lt;a href="http://www.yankiyazgan.com/admin/anmviewer.asp?a=529&amp;amp;z=22"&gt;HÜLYA AVŞAR &lt;/a&gt;STÜDYOSU"nu kaçıranlar için: &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Son onbeş yılda TV programlarına, izlenimlerin tam tersine pek nadir uzman konuk olmuşsam da, genellikle sürekli ekranlarda bilinmişimdir. Demek ki, iyi programları seçiyorum, diyerek kendimi avuturum. Bazılarına katılmış olmak gerçekten çok hoşuma gitmiştir.... Birkaç ay önce katıldığım Hülya Avşar stüdyosu programı, açılış dakikalarında, kendi hazırlamaya üşeneceğim ayrıntıda ve özende bir klip şeklinde yapılmış görsel CVm ile güzel bir başlangıç yapmıştı... (Yazının devamını okumak için başlığı tıklayınız). &lt;/p&gt;&lt;p&gt;5.01.2009 tarihinde Yankı Yazgan'ın Hülya Avşar Stüdyosuna konuk olarak katıldığı programı izlemek için,&lt;a href="http://video.google.com/videoplay?docid=-5661789444853041393"&gt; tıklayınız. &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hülya Avşar stüdyosu programını seyretmiş olan veya ekteki videodan seyretmek isteyenler, anket formlarını doldurursanız çok mutlu olacağim..(Ankete ulaşmak için &lt;a href="http://www.surveymonkey.com/s.aspx?sm=xKr9XlnSobOzqtBotaYHOw_3d_3d"&gt;tıklayınız) &lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-3842109551887718295?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/3842109551887718295/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=3842109551887718295&amp;isPopup=true' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3842109551887718295'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/3842109551887718295'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/el-bebek-gul-bebek.html' title='EL BEBEK GÜL BEBEK'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfeBA18TYXI/AAAAAAAAArw/5hplBd2mJhg/s72-c/7474_8661_25012009_15.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8289618219286088026</id><published>2009-04-27T01:43:00.004+03:00</published><updated>2009-04-27T01:49:55.145+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kağıt ormanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teknolojik yan tesir'/><title type='text'>KAĞIT CANAVARLIĞI</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfTkvFzlDnI/AAAAAAAAAro/Ig0A9usorGU/s1600-h/origami-kagit-katlama-sanati-res-14.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329135756749639282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfTkvFzlDnI/AAAAAAAAAro/Ig0A9usorGU/s200/origami-kagit-katlama-sanati-res-14.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İsrafın hiç bir türlüsü hoş değil, de ben en çok kağıt israfına üzülüyorum.&lt;br /&gt;Sanki ağaç fazlamız varmış gibi, insanların en ufak şey için bilgisayar çıktısı alması, ellerindeki kağıtları bol bulamaç harcamasına sinir oluyorum.&lt;br /&gt;Elime geçen kağıtlar için öncelikle bir an düşünüyorum: Bu kağıt olmasa olmaz mıydı acaba diye.&lt;br /&gt;Bakın mesela uçaklar elektronik bilete geçti. Bu sayede şirketler 3 milyar dolar tasarruf yaparken, aynı zamanda, yılda 50 bin ağacın kesilmemesi ya da 5 kilometrekarelik ormanlık alanın yok olmaması da sağlanıyor.&lt;br /&gt;O kağıt uçak biletlerini de hatırlıyorum. Sadece tek sayfadan da oluşmazdı. Nerdeyse tek bilet değil, bilet koçanı gibiydi. Bir sürü de ek açıklama sayfaları vardı yanlış hatırlamıyorsam.&lt;br /&gt;Şimdi sadece bilet numaranızı verip kimliğinizi göstererek uçağa binebiliyorsunuz. En azından kaybettim, biletimi evde unuttum riski de sıfırlanıyor.&lt;br /&gt;Zaten bir sürü firma maille gönderilen elektronik fatura gönderiyor, çeşitli kampanyalarla elektronik faturaya geçmeyi özendiriyor.&lt;br /&gt;Kağıt israfında bir an önce çözüm bulunması gereken sektör bankacılık aslında. Bir kere her kredi kartıyla ödemede 2 tane nüsha çıkmasına sinir oluyorum. Tamam belki bu kağıtların çıkmasının ve saklanmasının yasal bir anlamı olabilir. Muhtemelen yaptığın harcamanın bir kanıtını almış oluyorsun. Ama yine de ben bu kağıtları direkt atıyorum. Hadi satıcı da saklamak zorundaysa mutlaka, en azından müşteriye o kağıdı isteyip istemediği sorulsun. Ben istemiyorum mesela, çünkü direkt çöpe atıyorum. Üstelik artık çoğunlukla şifreli alışveriş yapılıyor, şifre girerken meblağın doğru olup olmadığını da kontrol etmiş oluyorsunuz. Yani israfa ne hacet?&lt;br /&gt;Bankaların kağıt canavarlığı konusunda ikinci sinir olduğum şey para çektiğimiz ATMler. Bazıları akıllı makinalar. Yaptığınız işlem sonrası kağıt dekont isteyip istemediğinizi soruyor. İstemiyorsan vermiyor. Hatta dekont istiyor musunuz sorusunun altında Hayır’ın yanında ağaçlar var yemyeşil, Evet yanında ise elinde elektrikli testereyle ağaçları budamış adam figürü. Büyük bir mutlulukla Hayır’a basıyorum.&lt;br /&gt;Ama bu makinaların bazıları gerçekten az beyinli. Hiç sormadan isteseniz de istemeseniz de veriyor dekontu. O dekontun da adresi çöp, başka bir yer değil. Bu şekilde isteğe bağlı hale çevirmek o kadar da zor bir iş değil, yeterki yapılmak istensin.&lt;br /&gt;Ve son olarak kredi kartı ekstreleri.. Ben hepsini mail olarak almayı tercih ediyorum ki kağıt ziyanı olmasın. Eskiden deli olurdum çünkü. Kredi kartı ekstreleri kalın bir zarf olarak geliyordu her ay. Bir açıyorsunuz bir sürü renkli kağıt. Hepsi ayrı kampanya için. Ya o kağıtlara vereceğin paraya, telefonuma mesaj at ya da gazeteye ilan ver. Atarken içim acıyordu da neyse artık hepsi maille geliyor.&lt;br /&gt;Zaten çoğu zaman teknolojinin hepimizi çok fazla ele geçirmiş olmasından şikayet etsem de, en azından bu konuda olumlu görüş bildiriyorum. Internet bankacılığı, maille yazışma denen bir şeyler olmasaydı kimbilir daha ne kadar çok ağaç gitmiş ve gidecek olurdu. Teknolojinin de başka yan tesirleri var ama, ne yapalım bu da bir şey.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;   &lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8289618219286088026?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8289618219286088026/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8289618219286088026&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8289618219286088026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8289618219286088026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/kagit-canavarligi.html' title='KAĞIT CANAVARLIĞI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfTkvFzlDnI/AAAAAAAAAro/Ig0A9usorGU/s72-c/origami-kagit-katlama-sanati-res-14.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-8590482815113796028</id><published>2009-04-25T23:43:00.005+03:00</published><updated>2009-04-25T23:53:31.886+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içdökmenin hafifliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='derdini anlat'/><title type='text'>İNCİLERİ DÖKMEYECEKSİN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfN20rDZQKI/AAAAAAAAArg/hLc0n4kT9TY/s1600-h/fft5_mf66318.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328733431391666338" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 133px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfN20rDZQKI/AAAAAAAAArg/hLc0n4kT9TY/s200/fft5_mf66318.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Herkes gibi olmak ne kadar kolay, olmamak da bir o kadar zor. Ketum olmamak, içinde ne varsa söylemek. İçimde kalacağına dışımda dursun demek. Patır patır tüm incilerini dökmek. Etekte dökmedik taş bırakmamak. Ama herkes öyle mi? Değil.... Söylenmeyen şeyler havada uçuşuyor.Triplerle, entrikalarla, oyunlarla, korkularla, kendini kasmalarla insanların içindekiler yine onların içlerinde kalıyor. Artık söylenmek istenen şeyler, insanlara tüm yaratıklardan farklı olarak, anlaşmaları için verilmiş konuşma yoluyla değil, cep telefonu mesajlarıyla ya da maillerle söyleniyor. Konuşmak bu kadar zor mu? Konuşmamamız gerekseydi bu özellik insanlarla bahşedilir miydi? Fakat herşeyin olduğu gibi bunun da kolayı bulundu. Artık klavye ya da cep telefonu tuşu kullanarak her şey söyleniyor. Ah o tuşlar da olmasa....! Karşılıklı konuşmayı tercih etmeyen iki insan için böylesi ne kadar kolay aslında. Aşkını da maille yaşa, mesajla istediğin gibi ifade et kendini. Her iki taraf da memnunsa ne kadar güzel. Ama sen çemberin dışındaysan. Hala konuşma yanlısı bir eski kafalıysan ne olacak? Üzgünüm beklentilerine cevap alamayacaksın. Tek yapman gereken bu yolları öğrenmek. Konuşmak istersin de konuşamazsın. Kala kalırsın.Acaba böyle mi olmak lazım? Derdini teknoloji yoluyla anlatmak. Olmaz demiyorum ama bu en son çare o olmalı. Bu kadar söylendim ama ben de aslında her hafta yapıyorum böylesini. Üstelik ben kendimi sadece tek bir insana değil beni okuyan çeşit çeşit insana ifade etmeye çalışıyorum. Ama yine de burası farklı ya. Çünkü bir sürü insana kendimi ifade etmenin, bir şeyler anlatmanın tek yolu bu köşe. Sadece bir kişiye bir şeyler anlatacak olsaydım öncelikli olarak konuşmayı seçerdim herhalde. İncilerimi dökerdim yine...Hiç kimse farkında değil belki ama çoğu zaman yazdığım her cümlenin altında bir anlam yatıyor benim. Yani buradan da konuşmaya çalışıyorum. Yaşadığım bazı şeyleri buradan haykıra haykıra bağırıyorum da sesimi duyan oluyor mu bilmem. Bazen sevincimi, bazen de sıkıntılarımı söylüyorum. Bazen paragrafların içinde kahkahalarla gülüyor oluyorum, bazen de hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Bazen dalga geçiyorum, bazen de ciddiyetimi takınıyorum. Peki bugün ne mi yapıyorum? Bilmem!!!... &lt;a href="http://www.mylivesignature.com/" target="_blank"&gt;&lt;img style="BORDER-RIGHT: 0px; BORDER-TOP: 0px; BACKGROUND: none transparent scroll repeat 0% 0%; BORDER-LEFT: 0px; BORDER-BOTTOM: 0px" src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-8590482815113796028?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/8590482815113796028/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=8590482815113796028&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8590482815113796028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/8590482815113796028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/incileri-dokmeyeceksin.html' title='İNCİLERİ DÖKMEYECEKSİN'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfN20rDZQKI/AAAAAAAAArg/hLc0n4kT9TY/s72-c/fft5_mf66318.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-2444738566922479763</id><published>2009-04-24T00:03:00.005+03:00</published><updated>2009-04-24T00:15:34.497+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ben bahara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bahar demem bahar gelmeyince'/><title type='text'>BAHAR ABARTISI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfDYQJToEyI/AAAAAAAAArY/NjDB6g8fKms/s1600-h/dscf3168.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327996131067040546" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 150px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfDYQJToEyI/AAAAAAAAArY/NjDB6g8fKms/s200/dscf3168.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Havalar aslında tam olarak düzelmiş değil. Yani bahar havasına girmemiş olmak gerekiyor. Ama öyle mi oluyor? Hayır tam tersi çok fena bir sersemlik söz konusu. Günlük sıkıntı silsilesi sabah yataktan kalkmakla başlıyor. Öncelikle yataktan kendinizi kazımalısınız, çünkü istekli ve enerjik olarak kalkmak mümkün değil. Sonra mesai saati başlıyor. Öğlene kadar olan ilk safhada isteksizce işler toparlanıyor. Zorunda olunmasa hiç bir iş yapılmayacak. Öyle bir gönülsüzlük hali. Gelelim öğle tatiline. Yemek vakti. Fakat iştah desen maalesef taze bitmiş. Evet karın zil çalıyor ama o zili susturmak için istek yok. Öğleden sonraki mesai kısmı da paydos vaktine geri sayarak geçtiğinden sabahtan pek farklı sayılmaz. Akşamları da sallan yuvarlan havasında tamamladıktan sonra yatılıyor. Ama erken değil maalesef. Baharın müsibet etkileri çerçevesinde bir de uyku tutmama ve geç uyuma durumları var. Yani sabah yataktan kazınmak zorunda olmanın mantıklı bir açıklaması var.Baharı çok severim ama daha kendisi gelmeden etkileri geldi bu sene ve beni yıktı geçti. Etraf çiçeklendi, hele hele o laleler beni benden alıyor ama coşkudan ziyade acayip yorgun hissediyorum ben şahsen. Normalde baharın getirmiş olduğu atlama zıplama ihtiyacı yerine mümkünse yataktan hiç çıkmayayım, kimse bana bulaşmasın istiyorum. Normal şartlarda hafif bahar yorgunluğu olması beklenen bu dönemde benim üzerimdeki bu had safhada bıkkınlık, yorgunluk, sersemlik ne olacak bilemiyorum. Benim acilen bir doğaya falan mı çıkmam gerekiyor nedir, bir tuhafım. Ne alışveriş, ne gezme, ne aşık olma isteği... Hepsi hak getire, hiçbiri içimden gelmiyor. Yahu bahar bu sene ne yaptın böyle bize...? Güzel elbiseler alıp, sonra da sevdiceğini koluna takıp havada leylek görmüş misali gezmek varken, kafada hesap kitap yapıp sadece evde uyumak istiyorum. Tövbe tövbe, daha bu işin yaz ayları var daha, silkinip kendime gelmem lazım acilen, günler böyle geçmez. İnsan böyle bahar yorgunluğunu düşmanına bile dilemez vallahi...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-2444738566922479763?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/2444738566922479763/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=2444738566922479763&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2444738566922479763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/2444738566922479763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/bahar-abartisi.html' title='BAHAR ABARTISI'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SfDYQJToEyI/AAAAAAAAArY/NjDB6g8fKms/s72-c/dscf3168.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-1041845641404066836</id><published>2009-04-22T01:49:00.003+03:00</published><updated>2009-04-24T00:19:11.568+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuğuların ihaneti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='masum değiliz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sadakatsiz hayvanlar'/><title type='text'>KUĞU ŞOKU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Se5OlT7scgI/AAAAAAAAArQ/BW0UZC_kkrc/s1600-h/bresimyeni6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5327281812138652162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 148px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Se5OlT7scgI/AAAAAAAAArQ/BW0UZC_kkrc/s200/bresimyeni6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Aşağıda bahsedeceğim haberi okuduğumda gerçekten çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Onlar bile bunu yaptıktan sonra hayvanlar aleminin diğer üyeleri neler yapmaz dedim. Üstelik dişisi, erkeği böyle...Kuğulardan bahsediyorum. Hayvanlar aleminin en zarif yaratıklarından. Suyun üzerinde büyük bir zerafetle salınıp, bizi kendilerine hayran bırakırken meğersem saman altından ne sular yürütüyorlarmış da haberimiz yokmuş. Avustralya'da yapılan araştırmaların sonucunda siyah kuğuların tek eşli olmadıkları ortaya çıkmış. Yapılan DNA testi sonuçlarına göre de yumurtadan çıkan her altı siyah kuğudan birinin 'evlilik dışı ilişki' sonucu dünyaya geldiği saptanmış. Bu durum hem dişi, hem de erkek kuğuların gayet çapkın olduklarını gösteriyor tabii ki. Bir hayal edin. Adeta sadakat timsali şeklinde salım salım salınıyorlar, o esnada da çapkın bakışlar ve çırpınışlarla birbirlerinin eşlerini tavlıyorlar. Kimin kanadı kimin cebinde belli değil. Peki bu durum bize ne gösterdi? Hayvanlar aleminde de sadakatsizliğin had safhada olduğunu. E tabi bir de dış görünüşün ne kadar yanıltıcı olduğunu. Yani yüzünden saflık, temizlik akan nur yüzlü bayan ve erkeklerin de ne zaman ne fındıklar kıracaklarının belli olmayacağını bir kez daha anladık. O yüzden kuğu gibi olan kadını da erkeği de iyi analiz edin, sonradan şaşırmayın. Kuğular böyle yaptıktan sonra, kuğu gibi insanları varın siz düşünün:)&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-1041845641404066836?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/1041845641404066836/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=1041845641404066836&amp;isPopup=true' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1041845641404066836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/1041845641404066836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/kugu-soku.html' title='KUĞU ŞOKU'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Se5OlT7scgI/AAAAAAAAArQ/BW0UZC_kkrc/s72-c/bresimyeni6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7859544021445038547</id><published>2009-04-19T11:40:00.004+03:00</published><updated>2009-04-24T00:18:42.027+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zülfü livaneli Ada'/><title type='text'>RÜYAMDA MI DİNLEDİM Kİ ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Serk79li-II/AAAAAAAAArI/dSyh7bxN7b8/s1600-h/zulfulivaneli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5326321228114491522" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 194px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Serk79li-II/AAAAAAAAArI/dSyh7bxN7b8/s200/zulfulivaneli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SerkzNYoOSI/AAAAAAAAArA/nzk7a8F4ZWU/s1600-h/zulfulivaneli.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Geçen sabah dilimde çok eski bir şarkıyla uyandım.Nerden esti, rüyama mı girdi, nedir anlamadım.Tarkan mı, ııhh değil. Hadise, kesinlikle hayır. Daha eskiye daha da eskiye.Hayatımda dinlediğim ilk kasetten. Zülfü Livaneli’nin Ada diye bir albümü vardı. Evdeki tek kaset oydu. TRT dışında radyo yok. Bayağı bir sarmıştım o albüme. Dedemindi yanlış hatırlamıyorsam. O zaman her gün yeni bir şarkıcı pörtlemiyor bir yerlerden. Şarkıdan etkilenmek için de, klip falan olması gerekmiyor. Müzikle ilk kez tanışmamdan da olabilir ama o kaset hiç ezberimden gitmedi. Bazılarının da enstrümantal versiyonlarını Mutluluk filminde de kullanmışlardı, hele o filmdeki manzaralarla, şahane. Neyse uykumdan şarkıyla kalkmaya gelelim. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; Gözlerin diye bir şarkı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi&lt;/div&gt;&lt;div&gt; Ellerin bir martı,telaşlı ve ürkek &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eskiden o el kadar halimle nasıl da kaptırmıştım kendimi. O sabah uyanıp da kendi kendime mırıldanmaya başlayınca baktım olacak gibi değil, ofiste ilk iş Gözlerin’i ve Ada albümündeki şarkıları internetten bulmak oldu. Ofisteki masamda kös kös çalışmaya çalışırken o güne ait en işe yarar, en bünyeme faydalı şey bu oldu. Bütün gün dinledim kendimi soyutlayarak. En azından ruhumu başka bir yerlere gönderdim iyi geldi.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12073&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12073&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12073&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12073&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12073&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7859544021445038547?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7859544021445038547/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7859544021445038547&amp;isPopup=true' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7859544021445038547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7859544021445038547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/ruyamda-mi-dinledim-ki.html' title='RÜYAMDA MI DİNLEDİM Kİ ?'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Serk79li-II/AAAAAAAAArI/dSyh7bxN7b8/s72-c/zulfulivaneli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-7505336283495188797</id><published>2009-04-17T17:20:00.005+03:00</published><updated>2009-04-24T00:18:12.596+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karar arifesi veee karar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kararım karar'/><title type='text'>KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SenGRPSAfPI/AAAAAAAAAqw/THZFZAmeF0Q/s1600-h/%C3%A7inli.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 160px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SenGRPSAfPI/AAAAAAAAAqw/THZFZAmeF0Q/s200/%C3%A7inli.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5326006033804459250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Başınıza güzel bir şeylerin gelmesini istiyorsanız, bunu gerçekten de istiyor olmalısınız. Yoksa sürekli mızmızlanarak, şikayet ederek ama hiçbir şey yapmayarak hayat geçmez. Bir şeyler yapmak demek her zaman eylemde bulunmak da değil aslında. En azından başlangıç olarak kafanızda hayatınızı güzelleştirmeye yönelik düşünce çalışmalarına başladığınızda, bir de bakmışsınız hiç ummadığınız bir yerde, ummadığınız, sürpriz olayların içindesiniz. Canınız mı sıkılıyor, çözüm kendinizi sokağa atmak değil. Ya da işinizden memnun mu değilsiniz, çözüm işten kaytarmak değil. Sevgilinizle mutlu mu değilsiniz, nasıl olursa düzelir diye ummakla da olmaz. Zahmet edip kararlar alacaksınız. Acı verse de bir süre, tünelin ucunda bir ışık olduğunu hem umarak devam etmek lazım. Kendiniz için dua edeceksiniz öncelikle. Ama öyle para, pul, iş, güç, aşk, meşk için değil. Akıl fikir için. İnsanda akıl fikir olunca hepsi oluyor zaten. Mesela belki aklınız başına gelince işinizi çok sevdiğinizi anlıyorsunuz. Tam tersi de geçerli. Ama artık ne yapacağınızı bilir bir şekilde hareket ediyorsunuz. Ayrılıyorsunuz veya daha hırsla çalışıyorsunuz.Ya da hiç mutlu olmadığınız bir ilişkiyi sürdürmenin anlamsızlığını fark ediyorsunuz birden. İki taraf için de boşuna oyalanma olduğunu düşünüp dostça bitiriyorsunuz. Kimbilir çok yakınınızda, bilmediğiniz bir köşe başında normalde hayatınızla keskel alaka olan biri karşınıza çıkacak... Nereden nereye diye sorup kendi kendinize şaşıracaksınız. Ama tüm bunların olması ve sizin için dua edenlerin dualarının boşuna çıkmaması için öncelikle dış dünyayla kurduğunuz ve mutsuz olduğunuzu belli etmemek adına ördüğünüz inkar duvarlarını yıkacaksınız. O duvarlar yıkıldığı anda herkesin sizin adınıza dilediği iyi dilekler o kadar çabuk, koştura koştura geliyor ki, birden ne olduğunu bile anlamıyorsunuz. Bunu okuyup ben hayatımdan çok memnunum diyenleriniz varsa, sizin adınıza sevinirim . Ama önce bir zahmet kalkıp bir aynaya bakın. Gözlerinizin içi gülmüyorsa, gözlerinizdeki ışıktan yine kendi gözleriniz kamaşmıyorsa bırakın inkarı da kendi adınıza harekete geçin artık. Siz kıpırdanmadıkça değil en sevenlerinizinki, en ala ermişlerin bile sizin için diledikleri kabul olmaz.&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3145&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3145&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3145&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3145&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=3145&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-7505336283495188797?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/7505336283495188797/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=7505336283495188797&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7505336283495188797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/7505336283495188797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/kendimizi-kandirmayalim.html' title='KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SenGRPSAfPI/AAAAAAAAAqw/THZFZAmeF0Q/s72-c/%C3%A7inli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-175498438698882483</id><published>2009-04-15T23:45:00.002+03:00</published><updated>2009-04-24T00:17:40.451+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyü dükkanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='al gülüm ver gülüm'/><title type='text'>TAKAS</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SeZIzlwmSHI/AAAAAAAAAqg/mdFCDBSXgA4/s1600-h/leylak%2Bzaman%25C4%25B1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5325023660558665842" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 161px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SeZIzlwmSHI/AAAAAAAAAqg/mdFCDBSXgA4/s200/leylak%2Bzaman%25C4%25B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Eskiden para mı varmış? Para icat edilmeden önce takas yöntemiyle alışveriş yapılırmış. İnsan bazen düşünüyor, para icat oldu da mertlik mi bozuldu diye. Belki sadece takas yolu kullanılsaydı, herkes belli bir limitte kalırdı da, zenginle fakir arasında o kadar derin uçurumlar olmazdı. Kimbilir...Geçenlerde bir kitap okudum da aklıma geldi bu konu. Kitaptaki hikayelerin temelini oluşturan bir büyü dükkanı vardı. İnsanlar orada ancak takas yoluyla alışveriş yapıyorlardı. Ama alışveriş de o bildiğimiz alışveriş değil. Bir kere bu dükkanda herşey var. Herşey ama aklınıza gelebilecek herşey. Maddi manevi herşeyi isteyebilirsiniz. Fakat bunun karşılığında da bir şey vermeniz gerekiyor ve dükkan sahibiyle pazarlığa oturuyorsunuz. Ama dükkandan alınan şey karşılığında müşterinin ne vereceğini dükkan sahibi belirliyor. Kitabı okuyunca gördüm ki, insanlar nelerin karşılığında neleri feda edebilecek duruma geliyorlar. Amaçlarına ulaşmak uğruna nelerden vazgeçebiliyorlar. Örneğin biri geliyor, hırs istiyor ama bunun karşılığında huzurunu vermeye razı. Kimi de geliyor hayatının aşkını istiyor, ama tutkumu alabilirsiniz, ne önemi var ki diyor. Aslında derdi sevmekten çok sevilmek, sevilmek, daha da çok sevilmek. Biri geliyor mesela, geçmişimde hiç mutlu değildim, mutluluk istiyorum diyor, ama buna karşılık tüm geçmişini ve yaşadıklarını bir çırpıda feda etmeye hazır. Fakat pazarlığa oturunca, iş geçmişini feda etmeye gelince bir an duraksıyor, bir anda aslında geçmişte ne kadar mutlu anlar yaşadığını anımsıyor ve alışverişten vazgeçiyor. Zaten eninde sonunda dükkan sahibi kazanıyor pazarlığı, hiçbir şey için hiçbirşeyden vazgeçemeye değmeyeceğini anlayarak terkediyor müşteriler dükkanı. Eee dükkan sahibi işini bilen insan. Zaten ödenecek bedelleri kendisinin belirlemesinin ve pazarlığa oturmasının nedeni de bu. İnsanların anlık ve sonucunun ne olacağını bilmeden şiddetle arzuladıkları isteklerinin aslında nelere mal olabileceğini göstermek için var o dükkan aslında. Sıkı pazarlık sonucu müşteriler yola geliyor...Bir de bir adam vardı, geçmişindeki tüm hataları silmek istiyordu ki bu hataları bir daha tekrarlamayacaktı. Fakat dükkan sahibi bunun karşılığında adamdan belleğini istedi. Büyü dükkanı psikolojide kullanılan bir yöntemmiş zaten. Büyü Dükkanı, psikodramanın en popüler tekniklerinden biri olarak, bu dükkan mucizelerin gerçekleştiği bir mekanı temsil ediyormuş ve orada, hayattan istenilen her şey alınabildiği gibi, istenmeyen şeylerden kurtulmak da mümkün olabiliyormuş.Yani büyü dükkanı işin içinden çıkamayan insanların bir mucize peşine koştukları bir yer sadece.Kitabı okuduktan sonra şöyle bir düşündüm, karşılığında bir şeyler feda etmeyi göze alacak kadar istediğim bir şey var mı diye. Aklıma bir kaç şey geldi. Sonra bu isteğim karşılığında dükkan sahibi benden ne isterdi diye kendimi dükkan sahibinin yerine koydum. Benden isteyeceği bedelleri ödemek istemeyeceğimi farkettim. Aman zaten ben hiç ticaret adamı değilim, bir şey elde edeceğim diye başka şeyden feragat da edemem, o dükkan buralarda da pek iş yapmaz, hiç açılmasın.&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-175498438698882483?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/175498438698882483/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=175498438698882483&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/175498438698882483'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/175498438698882483'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/takas.html' title='TAKAS'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SeZIzlwmSHI/AAAAAAAAAqg/mdFCDBSXgA4/s72-c/leylak%2Bzaman%25C4%25B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-9015602557655515449</id><published>2009-04-14T01:53:00.004+03:00</published><updated>2009-04-24T00:17:02.871+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sümela manastırı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oldu mu şimdi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gezilerden gezi beğen'/><title type='text'>KİM BİLECEK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SePDZOvIErI/AAAAAAAAAqY/QHBWms16U2Q/s1600-h/sumela_manastiri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324314022701961906" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 135px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SePDZOvIErI/AAAAAAAAAqY/QHBWms16U2Q/s200/sumela_manastiri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz Türküz, iyiyiz hoşuz da, hiçbirimiz şahane değiliz . Hatta bence medeniyet seviyemiz çok yüksek seviyelerde değil. Bunu herkese maletmiyorum ama, var bir tuhaflık. Geçen hafta kısa bir Karadeniz gezisindeydik. Efendim sis nedeniyle uçuşumuz iptal olduğundan hadi dedik arabayla gidelim. O kadar plan yapmışız, izinlerimizi almışız.4 kafadar atladık gittik. Tabi gecenin bir köründe Trabzon’a giriş yapınca, kalacağımız yeri bulmak oldukça zor oldu.Tarife göre meydandaki Boyner’den sağa dönmemiz gerekiyor ama bulamıyoruz orayı. Gecenin bir körü kimsecikler yok. Neyse bir karakola denk geldik. Polis herhalde bize güleryüz yapar, hemen tarif eder diye. Bu arada da iki evli çiftiz, tipimiz de düzgün. Karakol önünde polisten duyduğumuz ilk laf iyi akşamlar yerine “Ters yöndesiniz” oldu. Ya 34 plaka araba, etrafımıza bakınıp duruyoruz, iyi akşamlar kardeşim bir yer mi arıyorsun diye sormak yerine ilk duyulan laf ters yön olunca biraz sinir olmuyor değil insan. Hem de halka en yardımcı olması gerek mevkidesin. Sonradan yarım yamalak bir tarif yaptı, ama sonra çöp toplayan misafirperver bir adamcağız gerçek bir samimiyetle bize yolu tarif edince rahatlıkla bulduk. İkinci tuhaflık tarihi ve turistik yerlere verdiğimiz önem. Sümela Manastırı’nı gördünüz mü bilmiyorum. Şahane bir manzaraya sahip, insanın aklının almadığı bir yere yapılmış bir manastır.Yer şahane ama restorasyon evlere şenlik. Resmen sıfırdan manastır yapmışlar sanki. Taşlar, çatılar o kadar gıcır ki, hiç bir eskimişlik havası yok. Bizimle birlikte gezen turistler bile ‘Burası eski değil ki’ diyorlardı. Bir de fresklerin içler acısı hali var. Bu manastır zaten çok uzun yıllar sonra korumaya alındığı için, o zamana kadar yağmacıların elinde kalmış. Kalanları da işgüzarlar mahvetmiş. Bütün aziz, melek resimlerinin yüzlerini ve gözlerini oymuşlar. Çok dindarlar ya. Üzerlerine seni seviyorum, yok aşkım, yok böceğim, yok çiçeğim diye yazmışlar. Cehaletin son noktası.Ya nasıl kıydınız o şaheserlere, insan dokunmaya cesaret edemezken...Uzungöl’ün bütün doğallığının canını okuyan istinat duvarlarına söyleyecek sözüm yok. Yemyeşil gölü, baraj gölüne çevirmişler. Yakında kirlilikten geçilmezse hiç şaşırmam. Daha gördüğüm, kınadığım çok ayrıntı var ama yerim yok. Tek söylenecek şey: Biz bu ülkenin kıymetini bilmedikten sonra kim bilsin...&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12009&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12009&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12009&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="4" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12009&amp;amp;rate=4"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="5" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=12009&amp;amp;rate=5"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-9015602557655515449?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/9015602557655515449/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=9015602557655515449&amp;isPopup=true' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9015602557655515449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/9015602557655515449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/kim-bilecek.html' title='KİM BİLECEK'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SePDZOvIErI/AAAAAAAAAqY/QHBWms16U2Q/s72-c/sumela_manastiri.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5798463463389280679</id><published>2009-04-12T02:46:00.002+03:00</published><updated>2009-04-24T00:16:22.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='minik kağıtlara yazılan minik notlar'/><title type='text'>YAZA YAZA</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SeEusqcVO9I/AAAAAAAAAqQ/5weFOjab9kU/s1600-h/untitl.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323587579370879954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 185px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SeEusqcVO9I/AAAAAAAAAqQ/5weFOjab9kU/s200/untitl.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öğrenciyken ufak tefek kağıtlarla haberleşmeyi pek severdim. O yüzden defterlerimin en arka sayfalarının kenarları hep yırtıktı ya da aralarında hep bir yerlerden kopartılmış sayfalar vardı. Böylesi daha zevkli ve heyecanlı oluyordu. Hele de bize nispeten uzak birileriyle yazışıyorsak, ki biz bunu mektuplaşmak olarak adlandırıyorduk, daha da eğlenceli oluyordu. Öğretmene çaktırmamak için çevirmediğimiz dolap kalmazdı. Büyüdükçe, sınıf içinde uzaklara açılmaya üşenmeye başladık, sadece yanımızdakiyle, o da kitabın ya da defterin bir kenarına ufak tefek notlarla derdimizi anlatmaya başladık. Bir de kendime ve dış dünyaya yazdığım mektuplar var: Günlüğüm. Daha doğrusu yıllığım. Çünkü her gün değil, esince yazarım. Bu da yılda bir elin beş parmağını geçmez. Senelerdir aynı deftere yazıyorum. Bazen kendime kızarım yazarım, bazen bir başkasına. İlla ki kızmam da gerekmez, belki de mutluyumdur, beni mutlu edene yazarım, onu yazarım bunu yazarım. Demek benim hep bir yazasım varmış. Not kağıtlarından, defterlerin arkalarından ve sadece kendim ve arkadaşlarımdan oluşan okuyucu grubunu genişletmek varmış bilinçaltımda. Kendimi herkese, özellikle de kendime yazarak ifade etmek istemişim. Aslında sözel ifadede de fena sayılmam ama yazmak daha başka oluyor. Yazıda ağlamak ağlatmak, yazıda gülmek güldürmek. Üstelik en heyecanlısı da bu, kimin sizi okuduğunu bilmeden, tanımadığınız bir sürü insana başka başka şeyler düşündürtmek....Ağızdan çıkanların bittiği yerde kaleme sarılmak... Düşünüyorum da, aklına gelenleri bir şekilde aklında değil, dilinde tutan geveze ben, yazı yazamasaydım da dile getiremediğim sayılı şeyleri satırlara çeviremeseydim, delirir miydim, delirmez miydim? Zaten deli olduğuma göre, yazamasaydım çok normal olurdum tahminimce. Aman iyi ki öyle değilim, çok sıkıcı...:)&lt;br /&gt;&lt;a title="1" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4512&amp;amp;rate=1"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="2" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4512&amp;amp;rate=2"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a title="3" onclick="return rate(this);" href="http://www.ozgurkocaeli.com.tr/article.php?id=4512&amp;amp;rate=3"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://www.mylivesignature.com" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://signatures.mylivesignature.com/54487/146/6F2DBAD38C3E182B5936BD84968A31CB.png" style="border: 0 !important; background: transparent;"/&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5798463463389280679?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5798463463389280679/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5798463463389280679&amp;isPopup=true' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5798463463389280679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5798463463389280679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/yaza-yaza.html' title='YAZA YAZA'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/SeEusqcVO9I/AAAAAAAAAqQ/5weFOjab9kU/s72-c/untitl.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-5559622978993649573</id><published>2009-04-11T10:46:00.008+03:00</published><updated>2009-04-11T13:33:20.876+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eh biraz köşe yazarlığı var'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yerel gazete yetmiyorrr'/><title type='text'>BLOG ÖDÜLLERİNDEYİM  BLOGUMU BEĞENİYORSANIZ  OYLAMAYA NE DERSİNİZ ?</title><content type='html'>Yerel bir gazetede köşe yazarıyım. BENİ SİZ KEŞFEDİN !... Bu güne kadar gazetedeki ve blogumdaki  yazdıklarımı okuyup beğendiyseniz ve beni bu kategoride desteklemek isterseniz, yapmanız gerekenler çok basit. Zaten üyeyseniz giriş yapıp, kategorilerden hemen oy verebilirsiniz.Değilseniz, &lt;a href="http://2009.blogodulleri.com/kayit" target="_blank"&gt;http://2009.blogodulleri.com/kayit&lt;/a&gt; adresinden siteye kaydolun (kayıt için gereken tek şey e-posta ve şifre) ve e-postanıza gelen aktivasyonu yapın (yoksa kabul edilmez oyunuz). Daha sonra da sisteme giriş yaparak"&lt;a href="http://2009.blogodulleri.com/kategori/6"&gt; KİŞİSEL&lt;/a&gt;" bloglardan beni " HÜP CADISI" (http://www. hupce.blospot.com) bulup oy verebilirsiniz . Destekleriniz şimdiden teşekkürler....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4503907787726882686-5559622978993649573?l=hupce.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hupce.blogspot.com/feeds/5559622978993649573/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4503907787726882686&amp;postID=5559622978993649573&amp;isPopup=true' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5559622978993649573'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4503907787726882686/posts/default/5559622978993649573'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hupce.blogspot.com/2009/04/blog-odullerindeyim-beni-blogumu.html' title='BLOG ÖDÜLLERİNDEYİM  BLOGUMU BEĞENİYORSANIZ  OYLAMAYA NE DERSİNİZ ?'/><author><name>HÜPCADISI</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02303052449485201237</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/S4cGiYoIHOI/AAAAAAAAA3I/xLw_TEAvs5M/S220/imageCAJQMQ71.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4503907787726882686.post-6011220566512899038</id><published>2009-04-10T02:27:00.004+03:00</published><updated>2009-05-31T20:33:43.044+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eskiye mazi derler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='geleceğe bakalım en iyisi'/><title type='text'>NOSTALJİ BUHRANLARIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sd6ICfQ6ynI/AAAAAAAAApo/lkx6HvbMlxI/s1600-h/fashion_03-23-09%25281%2529.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5322841385932081778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 183px; CURSOR: hand; HEIGHT: 200px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_VNCXhh_fvR4/Sd6ICfQ6ynI/AAAAAAAAApo/lkx6HvbMlxI/s200/fashion_03-23-09%25281%2529.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem eski resimlere bakmayı sevmez. Ben de tam tersine. Belli periyotlarda eski resim bakma dönemim gelir, çıkartır eski albümleri, sayısız kez baktığım tüm resimlere tekrar bakarım. Neden bilmem içim bir tuhaf olur da bu tuhaflıktan garip bir zevk alırım. Uzak çocukluk resimlerim benim içimi cız ettirmez pek fazla. Herhalde o zamanlardaki kendini bilmezlikten ileri geliyor. Kendini bilmezlik derken hayatını kendi yönlendirmemek, hep rutin ve çocuk kafasıyla takılıyor olmaktan bahsediyorum. Ama yakın geçmişe, yani şöyle bir 6 sene öncesine ait resimlere baktıkça anneme hak vermiyor değilim. İnsan kendi hayatını kendisi yönlendirmeye başladıkça, ve zaman geçip de bu zamanlar hatırlandıkça insana daha da bir fazla koyuyor be. Üniversitenin ilk yıllarına ait resimlere bakınca kötü oluyorum ben, bu durum da hoşuma gitmiyor. Deli gibi o zamanlara dönmek istiyorum. Çocukluk resimlerinin kötü bir etkisi olmamasını daha iyi anlıyorum . Çocuklukta hangi zamana dönmek isteyeyim ki? Kendi yönettiğim bir hayatım yok. Farkındalıklar ne zaman ortaya çıkıyor, işte o zaman nostaljisi yapılabilecek bir dönem yaşanıyor demek oluyor. Of ben yazarken sıkıldım edebiyat yapmaktan, siz okurken bayıldınız herhalde. Nerden aklıma geldi bunlar? Hep aklımda zaten, kendi ayaklarım üzerinde durmaya başladığım yılları her gün hatırlıyorum içim ezilerek. Geçen gün bir kaç yılda bir tekrarladığım oda dekorasyonu değiştirme çalışmaları kapsamında eski okul defterlerimin falan olduğu bir kutuyu karıştırdım. Defterlerin arasında ders içi kaçamak yazışmalar, arkadaşlarla gidilen tatillerin resimleri ve o zamanlara ait bir sürü ıvır zıvır geçti elime. Tam en yakın arkadaşımla çektirdiğimiz komik resme gülerken telefon çaldı da, o arkadaşım arıyordu. Canı sıkkın , dertleşelim diye aramış. Zaten kös kös nostalji yapıyordum, bir de kalp kalbe karşıdır misali, o arayınca bir an gözlerim doldu ne yalan söyleyeyim. Ben arkamdan koşturan varmış gibi tam dört senede bitirdim okulu. Buradan acelesi olmayan öğrencilere seslenmek istiyorum: Yoksa bir derdiniz bitirmeyin okulu, abartıp yedi seneye de uzatmayın ama yarım dönem, bilemedin bir yıl uzatın gitsin. Dersleriniz iyiyse hem okulun hem de arkadaşlarla vakit geçirmenin keyfini çıkartın. Sonraki yetişkinlik hayatı çok farklı. Bazen bakıyorsunuz her şey üstünüze üst
